| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | desegregate v. | ırk ayrımını kaldırmak | ||
|
The landmark court ruling played a crucial role in desegregating schools. Bu dönüm noktası niteliğindeki mahkeme kararı, okullarda ırk ayrımının kaldırılmasında çok önemli bir rol oynamıştır. More Sentences |
||||
| General | desegregate v. | ırk ayırımına son vermek | ||
| General | desegregate v. | ırk ayrımını ortadan kaldırmak | ||
| General | desegregate v. | (okul, iş yeri gibi yerleri) kanunlar aracılığıyla tüm ırk ve etnik grup mensuplarına açmak | ||
| General | desegregate v. | kanunlar aracılığıyla tüm ırk ve etnik grup mensuplarına açık hale gelmek | ||
| General | desegregate v. | ayrımcılığı kaldırmak | ||
| General | desegregate v. | ayrışmayı sona erdirmek | ||