do good - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

do good

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "do good" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 9 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
do good v. yaramak
do good v. iyi gelmek
do good v. hayır işlemek
Idioms
do good faydalı olmak
do good iyilik etmek
do good iyi gelmek
do good iyileştirmek
do good faydasını göstermek
do good geliştirmek

Bedeutungen, die der Begriff "do good" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
do someone good v. birine iyi gelmek
do more harm than good v. faydadan çok zararı olmak
do more harm than good v. ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
do a good job v. iyi iş yapmak
do a good job v. iyi iş çıkarmak
do someone a good turn v. birisine bir iyilik yapmak
do a good deed v. sevap işlemek
Phrases
smooth seas do not make good sailors dalgasız denizde usta denizci yetişmez
Proverb
do good things and good things will happen to you iyilik yapan iyilik bulur
do good things and good things will happen to you iyilik yap iyilik bul
every man is guilty of all the good he didn't do yapabilecekken yapmadığımız her iyilik için suçlu sayılırız
every man is guilty of all the good he didn't do yapabileceğimiz iyilikleri yapmamak bizi suçlu kılar/yapar
Idioms
do one's heart good gönlünü ferahlatmak
have a good mind to do something bir şey yapmayı aklına koymak
have a good mind to do something bir şeye meyilli olmak
do someone's heart good sevindirmek
do someone's heart good iyi hissettirmek
do someone's heart good içini rahatlatmak
do someone's heart good gönlünü ferahlatmak
do someone's heart good mutlu etmek
do someone a power of good iyi hissetmesini saglamak
do someone a heap of good iyi hissetmesini saglamak
do someone a power of good iyi gelmek
do someone a heap of good iyi gelmek
do somebody a world of good daha iyi etmek
do somebody a world of good kendisine getirmek
do somebody a world of good daha iyi hissettirmek
do someone a good turn birine bir iyilik yapmak
do somebody the world of good birinin içini rahatlatmak
do somebody the world of good birinin gönlünü ferahlatmak
do more harm than good iyilikten çok kötülük yapmak
do more harm than good yarardan çok zarar vermek/getirmek
do somebody the world of good birine iyi gelmek
do more harm than good attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
Speaking
may it do you no good! al da başına çal!
may it do you no good! hayrını görme!
it doesn't do us any good bir işimize yaramaz
what good is that going to do? bu ne işe yarar ki?
it will do none of us any good hiçbirimizin hayrına olmaz
you can do something good with this money bu parayla iyi bir şey yapabilirsin
what good would that do? bu ne işe yarayacak?
what good does that do me? bana ne faydası var?
what good does that do me? bana ne yararı var?
do you mean that in a good way? bunu iyi anlamda mı söylüyorsun?
you don't think this is a good idea do you? bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorsun değil mi?
you're good at what you do yaptığın işte iyisin
it'll do you good bu size iyi gelecek