exacerbate - Türkisch Englisch Wörterbuch

exacerbate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exacerbate — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ɪɡˈzæsərˌbeɪt/ – BrE /ɪɡˈzæsəbeɪt/)
Wortart:
Fiil: exacerbate (exacerbates – exacerbated – exacerbating)
Synonyme:
aggravate, worsen, inflame
Antonyme:
alleviate, ease, mitigate

Bedeutungen von dem Begriff "exacerbate" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
exacerbate v. artırmak (kötü durumdaki bir şeyi)
The global media attention will only exacerbate this potential.
Küresel medyanın ilgisi bu potansiyeli daha da artıracaktır.

More Sentences
exacerbate v. şiddetlendirmek
And that is what exacerbated the Yugoslavian tragedy.
Ve Yugoslavya trajedisini şiddetlendiren de bu oldu.

More Sentences
exacerbate v. kötüleştirmek
He was so afraid of exacerbating the situation that he sat still.
Durumu daha da kötüleştirmekten o kadar korkuyordu ki kıpırdamadan oturdu.

More Sentences
exacerbate v. ağırlaştırmak
exacerbate v. kızdırmak
exacerbate v. azdırmak
exacerbate v. alevlenmek
exacerbate v. daha kötü bir duruma sokmak
exacerbate v. öfkelendirmek
exacerbate v. alevlendirmek
exacerbate v. sinirlendirmek
exacerbate v. kızıştırmak
exacerbate v. yangına körükle gitmek
exacerbate v. hiddetlendirmek
exacerbate v. azıştırmak