extinction - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

extinction

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "extinction" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
extinction n. söndürme
extinction n. feshetme
extinction n. sönme
extinction n. yok olma
extinction n. imha
extinction n. itfa
extinction n. yok etme
extinction n. nesli tükenme
extinction n. soy tükenmesi
extinction n. soyu tükenme
extinction n. lağvetme
extinction n. tükenme
extinction n. yeryüzünden silinme
Trade/Economic
extinction fesih
extinction ilga
Law
extinction sükut
extinction nihayet verme
extinction son verme
Construction
extinction soyu tükenme
Medical
extinction sönüm
extinction ekstinksiyon
Psychology
extinction sönümleme
Meteorology
extinction radyasyon azalımı
Geology
extinction ortadan kalkma

Bedeutungen, die der Begriff "extinction" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 91 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be in danger of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak
be on the edge of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak
be in danger of extinction v. soyu tükenme tehlikesinde olmak
be on the verge of extinction v. soyu tükenme tehlikesinde olmak
be on the brink of extinction v. soyu tükenme tehlikesinde olmak
be on the verge of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak
be in danger of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmak
be on the edge of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmak
be on the edge of extinction v. soyu tükenme tehlikesinde olmak
be on the brink of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak
be on the verge of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmak
be on the brink of extinction v. soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmak
cause one's extinction v. neslini kurutmak
lead to one's extinction v. neslini kurutmak
cause one's extinction v. neslini tüketmek
lead to one's extinction v. soyunu kurutmak
lead to one's extinction v. neslini tüketmek
cause one's extinction v. soyunu kurutmak
lead to one's extinction v. soyunu tüketmek
cause one's extinction v. soyunu tüketmek
be under the threat of extinction v. (soyları/soyu) yok olma tehdidi altında olmak
be under the threat of extinction v. (soyu/soyları) tükenme tehdidi altında olmak
drive something to extinction v. neslini kurutmak
drive something to extinction v. neslini tüketmek
drive something to extinction v. soyunu tüketmek
drive something to extinction v. soyunu kurutmak
cause extinction v. neslini kurutmak
cause extinction v. neslini tüketmek
cause extinction v. soyunu tüketmek
cause extinction v. soyunu kurutmak
fire extinction n. yangın söndürme
animals in danger of extinction n. nesli tükenmekte olan hayvanlar
animal extinction n. hayvan neslinin tükenmesi
extinction event n. kitlesel yok oluş
extinction-level event (ele) n. birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi
extinction-level event (ele) n. kitlesel yok oluş
extinction event n. birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi
mass extinction n. birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi
mass extinction n. kitlesel yok oluş
danger of extinction n. yok olma tehlikesi
facing extinction adj. yok olmaya yüz tutmuş
threatened with extinction adj. nesli tükenme tehlikesinde olan
on the edge of extinction adv. nesli tükenmek üzere
on the brink of extinction adv. nesli tükenmek üzere
on the verge of extinction adv. nesli tükenmek üzere
Law
extinction of debt alacağın sukutu
extinction of good faith ayni hakkın sukutu
extinction of security rehnin sukutu
ground of extinction sükut gerekçesi
grounds of extinction sükut gerekçeleri
Insurance
losses to extinction basis zararın itfa edilene kadar müteakip yıllara devri
Technical
fire extinction system yangın söndürme sistemi
arc extinction ark sönümü
extinction voltage sönüm gerilimi
angle of extinction sönme açısı
secondary extinction ikincil azalım
extinction factor sönüm oranı
extinction contour sönüm kuşağı
extinction coefficient sönüm katsayısı
extinction distance sönüm uzaklığı
extinction ratio sönüm oranı
primary extinction birincil azalma
laser extinction lazer kararması
extinction ratio of a polarization maintaining fiber pigtailed connector bir ucu konektörlü olan fiber kabloda polarizasyonun korunmasına ilişkin söndürme oranı
extinction ratio sönümlenme oranı
fire extinction equipment yangın söndürme tertibatı
Computer
angle of extinction sönme açısı
Informatics
angle of extinction sönme açısı
Electric
extinction voltage söndürme gerilimi
arc extinction ark sönümü
extinction potential sönüm gerilimi
extinction potential ekstinksiyon potansiyeli
extinction voltage sönüm gerilimi
Marine
light extinction coefficient ışık sönme katsayısı
Medical
extinction coefficient sönüm katsayısı
Psychology
sensory extinction duyusal sönümleme
extinction burst sönümleme patlaması
resistance to extinction sönümlemeye direnme
self-extinction öz söndürme
Chemistry
extinction coefficient sönümleme katsayısı
extinction coefficient ekstinksiyon katsayısı
extinction coefficient sönüm katsayısı
Marine Biology
ecological extinction ekolojik ölüm
Geology
mass extinction kitle ekstinksiyonu
mass extinction kitle kaybı
mass extinction kitle yok oluşu
mass extinction kütle kaybı
undulose extinction endülatör sönme
undulatory extinction dalgalı sönme
undulatory extinction endülatör sönme
undulose extinction dalgalı sönme