forelocking - Türkisch Englisch Wörterbuch

forelocking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

forelocking — Definition

Bedeutung:
perçem
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈfɔːrlɑːk/ – BrE /ˈfɔːlɒk/)
Wortart:
İsim: forelock (forelocks)

Bedeutungen von dem Begriff "forelocking" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
forelock n. perçem
He brushed his long forelock away from his eyes.
Uzun perçemini gözlerinden uzaklaştırdı.

More Sentences
forelock n. kahkül
General
forelock n. perçem
He brushed his long forelock away from his eyes.
Uzun perçemini gözlerinden uzaklaştırdı.

More Sentences
forelock n. (at yelesinde) ön tutam
The horse shook its head, causing its forelock to sway gently.
At başını oynattı ve yelesindeki ön tutam hafifçe sallandı.

More Sentences
forelock n. at yelesinin kulaklar arasından öne doğru uzayan tutamı
Technical
forelock n. başlık çivisi
forelock n. çatal pin
forelock n. kilit pimi
Engineering
forelock n. çatal pim
forelock n. kopilya
forelock n. kamalı pim
forelock n. maşalı pim
forelock n. emniyet mandalı
forelock n. dingil çivisi
forelock v. (cıvatayı) çatal pim ile tutturmak

Bedeutungen, die der Begriff "forelocking" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 43 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take time by the forelock v. çabuk ve kararlı davranmak
take time by the forelock v. fırsatı elden kaçırmamak
Idioms
forelock-tugging n. çok/fazla/aşırı saygı/hürmet/itibar gösterme
take time by the forelock v. fırsattan istifade etmek
take time by the forelock v. fırsatı değerlendirmek
touch one's forelock [brit] v. bir tarafını yalamak
tug one's forelock [brit] v. bir tarafını yalamak
tug one's forelock [brit] v. yalakalık etmek
touch one's forelock [brit] v. yalakalık etmek
tug your forelock v. sosyal statüsü yüksek birinin önünde eğilmek
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) el pençe divan olmak
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birinin) elini eteğini öpmek
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) yalakalık yapmak
touch/tug your forelock v. el pençe divan olmak
touch/tug your forelock v. elini eteğini öpmek
tug your forelock v. sosyal statüsü yüksek birini elini alnına götürerek selamlamak
touch your forelock v. sosyal statüsü yüksek birine elini alnına götürerek hürmet göstermek
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) aşırı hürmet/itibar göstermek
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birinin) bir tarafını yalamak
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) şakşakçılık yapmak
tug your forelock v. şakşakçılık yapmak
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) yalakalık yapmak
touch/tug your forelock v. yalakalık yapmak
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) şakşakçılık yapmak
tug your forelock v. elini eteğini öpmek
touch (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birinin) bir tarafını yalamak
touch/tug your forelock v. şakşakçılık yapmak
tug your forelock v. aşırı hürmet/itibar göstermek
tug your forelock v. yalakalık yapmak
tug your forelock v. bir tarafını yalamak
touch your forelock v. sosyal statüsü yüksek birinin önünde eğilmek
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) aşırı hürmet/itibar göstermek
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birinin) elini eteğini öpmek
touch/tug your forelock v. aşırı hürmet/itibar göstermek
touch your forelock v. sosyal statüsü yüksek birini elini alnına götürerek selamlamak
touch/tug your forelock v. bir tarafını yalamak
tug your forelock v. sosyal statüsü yüksek birine elini alnına götürerek hürmet göstermek
tug your forelock v. el pençe divan olmak
tug (one's) forelock v. (yüksek pozisyondaki birine) el pençe divan olmak
forelock-tugging expr. el pençe divan (durma)
Industry
forelock hook n. (halat yapımında) üç ipliği birlikte büken vinç veya makara
Medical
white forelock n. saçta beyaz perçem
Engineering
forelock bolt n. anahtar, pim veya kopilyanın yivden geçmesi ile tutturulan cıvata