incarcerated - Türkisch Englisch Wörterbuch

incarcerated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "incarcerated" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
incarcerated adj. hapsedilmiş
There are about 18 EU citizens and residents incarcerated at Camp Delta.
Delta Kampı'nda yaklaşık 18 AB vatandaşı ve sakini hapsedilmiş durumda.

More Sentences
incarcerated adj. gözetimde tutulan
incarcerated adj. kodese atılmış
incarcerated adj. hapse atılmış
incarcerated adj. kapatılmış
Pathology
incarcerated adj. (fıtık) sıkışmış

Bedeutungen, die der Begriff "incarcerated" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Law
be requested to be incarcerated v. hapsedilmeyi talep etmek
Medical
incarcerated abdominal wall hernias n. inkarsere karın duvarı fıtıkları
incarcerated foreign body n. inkarsere yabancı cisim
incarcerated inguinal hernia n. inkarsere kasık fıtığı