irreconcilable - Türkisch Englisch Wörterbuch

irreconcilable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

irreconcilable — Definition

Bedeutung:
uzlaştırılamaz
Aussprache (IPA):
(AmE /ɪˌrɛkənˈsaɪləbəl/ – BrE /ɪˌrɛkənˈsaɪləbəl/)
Wortart:
Sıfat
Antonyme:
reconcilable

Bedeutungen von dem Begriff "irreconcilable" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
irreconcilable adj. uzlaşmaz
Are our positions irreversible and irreconcilable?
Tutumlarımız geri dönülmez ve uzlaşmaz nitelikte midir?

More Sentences
General
irreconcilable adj. bağdaşmaz
According to this article, state aid is irreconcilable with the common market.
Bu maddeye göre, devlet yardımları ortak pazar ile bağdaşmamaktadır.

More Sentences
irreconcilable adj. uzlaşmaz
Are our positions irreversible and irreconcilable?
Tutumlarımız geri dönülmez ve uzlaşmaz nitelikte midir?

More Sentences
irreconcilable adj. uzlaşmacı olmayan
Creating a hung parliament was impossible as the two leaders were irreconcilable.
İki lider de uzlaşmacı olmadığı için koalisyon hükümeti kurmak imkansız.

More Sentences
irreconcilable adj. bağdaştırılamaz
The theory is irreconcilable with religions.
Bu teori dinle bağdaştırılamaz.

More Sentences
irreconcilable n. uzlaşmaz kimse
irreconcilable n. dikbaşlı kimse
irreconcilable n. uzlaşmaz fikir veya inançların çatışması
irreconcilable adj. barıştırılamaz
irreconcilable adj. (davranış/görüş) telif edilemez
irreconcilable adj. uzlaştırılamaz
irreconcilable adj. tutarlı hale getirilemeyen
irreconcilable adj. uyumlaştırılamaz
Law
irreconcilable adj. barıştırılamaz
irreconcilable adj. uzlaştırılamaz

Bedeutungen, die der Begriff "irreconcilable" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
irreconcilable difference n. şiddetli geçimsizlik
irreconcilable differences n. şiddetli geçimsizlik
irreconcilable with adj. ile uzlaştırılamaz
Law
irreconcilable differences n. uzlaştırılamaz farklılıklar