| Türkisch | Englisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | koreli | korean n. | ||
|
This 5-year-old Korean girl is an orphan and doesn't know where to go. Bu 5 yaşındaki Koreli kız yetim ve nereye gideceğini bilmiyor. More Sentences |
||||
| Türkisch | Englisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | kuzey koreli | north korean n. | ||
| General | güney koreli | south korean n. | ||
| General | koreli birleşmiş milletler eski genel sekreteri | ban ki moon n. | ||
| Colloquial | ||||
| Colloquial | koreli müzik grubu exo'nun üyeleri olan baekhyun ve chanyeol'un birlikte olduktan sonra aldıklari isim | chanbaek n. | ||
| Colloquial | koreli müzik grubu got7’ın üyeleri olan choi youngjae ve lim jaebeom’un birlikte olduktan sonra aldıkları isim | 2jae n. | ||
| Religious | ||||
| Religious | koreli rahip sun myung moon'u mesih olarak gören kilise | unification church n. | ||
| Slang | ||||
| Slang | koreli kimse | kimchi n. | ||
| Slang | a.b.d. askerleri tarafından kore savaşı sırasında edinilen koreli kız arkadaş, metres | moose [obsolete] n. | ||
| Slang | kore savaşı sırasında a.b.d. askerleri tarafından tutulan koreli orospu, fahişe, seks kölesi | moose [obsolete] n. | ||
| Slang | koreli kız arkadaş (kore'de) | moose n. | ||
| Slang | a.b.d. askerleri tarafından kore savaşı sırasında seks kölesi yapılan koreli kadın | moose [obsolete] n. | ||