make noise - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

make noise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "make noise" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
make noise v. gürültü etmek
make noise v. gürültü yapmak

Bedeutungen, die der Begriff "make noise" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 38 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
make a noise v. söylenmek
make no noise v. çıt çıkarmamak
make a great deal of noise v. patırtı etmek
make a noise v. gürültü yapmak
make a lot of noise v. bağırıp çağırmak
make a cracking noise v. şaklamak
make a noise v. yaygara koparmak
not to make a noise v. ses çıkarmamak
make a noise v. şamata yapmak
make a smacking noise v. şaplamak
make a crackling noise v. çatırdamak
make a fart noise v. osuruk sesi çıkarmak
make a farting noise v. osuruk sesi çıkarmak
make noise in the class v. sınıfta gürültü yapmak
make noise in the class v. derste gürültü yapmak
make a sound/noise v. çıt çıkartmak
Proverb
empty vessels make the most noise boş fıçı çok langırdar
empty vessels make most noise boş teneke çok tıngırdar
empty vessels make the most noise boş teneke çok ses çıkarır
empty vessels make most noise boş teneke çok ses çıkarır
empty vessels make the most noise boş teneke çok tıngırdar
Colloquial
make a lot of noise v. çok ses yapmak
Idioms
make a noise about something v. mızmızlanmak
make a noise about something v. sızlanmak
make a noise about something v. mızırdanmak
make a noise about something v. şikayetçi olmak
Speaking
don't make noise expr. ses yapma
don't make noise expr. gürültü yapma
don't make noise expr. ses yapmayın
don't make noise expr. gürültü yapmayın
don't make a noise expr. gürültü yapmayın
don't make a noise expr. gürültü yapma
don't make any noise expr. hiç ses çıkartmayın
do you have to make so much noise? expr. bu kadar çok ses çıkartmak zorunda mısın?
you shouldn't make noise expr. gürültü yapmamalısın
please don't make any noise the baby is sleeping expr. lütfen ses yapmayın bebek uyuyor
please don't make any noise the baby is sleeping expr. lütfen gürültü yapmayın bebek uyuyor
Environment
make studies on prevention of noise pollution v. gürültü kirliliğini önleyici çalışmalar yapmak