oppressive - Türkisch Englisch Wörterbuch

oppressive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oppressive — Definition

Bedeutung:
baskıcı
Aussprache (IPA):
(AmE /əˈprɛsɪv/ – BrE /əˈprɛsɪv/)
Wortart:
Sıfat
Synonyme:
tyrannical
Antonyme:
liberating

Bedeutungen von dem Begriff "oppressive" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 13 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
oppressive adj. baskıcı
Thousands of people left the country when the oppressive political regime came to power.
Baskıcı siyasi rejim iktidara gelince binlerce kişi ülkeyi terk etti.

More Sentences
General
oppressive adj. can sıkıcı
When the meeting was over, an oppressive silence pervaded the room.
Toplantı sona erdiğinde odayı can sıkıcı bir sessizlik kapladı.

More Sentences
oppressive adj. bunaltıcı
Mirabel couldn't tolerate the oppressive heat of the midday.
Mirabel, öğle vaktinin bunaltıcı sıcağına tahammül edemiyordu.

More Sentences
oppressive adj. kasvetli
oppressive adj. ağır
oppressive adj. ezici
oppressive adj. zulmedici
oppressive adj. sıkıcı
oppressive adj. basıcı
oppressive adj. zalim
oppressive adj. sıcak ve nemli
oppressive adj. yetkisini gayrimeşru yönde kullanan
oppressive adj. zorba

Bedeutungen, die der Begriff "oppressive" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 8 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
oppressive belief n. baskıcı inanç
under an oppressive regime adj. zorba bir yönetim altında
Colloquial
sitcom (single income, two children, oppressive or outrageous mortgage) abrev. tek maaş, iki çocuk ve dağlar kadar kredi yükü
Trade/Economic
oppressive formalities n. bıktırıcı formaliteler
Politics
oppressive regime n. baskı rejimi
oppressive regime n. baskıcı rejim
oppressive regimes n. baskıcı rejimler
Social Sciences
anti-oppressive social work n. baskı karşıtı sosyal hizmet