| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | self-made adj. | kendi kendini yetiştirmiş | ||
|
He is a self-made entrepreneur. Adam, kendi kendini yetiştirmiş bir girişimci. More Sentences |
||||
| General | self-made adj. | kendi kendini yapılandırmış | ||
| General | self-made adj. | kendi kaynakları ile oluşmuş | ||
| General | self-made adj. | kişinin kendi emeği ile yaratılan | ||
| General | self-made adj. | kişinin kendi çabası ile yapılan | ||
| General | self-made adj. | kişinin kendi emeği ile elde edilen | ||
| General | self-made adj. | tırnaklarla kazıyarak başarılan | ||
| Englisch | Türkisch | |
|---|---|---|
| General | ||
| General | self-made billionaire n. | kendi çabalarıyla milyarder olmuş (kişi) |
| Colloquial | ||
| Colloquial | a self-made man n. | kendi başına bir yerlere gelmiş adam |