spanning - Türkisch Englisch Wörterbuch

spanning

Bedeutungen von dem Begriff "spanning" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
spanning adj. kapsayan
In Poland, the Lusatian culture, which spanned the Bronze and Iron Ages, became particularly prominent.
Polonya'da, Bronz ve Demir Çağlarını kapsayan Lusatian kültürü özellikle öne çıkmıştır.

More Sentences

Bedeutungen, die der Begriff "spanning" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 25 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
spanning over adj. yayılan
Trade/Economic
boundary spanning n. sınırların üstünden geçme
boundary spanning n. sınırların üstünden geçen
boundary spanning n. sınırları genişletme
boundary spanning n. sınırları esnetme
boundary spanning role n. sınır kaplaması rolü
boundary spanning adj. sınırları genişleten
boundary spanning adj. sınırları esneten
Technical
spanning tree n. kapsayan ağaç
spanning forest n. kapsayan orman
cable spanning n. kablo çekilmesi
spanning n. karış ile ölçme
spanning n. karışlama
Computer
spanning tree n. kapsayan orman
minimum spanning tree problem n. minimum yayılan ağaç problemi
Informatics
spanning tree algorithm n. kapsama ağacı algoritması
spanning tree n. kapsama ağacı
Telecom
spanning explorer packet n. kapsayan araştırma paketi
spanning tree n. genişleyen ağaç
spanning tree algorithm n. kapsayan ağaç algoritması
Statistics
minimum spanning tree n. en küçük kapsar ağaç
Biology
membrane-spanning protein n. membranı/hücre zarını kateden protein
Astronomy
galaxy-spanning adj. galaksiyi kapsayan
galaxy-spanning adj. gökadayı kapsayan
Military
spanning tray n. mermi doldurma teskeresi