to give someone something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

to give someone something



Bedeutungen, die der Begriff "to give someone something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 98 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
give (someone) a chance (to do something) v. meydan vermek
give someone to understand something v. birine bir şeyi ima etmek
Phrasals
give chase to someone or something v. kovalamak
give chase to someone or something v. peşine düşmek
give chase to someone or something v. takip etmek
give something to someone v. bir şeyi birine vermek
give a gift of something to someone v. (bir kimseye birşey(i)) hediye etmek
give in to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kabul etmek
give (something) to (someone) v. (birine bir şeyi) vermek
give (something) to (someone) v. (birine bir şeyi) iletmek
give (something) to (someone) v. (birine bir şeyi) teslim etmek
give (something) to (someone) v. (birine bir şeyi) hediye etmek
give (something) to (someone) v. (birine bir şeyi) hediye olarak vermek
give someone or something back (to someone or something) v. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) geri vermek
give someone or something back (to someone or something) v. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) iade etmek
give in to (someone or something) v. (birine/bir şeye) boyun eğmek
give in to (someone or something) v. (birine/bir şeye) teslim olmak
give out (to one) about (someone or something) [ireland] v. (biri/bir şey) hakkında (birine) şikayet etmek
give out (to one) about (someone or something) [ireland] v. (biri/bir şey) hakkında (birine) söylenmek
give out (to one) about (someone or something) [ireland] v. (biri/bir şey) hakkında (birini) paylamak
give something over (to someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) teslim etmek
give out (to one) about (someone or something) [ireland] v. (biri/bir şey) hakkında (birine) yakınmak
give out (to one) about (someone or something) [ireland] v. (biri/bir şey) hakkında (birini) azarlamak
give something over (to someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) vermek
give someone or something up (to someone) v. birini/bir şeyi (birine) teslim etmek
give someone or something up (to someone) v. birini/bir şeyi (birine) bırakmak
Idioms
give oneself over to someone or something v. birine/bir şeye teslim olmak
give oneself over to someone or something v. birine/bir şeye boyun eğmek
give oneself over to someone or something v. birine/bir şeye karşı pes etmek
give oneself over to someone or something v. kendini birine/bir şeye kaptırmak
give oneself over to someone or something v. birine/bir şeye odaklanmak
give oneself over to someone or something v. kendini birine/bir şeye tamamen vermek
give a black eye to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek
give a black eye to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kötü göstermek
give a black eye to (someone or something) v. (birine/bir şeye) çamur atmak
give a black eye to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) adına leke sürmek
give bad marks to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) olumsuz değerlendirmek
give bad marks to (someone or something) v. (birine/bir şeye) olumsuz bakmak
give bad marks to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kötü bulmak
give bad marks to (someone or something) v. (birine/bir şeye) geçer not vermemek
give bad marks to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kötü not vermek
give (someone) an itch to (do something) v. (birine bir şey yapmayı) istetmek
give (someone) an itch to (do something) v. (birinde bir şey yapma) isteği/arzusu uyandırmak
give (someone) an itch to (do something) v. (birinde bir şey yapmaya) karşı ilgi uyandırmak
give (someone) an itch to (do something) v. (birinin bir şey yapmaya) karşı olan ilgisini/arzusunu tetiklemek
give (someone) the itch to (do something) v. (birine bir şey yapmayı) istetmek
give (someone) the itch to (do something) v. (birinin bir şey yapmaya) olan isteğini tetiklemek/uyandırmak
give (someone) the itch to (do something) v. (birini bir şey yapmaya) olan hevesini uyandırmak
give (someone) the itch to (do something) v. (birinde bir şey yapmak) için istek uyandırmak
give (someone) an itch to (do something) v. (birinin bir şey yapmaya) olan isteğini tetiklemek/uyandırmak
give (someone) an itch to (do something) v. (birini bir şey yapmaya) olan hevesini uyandırmak
give (someone) an itch to (do something) v. (birinde bir şey yapmak) için istek uyandırmak
give (someone) the itch to (do something) v. (birinde bir şey yapma) isteği/arzusu uyandırmak
give (someone) the itch to (do something) v. (birinde bir şey yapmaya) karşı ilgi uyandırmak
give (someone) the itch to (do something) v. (birinin bir şey yapmaya) karşı olan ilgisini/arzusunu tetiklemek
give credence to someone or something v. birine/bir şeye inanmak
give credence to someone or something v. birine/bir şeye güvenmek
give credence to someone or something v. birine/bir şeye itimat etmek
give (a) preference to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tercih etmek
give (a) preference to (someone or something) v. tercihini (birinden/bir şeyden) yana kullanmak
give (a) preference to (someone or something) v. (birine/bir şeye) öncelik vermek
give (an) ear to someone or something v. birini/bir şeyi dinlemek
give (an) ear to someone or something v. birine/bir şeye kulak vermek
give one's ear to someone or something v. birine/bir şeye kulak vermek
give (something) back (to someone) with interest v. (birine bir şeyi) faiziyle geri vermek/ödemek
give one's ear to someone or something v. birini/bir şeyi dinlemek
give birth to (someone or something) v. doğurmak
give birth to (someone or something) v. meydana getirmek
give birth to (someone or something) v. yaratmak
give ear to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) dinlemek
give ear to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz önünde bulundurmak
give a bad name to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) adını lekelemek
give a bad name to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek/lekelemek
give a wide berth to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
give a wide berth to (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) araya mesafe koymak
give a wide berth to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) kaçınmak
give an account (of someone or something) (to someone) v. (birine biri/bir şey) konusunda/hakkında açıklama yapmak
give a bad name to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) adına leke sürmek
give a bad name to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) adını kötüye çıkarmak
give a wide berth to (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) mesafeyi korumak
give a wide berth to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) sakınmak
give a wide berth to (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) etkileşime girmekten kaçınmak
give an account (of someone or something) (to someone) v. (birine biri/bir şey) konusunda/hakkında hesap vermek
give an account (of someone or something) (to someone) v. (birine biri/bir şey) konusunda/hakkında bilgi vermek
give birth to (someone or something) v. dünyaya getirmek
give ear to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kulak vermek
give ear to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) sözlerine önem vermek
give preference to (someone or something) v. (birine/bir şeye) öncelik vermek
give rein to (someone or something) v. (birine/bir şeye) açık çek vermek
give preference to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tercih etmek
give rein to (someone or something) v. (birine/bir şeye) istediğini yapma özgürlüğü vermek/tanımak
give rein to (someone or something) v. (birine/bir şeye) tam yetki vermek
give rein to (someone or something) v. (birine/bir şeye) istediği gibi hareket etme/ilerleme özgürlüğü vermek
give the green light to someone/something v. birine/bir şeye yeşil ışık yakmak
give the green light to someone/something v. birine/bir şeye geçiş veya başlama izni vermek
give the green light to someone/something v. birine/bir şeye izin/onay vermek
give way to (someone or something) v. (birine/bir şeye) öncelik vermek/tanımak
give way to (someone or something) v. yerini (birine/bir şeye) bırakmak