drop someone - Turkish English Dictionary
History

drop someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "drop someone" in Turkish English Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
Slang
drop someone v. yere sermek
drop someone v. yumrukla yere düşürmek

Meanings of "drop someone" with other terms in English Turkish Dictionary : 107 result(s)

English Turkish
Phrasals
drop someone or something on someone or something v. birini veya bir şeyi düşürmek
drop (someone or something) on (someone or something) v. anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
drop something on someone v. bir şeyi birinin üstüne düşürmek
drop (someone or something) out of v. (birini/bir şeyi) bir yerden atmak
drop something on someone v. anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
drop someone or something from something v. bırakmak (ders)
drop something on someone v. birine kötü bir haber vermek
drop (someone or something) on (someone or something) v. elinden düşürmek
drop something on someone v. birine dert yüklemek
drop (someone or something) out of v. (birini/bir şeyi) dışarı atmak
drop (someone or something) on (someone or something) v. birine tatsız şeyler anlatmak
drop someone or something from something v. (takımdan, gruptan) çıkarmak/atmak
drop (someone or something) on (someone or something) v. birine dert yüklemek
drop (someone or something) on (someone or something) v. bir şeyi bir şeyin üstüne düşürmek
drop someone or something from something v. birini/bir şeyi yüksek bir yerden bırakmak/aşağı atmak
drop something on someone v. birine tatsız şeyler anlatmak
drop someone or something from something v. dersten bırakmak
drop someone or something on someone or something v. birini/bir şeyi başka birinin/bir şeyin üstüne düşürmek
drop (someone or something) on (someone or something) v. birine kötü bir haber vermek
drop across (someone or something) v. boylu boyunca yerleştirmek
drop across someone or something v. yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
drop across (someone or something) v. düşüp yayılmak
drop across (someone or something) v. boylu boyunca düşmek
drop across someone or something v. üstüne yerleştirmek
drop across (someone or something) v. yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
drop across (someone or something) v. düşüp kaplamak
drop across someone or something v. boylu boyunca düşmek
drop across (someone or something) v. düşüp dağılmak
drop across (someone or something) v. üstüne yerleştirmek
drop across someone or something v. boylu boyunca yerleştirmek
drop across someone or something v. üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
drop across (someone or something) v. üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
drop across someone or something v. düşüp kaplamak
drop someone or something off something v. birini/bir şeyi bir şeyden aşağı atmak
drop in on (someone) v. (birine) uğramak
drop someone or something off v. birini/bir şeyi (araçtan) indirmek
drop below someone or something v. birinin/bir şeyin altına düşmek
drop someone or something off v. birini/bir şeyi (araçla) bırakmak/götürmek
drop below someone or something v. birinin/bir şeyin altına inmek
drop someone or something off something v. birini/bir şeyi bir şeyden düşürmek
drop someone or something down v. birini/bir şeyi indirmek
drop someone or something down v. birini/bir şeyi düşürmek
drop someone or something off v. birini/bir şeyi (bir yere) bırakmak/götürmek
drop in on (someone) v. (birine) damlamak
drop in on (someone) v. (birine) habersiz uğramak
drop in on (someone) v. (birini) çat kapı ziyaret etmek
Idioms
drop someone a few lines v. birine iki satır yazmak
drop someone a line v. birine iki satır yazmak
drop someone a line v. iki satır yazmak
drop someone a note v. birisine not/mektup yazmak
drop someone some knowledge v. birini bir konuda eğitmek/bilgilendirmek
drop someone some knowledge v. birine bir konuda bilgi aktarmak
get the drop on (someone or something) v. (birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
get the drop on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
have the drop on (someone or something) v. (birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
drop someone some knowledge v. birine bir konuda bilgi yüklemek
drop someone some knowledge v. birinin bir konuda kafasını açmak
have the drop on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
have the drop on (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
get the drop on (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
drop (someone or something) like a hot potato v. (biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
drop someone/something like a hot potato v. biriyle/bir şeyle derhal ilişkiyi kesmek
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) çok para harcamak
drop (someone or something) like a hot brick v. (biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
drop someone/something like a hot potato v. biriyle/bir şeyle birdenbire bağları koparmak
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) çok para dökmek
drop someone or something like a hot potato v. biriyle/bir şeyle derhal ilişkiyi kesmek
drop someone or something like a hot potato v. biriyle/bir şeyle birdenbire bağları koparmak
drop (someone or something) like a hot potato v. (biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) bir servet ödemek
drop (someone or something) like a hot potato v. (birini/bir şeyi) başından atmak
drop a bundle (on someone) v. (birine) çok para dökmek
drop (someone or something) like a hot brick v. (birini/bir şeyi) başından atmak
drop someone/something like a hot potato v. birini/bir şeyi bırakıvermek
drop a bundle (on someone) v. (birine) bir servet harcamak
drop someone or something like a hot potato v. birinden/bir şeyden hemen vazgeçmek
drop (someone or something) like a hot potato v. (biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
drop a bundle (on someone) v. (birine) tomarla para dökmek
drop someone/something like a hot potato v. birinden/bir şeyden hemen vazgeçmek
drop (someone or something) like a hot potato v. (biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
drop (someone or something) like a hot brick v. (biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) tomarla para dökmek
drop (someone or something) like a hot brick v. (biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
drop someone or something like a hot potato v. birini/bir şeyi bırakıvermek
drop (someone or something) like a hot brick v. (biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
until/till someone drop expr. çok yorulana dek
until/till someone drop expr. adım atacak halimiz kalmayana kadar
until/till someone drop expr. yürüyecek halimiz kalmayana kadar
Law
drop the charges against someone v. biri hakkındaki suçlamaları düşürmek
Slang
drop a dime on someone v. birisini ele vermek
drop a dime on someone v. birisini ispiyonlamak
drop someone v. yumrukla yere düşürmek
drop someone v. arkadaşlık ilişkisini kesmek
drop someone v. birini bırakmak
drop someone v. yere sermek
drop someone v. ilişkisini sonlandırmak
drop someone v. (sevgilisinden) ayrılmak
get the drop on someone v. birine karşı avantaj sağlamak/elde etmek
get the drop on someone v. birinden bir adım önde olmak
get the drop on someone v. silahını ilk doğrultan olmak
get the drop on someone v. birine karşı avantajlı duruma geçmek
get the drop on someone v. silahına erken davranmak
get the drop on someone v. birinden önde olmak
get the drop on someone v. birinin önüne geçmek
get the drop on someone v. silahını karşısındakinden önce çekmek
British Slang
drop (someone) in it v. birinin başını belaya sokmak
drop someone in the shit v. birinin başını belaya sokmak