airborne ... - Turkish English Dictionary

airborne ...

Meanings of "airborne ..." with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
airborne radar n. hava radarı
mad (magnetic airborne detector) n. manyetik hava detektörü
airborne adj. havadan nakledilen
airborne adj. havadan gelen (mikrop, toz vb)
airborne adj. uçmakta olan
airborne adj. hava kökenli
airborne adj. uçuşan
airborne adj. havayla gelen
airborne adj. havalanmış
airborne adj. havacı
Trade/Economic
airborne adj. uçakla taşınan
airborne adj. havadan taşınan
Technical
airborne particles n. hava ile birlikte taşınan parçalar
airborne dust n. asılı toz
airborne particles n. partiküller
airborne sound n. havada yayılan ses
airborne noise n. havada oluşan ses
airborne sound n. hava etkili ses
airborne noise emitted by household appliances n. ev aletlerinden çevreye yayılan gürültü
airborne radar n. hava radarı
airborne particles n. hava ile birlikte taşman parçalar
airborne early warning n. havadan erken uyarı
airborne equipment n. uçakla taşınan teçhizat
airborne troops n. hava indirme kıtaları
airborne radioactivity n. hava radyoaktivitesi
airborne noise emitted by compressor n. kompresörden yayılan gürültü
airborne sound insulation between rooms n. odalar arasında hava ile yayılan ses yalıtımı
airborne particles n. havadaki partiküller
airborne acoustical noise n. havaki akustik gürültü
airborne acoustical noise n. havada yayılan akustik gürültü
airborne sound insulation between rooms n. odalar arasında havada yayılan sesinin yalıtımı
airborne sound insulation against outdoor sound n. dışarıdaki sese karşı havada yayılan sesin yalıtımı
determination of airborne acoustical noise emitted by household and similar electrical appliances n. ev ve benzeri yerlerde kullanılan elektrikli cihazlar tarafından havada yayılan gürültünün belirlenmesi
airborne microorganisms n. hava kaynaklı mikroorganizmalar
airborne hazardous substances n. hava ile taşınan zararlı maddeler
concentration of airborne inorganic fibre n. havadaki inorganik lif derişimi
room-to-room airborne sound insulation n. odalararası yayılan ses yalıtımı
airborne sound insulation n. hava ile taşınan ses yalıtımı
airborne-sound insulation n. hava kaynaklı ses yalıtımı
sampling of airborne particles n. havadaki parçacıklardan numune alma
airborne particles and gases in the operators breathing zone n. operatörün solunum bölgesinde bulunan havadaki parçacıklar ve gazlar
airborne noise emitted by machine tool n. takım tezgahı tarafından yayılan hava ile taşınan gürültü
measurement of airborne noise n. hava ile taşınan gürültünün ölçülmesi
assessment of the performance of instruments used for the measurement of airborne particle concentrations n. havadaki tanecik derişimlerinin ölçülmesinde kullanılan cihazların performanslarının değerlendirilmesi
measurement of airborne noise by the enveloping surface method n. havayla yayılan gürültünün yüzey kaplama metodu ile ölçülmesi
airborne acoustical noise n. hava yolu ile oluşan akustik gürültü
airborne sound insulation n. hava ile yayılan sesin yalıtımı
airborne concentration n. hava ile taşınabilir konsantrasyon
airborne adj. havadan gelen
airborne adj. havada uçan
airborne adj. havadan atılan
airborne adj. havadan taşınan
airborne adj. havada
airborne adj. uçan
Informatics
airborne remote sensing n. havadan algılama
airborne remote sensing n. havadan gözlem
Telecom
airborne remote sensing n. havadan algılama
Automotive
airborne particles n. hava içinde asılı parçacıklar
Aeronautic
airborne fire control radar set n. havadan gelen ateş kontrol radar seti
airborne collision avoidance system n. havada uçaklar arasında çarpışmayı önleyici sistem
airborne troop n. hava indirme kıtası
airborne inertial navigation system n. hava eylemsizliği seyrüsefer sistemi
airborne target n. hava hedefi
airborne time n. gerçek uçuş zamanı
airborne operation n. hava ulaştırma harekatı
airborne radioactivity n. hava radyoaktivitesi
airborne equipment n. uçakla taşınan techizat
airborne early warning n. havadan erken uyarı
airborne warning and control system n. havadan erken uyarı ve kontrol sistemi
airborne early warning n. havadan erken uyarı sistemi
airborne collision avoidance system n. havada iken çarpışmayı önleyici sistem
airborne satellite communication n. havada uydu haberleşmesi
Medical
airborne infection n. havayolu infeksiyonu
viable airborne microorganisms n. hava kaynaklı canlı mikroorganizma
airborne infection n. havayolu enfeksiyonu
airborne transmission n. hava yoluyla bulaşma
Food Engineering
airborne adj. hava kaynaklı
airborne adj. hava kökenli
Chemistry
airborne toxic material n. havadaki toksik meddeler
airborne pollutant n. havadaki kirletici
Biology
airborne precautions n. hava bulaşımı tedbiri
airborne precautions n. hava bulaşımı tedbirleri
Environment
airborne residuals n. havadaki duman ve toz
airborne exposure limits n. havadaki radyasyona maruz kalma limiti
airborne radioactivity area n. havadaki radyoaktivite alanı
airborne radioactivity n. havadaki radyoaktivite
airborne residuals n. havayla taşınan kalıntılar
airborne radioactive material n. havadaki radyoaktif materyal
airborne pollutants n. hava kaynaklı kirleticiler
evaluation of the emission of airborne hazardous substances n. havayla taşınan tehlikeli maddelerin emisyon değerlendirmesi
airborne pollution n. hava yoluyla taşınan kirlilik
measures against airborne micro-organisms in the workplace n. hava ile taşınan mikroorganizmalara karşı iş yerlerinde alınması gerekli tedbirler
airborne microorganisms n. hava kaynaklı mikroorganizmalar
airborne acoustical noise n. hava ile yayılan gürültü
emission of airborne hazardous substances n. hava ile taşınan tehlikeli maddelerin emisyonu
airborne particles n. hava kaynaklı tanecikler
inhalable airborne mass concentration of particle/vapor mixture n. tanecik/buhar karışımının solunabilir hava kaynaklı kütle derişimi
determination of airborne endotoxins n. havadaki endotoksinlerin tayini
measurement of airborne sound n. hava ile taşınan sesin ölçülmesi
Geology
airborne residuals n. hava ile taşınan kalıntılar
Military
airborne n. uçakla taşınan kara kuvvetleri
airborne warning and control system n. uçağa monte edilmiş ikaz ve kontrol sistemi
airborne sensor operator n. uçak elektronik hedef saptama cihazı operatörü
side-looking airborne radar n. yan taramalı uçak radarı
airborne radar n. uçak radarı
side-looking airborne radar n. yana tevcihli hava radarı
airborne radio relay n. uçak telsiz rölesi
nato airborne early warning and control programme management agency n. nato havadan erken ihbar kontrol programı yönetim ajanslığı
joint airborne training n. müşterek hava indirme eğitimi
nato airborne early warning and control force command n. nato havadan erken ihbar ve kontrol kuvvet komutanlığı
nato airborne early warning n. nato havadan erken ihbar
commander nato airborne early warning and control force command (naew&c fc) n. nato havadan erken ihbar ve kontrol kuvvet komutanı
airborne vehicle n. elektronik haber uydusu
armoured reconnaissance airborne assault vehicle n. hava indirme zırhlı keşif hücum aracı
airborne beacon n. hava indirme biykını
airborne early warning and control system n. havadan erken ihbar ve kontrol sistemi
airborne infantry n. hava indirme piyadesi
airborne intercept n. havadan önleme
airborne troops n. hava indirme birlikleri
airborne early warning set n. havadan ikaz radarı
airborne warning and control n. havadan ihbar ve kontrol
airborne units n. hava indirme birlikleri
airborne operations centre n. hava indirme harekat merkezi
airborne assault weapon n. havadan taşınan taarruz silahı
airborne force liaison officer n. hava indirme kuvveti irtibat subayı
airborne n. hava indirme
airborne fire fighting system n. havadan yangın söndürme sistemi
airborne operations n. hava indirme harekatı
airborne warning and control aircraft n. havadan ihbar ve kontrol uçağı
airborne radio transmitters and receivers n. hava muhabere sistemleri
airborne stand off radar n. hava stand off radarı
airborne sensor operator n. hava elektronik hedef saptama cihazı operatörü
airborne early warning and control n. havadan erken ihbar ve kontrol
airborne alarm n. havada bekleme alarmı
airborne command n. hava indirme komutanlığı
airborne lift n. havadan taşıma kapasitesi
airborne radio n. hava telsizi
airborne beacon n. hava indirme radyofarı
airborne early warning n. havadan erken ihbar
airborne equipment n. havada taşınan teçhizat
airborne division n. hava indirme tümeni
airborne early warning and control aircraft n. havadan erken ihbar ve kontrol uçağı
airborne invasion n. havadan işgal
airborne warning and control system n. havadan ihbar ve kontrol sistemi
airborne command and control centre n. havadan komuta kontrol merkezi
airborne assault n. hava indirme taarruzu
airborne brigade n. hava indirme tugayı
airborne battlefield command and control centre n. hava muharebe komuta ve kontrol merkezi
airborne command post n. hava indirme komuta yeri
airborne troops n. hava yoluyla nakledilen birlikler