algı - Turkish English Dictionary

algı

Meanings of "algı" in English Turkish Dictionary : 16 result(s)

Turkish English
Common Usage
algı sense n.
I lost my sense of direction; how do I get to the city?
Yön algımı kaybettim; şehre nasıl gidebilirim?

More Sentences
algı perception n.
Psychics seem to have some kind of extra-sensory perception.
Görünen o ki medyumlar bir tür duyu ötesi algıya sahipler.

More Sentences
General
algı perception n.
Psychics seem to have some kind of extra-sensory perception.
Görünen o ki medyumlar bir tür duyu ötesi algıya sahipler.

More Sentences
Medical
algı perception n.
Psychics seem to have some kind of extra-sensory perception.
Görünen o ki medyumlar bir tür duyu ötesi algıya sahipler.

More Sentences
General
algı apprehension n.
algı percept n.
algı feeling n.
algı sensation n.
algı aesthesis n.
algı optics n.
algı inspection [obsolete] n.
algı consent [obsolete] n.
algı gaum [dialect] [uk] n.
algı percipiency n.
algı sconce n.
algı reception N.

Meanings of "algı" with other terms in English Turkish Dictionary : 94 result(s)

Turkish English
General
esmer deniz algı fucus n.
soyut algı abstract perception n.
görsel algı visual perception n.
sosyal algı social perception n.
coğrafik algı geographical perception n.
algı merkezi sensorium n.
görsel algı vision perception n.
algı yanılması illusion n.
algı eksikliği imperception n.
algı yönetimi perception management n.
algı noksanlığı imperception n.
algı noksanlığı absence of perception n.
algı eksikliği absence of perception n.
duyum ötesi algı metaphysical perception n.
öz algı self-perceiving n.
duyusal algı sensory perception n.
etik algı ethical perception n.
mesleki algı professional perception n.
algı seviyesi perception level n.
algı düzeyi perception level n.
sezgisel algı intuitive sense n.
algı operasyonu perception operation n.
pozitif algı positive perception n.
yanlış algı misperception n.
yanlış algı misperception n.
uzaysal algı spatial sense n.
ince algı delicacy n.
algı yaratan hitabet demagoguery n.
kusursuza ilişkin algı ideal n.
algı veya düşüncenin zihindeki içeriği presentment n.
hissedilebilir algı veya duyu verisi presentation n.
gerçeklik dışı algı shadow n.
medyada yaratılan popüler algı persona n.
algı yaratmak demagogue v.
algı yaratmak demagog v.
dermal algı haptic adj.
net bir algı eksikliği gösteren vague adj.
algı yaratan demagogic adj.
algı yaratan demagogical adj.
algı sahibi sentient N.
algı açıklığı acuity N.
Trade/Economic
örgütsel algı organizational perception n.
marka tanıtımı ve iyi algı oluşturmaya yönelik promosyon çalışması pr n.
Law
yolsuzluk algı endeksi corruption perception index n.
Politics
algı sorunu the problem of perception n.
algı yönetimi perception management n.
algı(lama) perception n.
Lighting
algı hızı speed of perception n.
Aeronautic
hava algı merkezi intake centre body n.
Medical
öz algı self perception n.
beden algı bozukluğu dysmorphophobia n.
beden algı bozukluğu body dysmorphic disorder n.
beden algı bozukluğu body dysmorphia n.
beden algı bozukluğu dysmorphic syndrome n.
Psychology
zorlayıcı algı obligatory perception n.
tercihli algı preferential perception n.
modal algı modal perception n.
algı imajı percept image n.
dolaylı algı indirect perception n.
amodal algı amodal perception n.
dolaysız algı direct perception n.
otomorfik algı automorphic perception n.
duyu ötesi algı extrasensory perception n.
alt algısal algı subliminal perception n.
algı bozukluğu perceptual disorder n.
etkileşimsel algı teorisi transactional theory of perception n.
seçici algı selective perception n.
duyu dışı algı extrasensory perception n.
pozitif algı positive perception n.
algı ve görüşleri değiştirmek için zihinsel imajlar kullanma imaging n.
algı çarpıklığı distortion n.
duyu ötesi algı cryptesthesia [us] n.
duyu ötesi algı cryptaesthesia [uk] n.
beden algı bozukluğuna sahip olan dysmorphophobic adj.
beden algı bozukluğu ile ilgili dysmorphophobic adj.
Pharmaceutics
ani ruh hali değişiklikleri ve algı bozukluklarına neden olan ilaç psychoactive substance n.
ani ruh hali değişiklikleri ve algı bozukluklarına neden olan ilaç consciousness-altering drug n.
Logic
birincil algı first intention n.
Literature
anlatılan algı narrated perception n.
(romantik edebi eleştiride) pasif ve aktif unsurları birleştiren yaratıcı bir algı eylemi imagination n.
Philosophy
kant'ın tekillik, evrensellik, parçalılık vs. şeklinde nesnel algı sınıflandırması category n.
(kant felsefesinde) özellikle zaman ve mekana ilişkin olası algı biçimleriyle ilgili bir doktrin transcendental aesthetic n.
algı, idrak ve bilgi netliğine ulaşma enlightenment n.
(hume) sönük algı idea n.
(hume) zayıf algı idea n.
(bilginin alt kümeleri olarak) algı ve deneyim dianoia n.
algı bakımından noematically adv.
Geography
coğrafik algı geographical perception n.
Military
algı yönetimi ya da benzer yaklaşımlar bağlamında, birbirine muhalif bireyler, gruplar, istihbarat sistemleri veya yetkililer tarafından elde edilen veri categories of data n.
Art
bir algı nesnesini çevreleyen ve estetik etkisi açısından işlevsel olan boş ya da alt uzay negative space n.
Archaic
algı merkezi sensory n.
algı hassasiyeti olmayan gross adj.
Slang
kitlesel algı yönetimi spin control n.
Modern Slang
nesneleri gerçekte olduğundan daha büyük ya da küçük veya daha uzak ya da yakın algılama veya görsel dışındaki diğer duyuların bozulmasıyla gelişen bir algı bozukluğu alice in wonderland syndrome n.