| - Hey, I know who you are and where you work!
- Hey, kim olduğunu ve nerede çalıştığını biliyorum!
- And hey, you can always repeat the 7-minute routine as the study suggests.
- Ve hey, çalışmanın önerdiği gibi 7 dakikalık rutini her zaman tekrarlayabilirsiniz.
- Hey, what are you doing on Friday?
- Hey, Cuma günü ne yapıyorsun?
- With some phones, you can also say Hey Google.
- Bazı telefonlarda Hey Google da diyebilirsiniz.
- Hey brother, do you still believe in love?
- Hey kardeşim, hala aşka inanıyor musun?
- Hey you, what are you looking at?
- Hey sen, neye bakıyorsun?
- Hey, you're the sole heir of the Reliance Sect.
- Hey, sen Reliance Tarikatının tek varisisin.
- Hey, dude, what are you looking at?
- Hey, dostum, neye bakıyorsun?
- Hey, don't you know that it's always the same?
- Hey, her zaman aynı olduğunu bilmiyor musun?
- Hey, you are reading my bio again?
- Hey, yine biyografimi mi okuyorsun?
- Hey, there is a cute pet waiting for you to meet her!
- Hey, onunla tanışmanızı bekleyen sevimli bir evcil hayvan var!
- Hey, you are reading my bio again?!
- Hey, yine biyografimi mi okuyorsun?
- Hey Georgie, who turned out the lights?
- Hey Georgie, ışıkları kim söndürdü?
- Hey, are you reading my bio again?
- Hey, yine biyografimi mi okuyorsun?
- Hey, white boy, what you doing uptown?
- Hey, beyaz çocuk, şehir dışında ne yapıyorsun?
- Hey, kid, turn it off.
- Hey, evlat, kapat şunu.
- Hey, kid, turn it off.
- Hey, çocuğum, kapat şunu.
- Hey, that kid's pretty good.
- Hey, bu çocuk epey iyi.
- Hey, kid, it's good to see you.
- Hey, evlat, seni görmek güzel.
- Hey, that kid's pretty good.
- Hey, bu çocuk oldukça iyi.
- Hey doc, I'm not ready to check out yet, so I'm willing to try your most aggressive approach.
- Hey doktor, henüz ölmeye hazır değilim, bu yüzden en agresif yaklaşımınızı denemeye hazırım.
- Hey, don't worry, kid.
- Hey, merak etme, ufaklık.
- Hey, don't worry, kid.
- Hey, endişelenme evlat.
- Hey, kid, it's good to see you.
- Hey, ufaklık, seni görmek güzel.
- Hey, kid, turn it off.
- Hey evlat, kapasana şunu.
- Hey, put that back.
- Hey, onu geri koy.
- Hey, what's all the noise?
- Hey, bütün bu gürültü ne?
- Hey, can you lend a hand here?
- Hey burada yardım edebilir misin?
- Hey, don't do that!
- Hey, yapma bunu!
- Hey you, shut your mouth!
- Hey sen, kapa çeneni!
- Hey, what's behind your back?
- Hey, arkanda ne var?
- Hey, I already thought of that.
- Hey, bunu zaten düşünmüştüm.
- Hey, I'm only kidding.
- Hey, ben sadece şaka yapıyorum.
- Hey, that's my seat.
- Hey, burası benim koltuğum.
- Hey, I've got a better idea.
- Hey, daha iyi bir fikrim var.
- Hey, give me a chance.
- Hey bana bir şans ver.
- Hey guys, it's getting late.
- Hey çocuklar, geç oluyor.
- Hey, here's an idea.
- Hey, işte bir fikir.
- Hey, can I help?
- Hey, yardımcı olabilir miyim?
- Hey, you only live once.
- Hey, sadece bir kez yaşarsın.
- Hey, look what I'm doing.
- Hey, ne yaptığıma bak.
- Hey, this is nice.
- Hey, bu güzel.
- Hey, look what I got.
- Hey, bak ne aldım.
- Hey, what's going on?
- Hey, nasıl gidiyor?
- Hey, wait a second.
- Hey, bir saniye bekle.
- Hey, look at that.
- Hey, şuna bak.
- Hey, what's happening?
- Hey, ne oluyor?
- Hey, I'm only kidding.
- Hey, sadece şaka yapıyorum.
- Hey, I was wrong.
- Hey, ben hatalıydım.
- Hey, Tom, you've gotten a lot taller since I last saw you.
- Hey, Tom, seni son gördüğümden beri boyun çok uzamış.
- Hey, don't touch anything!
- Hey, hiçbir şeye dokunma!
- Hey, wait for me.
- Hey, beni bekle.
- Hey, where do you think you're taking that?
- Hey, onu nereye götürdüğünü düşünüyorsun?
- Hey, look, a three-headed monkey!
- Hey, bakın, üç başlı bir maymun!
- Hey, have you ever seen a guy's privates before?
- Hey, daha önce hiç bir erkeğin mahremini gördün mü?
- Hey, get in line.
- Hey, sıraya gir.
- Hey, where are you taking me?
- Hey, beni nereye götürüyorsun?
- Hey, it could be worse.
- Hey, daha kötü olabilirdi.
- Hey, what are you talking about?
- Hey, neden bahsediyorsunuz?
- Hey, where are you going?
- Hey, nereye gidiyorsun?
- Hey, are you crazy?
- Hey, sen deli misin?
- Hey, can I have that?
- Hey, onu alabilir miyim?
- Hey, I can't ask for more than that.
- Hey, bundan daha fazlasını isteyemem.
- Hey, what's going on out there?
- Hey, orada ne oluyor?
- Hey, Tom, can I talk to you over here for a second?
- Hey, Tom, burada seninle bir saniye konuşabilir miyim?
- Hey, what a great idea!
- Hey, ne harika bir fikir.
- Hey, Tom, glad I caught you.
- Hey, Tom, seni yakaladığıma memnunum.
- Hey, long time no see.
- Hey, uzun zamandır görüşemedik.
- Hey, can I talk to you for a second?
- Hey, seninle bir saniye konuşabilir miyim?
- Hey, you can't go in there.
- Hey oraya gidemezsin.
- Hey, turn around.
- Hey, arkanı dön.
- Hey, can I get you a drink?
- Hey, sana bir içki getireyim mi?
- Hey, what are you guys talking about?
- Hey, siz neden bahsediyorsunuz arkadaşlar?
- Hey guys, it's getting late.
- Hey arkadaşlar, geç oluyor.
- Hey, could you give me a hand over here, please?
- Hey, lütfen bana burada yardım eder misin?
- Hey, look over there.
- Hey, oraya bak.
- Hey guys, what's up?
- Hey çocuklar, naber?
- Hey, I got you a beer.
- Hey, sana bir bira aldım.
- Hey, I'll be right back.
- Hey, ben döneceğim.
- Hey, I need your help.
- Hey, yardımına ihtiyacım var.
- Hey, this is nice.
- Hey, bu çok güzel.
- Hey, listen to this.
- Hey, şunu dinle.
- Hey, are you crazy?
- Hey, delirdin mi sen?
- Hey, wait a minute, are you thinking what I'm thinking?
- Hey, bekle bir dakika, sen de benim düşündüğümü mü düşünüyorsun?
- Hey, where's your ring?
- Hey, yüzüğün nerede?
- Hey, I have an idea.
- Hey, bir fikrim var.
- Hey, could I talk to you for a sec?
- Hey, seninle bir saniye konuşabilir miyim?
- Hey, look what I got.
- Hey, bak bende ne var.
- Hey, what's that over there?
- Hey, orada ne var?
- Hey, long time no see.
- Hey, görüşmeyeli uzun zaman oldu.
- Hey, let's go in there.
- Hey, oraya girelim.
- Hey, you're not Tom.
- Hey, sen Tom değilsin.
- Hey, slow down!
- Hey, yavaşla!
- Hey, I could do a lot worse.
- Hey, çok daha kötü yapabilirdim.
- Hey, where do you think you're taking that?
- Hey, onu nereye götürdüğünü sanıyorsun?
- Hey, that's kind of cool.
- Hey, bu çok havalı.
Show More (95) |