ring - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
ringringn.
  • The crowd roared as the last year's champion stepped into the ring.
  • Geçen yılın şampiyonu ringe çıkarken kalabalık kükredi.
  • Miss Europe, dressed in a miniskirt, was the ring girl, holding a board bearing the words 'First round'.
  • Mini etek giymiş olan Avrupa Güzeli, elinde 'Birinci Raunt' yazılı bir pano tutan ring kızıydı.
  • Miss Europe, dressed in a miniskirt, was the ring girl, holding a board bearing the words 'First round'.
  • Mini etek giymiş olan Avrupa Güzeli ringin kızıydı ve elinde 'İlk tur' yazılı bir pano tutuyordu.
Show More (3)
ringçalmakv.
  • Your desk phone has been ringing all morning.
  • Masa telefonunuz sabahtan beri çalıyor.
  • She rang the doorbell twice, but no one answered.
  • Kapının zilini iki kez çaldı ama cevap veren olmadı.
  • She raised her hand when the school bell rang.
  • Okul zili çaldığında elini kaldırdı.
Show More (12)
ringyuvarlak içine almakv.
  • Tony ringed the ad for the studio apartment.
  • Tony stüdyo dairenin ilanını yuvarlak içine aldı.
Show More (-2)
ringocak gözün.
  • She put the kettle on the gas ring and waited for it to boil.
  • Çaydanlığı ocak gözünün üzerine koydu ve kaynamasını bekledi.
Show More (-2)
ringboks sporun.
  • He fell in love with the ring at an early age.
  • Boks sporuna erken yaşta gönül verdi.
Show More (-2)
ringzil sesin.
  • There was a ring at the back door.
  • Arka kapıdan zil sesi geliyordu.
Show More (-2)
ringhalkan.
  • Do you know how to blow smoke rings?
  • Duman halkaları üflemeyi biliyor musun?
  • There were dark rings under his eyes.
  • Gözlerinin altında koyu halkalar vardı.
  • As I travel around British universities speaking to students, I see a rash of ring of stars flags and EU literature.
  • İngiliz üniversitelerini dolaşıp öğrencilerle konuşurken, yıldız halkası bayrakları ve AB literatürü görüyorum.
Show More (18)
ringçınlamak (kulak)v.
  • The whole stadium was ringing with rock music.
  • Tüm stadyum rock müzikle çınlıyordu.
  • My ears have been ringing since last night's concert.
  • Dün geceki konserden beri kulaklarım çınlıyor.
  • My ears were ringing for a couple of days.
  • Birkaç gündür kulaklarım çınlıyordu.
Show More (0)
ringşebeken.
  • The police uncovered a 15-person Russian spy ring.
  • Polis 15 kişilik bir Rus casus şebekesini ortaya çıkardı.
Show More (-2)
ringyüzükn.
  • He gave me a custom-made ring for our anniversary.
  • Yıldönümümüz için bana özel yapım bir yüzük verdi.
  • He had a ring in his hand.
  • Elinde bir yüzük vardı.
  • I sold the ring on my finger.
  • Parmağımdaki yüzüğü sattım.
Show More (40)
ringaramakv.
  • I rang to say I won't be coming to work today.
  • Bugün işe gelmeyeceğimi söylemek için aradım.
Show More (-2)
ringçembere almakv.
  • The crowd ringed the street performers.
  • Kalabalık sokak sanatçılarını çembere almıştı.
Show More (-2)
ringçembern.
  • A ring of people surrounded the street dancers.
  • İnsanlardan oluşan bir çember sokak dansçılarını çevreliyordu.
Show More (-2)
ring(sirkte) yuvarlak şekilli alann.
  • The horses were prancing around the circus ring.
  • Atlar sirkteki yuvarlak şekilli alanın etrafında hoplayıp zıplıyordu.
Show More (-2)
ringçalmak (telefon/zil)v.
  • The alarm bells are ringing, the Gordian knot has not yet been hacked in two, but Parliament, I hope, is not giving up.
  • Alarm zilleri çalıyor, Gordion düğümü henüz ikiye ayrılmadı ancak Parlamento umarım pes etmiyordur.
  • This report, though, sets alarm bells ringing.
  • Ancak bu rapor alarm zillerini çaldırıyor.
Show More (-1)
ringçalınmak (zil/çan)v.
  • Could we request that the bells be rung a little bit earlier?
  • Zillerin biraz daha erken çalınmasını talep edebilir miyiz?
Show More (-2)
InglésTurco
ringringn.
  • The crowd roared as the last year's champion stepped into the ring.
  • Geçen yılın şampiyonu ringe çıkarken kalabalık kükredi.
  • Miss Europe, dressed in a miniskirt, was the ring girl, holding a board bearing the words 'First round'.
  • Mini etek giymiş olan Avrupa Güzeli, elinde 'Birinci Raunt' yazılı bir pano tutan ring kızıydı.
  • Miss Europe, dressed in a miniskirt, was the ring girl, holding a board bearing the words 'First round'.
  • Mini etek giymiş olan Avrupa Güzeli ringin kızıydı ve elinde 'İlk tur' yazılı bir pano tutuyordu.
Show More (7)