| 1 | salutation | selam | n. |
| - The soldier raised her hand as a salutation.
- Asker, selam vermek için elini kaldırdı.
Show More (-2) |
| 2 | hey | selam | interj. |
| - Hey, how are you?
- Selam, nasılsın?
Show More (-2) |
| 3 | regards | selam | interj. |
| - I send my warm regards to your close friends and constituents.
- Yakın dostlarınıza ve seçmenlerinize en içten selamlarımı gönderiyorum.
- Thank you very much, and please pass on my regards to your mother.
- Çok teşekkür ederim ve lütfen annenize selamlarımı iletin.
- In case you see him, give him my regards.
- Onu görürseniz, selamlarımı iletin.
- My father gives you his regards.
- Babam sana selamını söyledi.
- Please give my regards to your father.
- Lütfen babanıza selamlarımı iletin.
- Give my regards to your folks.
- Sizinkilere selamlarımı iletin.
- Give my regards to him.
- Ona selamlarımı ilet.
- Please give my best regards to him.
- Lütfen ona en içten selamlarımı iletin.
- Give my regards to your sister.
- Kız kardeşine selamlarımı ilet.
- Give my regards to him.
- Ona selamlarımı iletin.
- Tom sends his regards from the other side.
- Tom diğer taraftan selamlarını yolladı.
- My brother sends you his regards.
- Kardeşim size selamlarını yolladı.
- Give my regards to your family.
- Ailene selamlarımı ilet.
- Please give your mother my best regards.
- Lütfen annenize selamlarımı iletin.
- Give Tom my regards.
- Tom'a selamlarımı ilet.
- Give him my regards.
- Ona benden selam söyle.
- Tom sends his regards.
- Tom selamlarını yolladı.
- If by any chance you run into Celia, give her my regards.
- Eğer bir ihtimal Celia'ya rastlarsan, selamlarımı ilet.
- Please give my regards to your family.
- Lütfen ailenize selamlarımı iletin.
- Daniel, give Emet and the others my regards.
- Daniel, Emet ve diğerlerine selamımı söyle.
- Give my regards to your mother!
- Annene selamlarımı ilet!
- If he comes, give him my regards.
- Eğer gelirse, ona selamlarımı ilet.
- Daniel, give Emet and the others my regards.
- Daniel, Emet'e ve diğerlerine selamlarımı ilet.
- Tom sends his regards.
- Tom selam söylüyor.
- Give my regards to your mother!
- Annenize selamlarımı iletin!
- Give my regards to your wife.
- Eşine selamlarımı ilet.
- Give my regards to her.
- Ona selamlarımı iletin.
- Give my regards to your wife.
- Karınıza selamlarımı iletin.
- In case you see him, give him my regards.
- Onu görürsen, ona selamlarımı ilet.
- Send her my regards.
- Ona selamlarımı gönder.
- Please give your mother my best regards.
- Lütfen annene çok selam söyle.
- Please give my regards to your family.
- Lütfen ailenize selamlarımı yollayın.
- Send her my regards.
- Ona selamlarımı ilet.
- My brother sends you his warm regards.
- Kardeşim size en içten selamlarını yolladı.
- If he comes, give him my regards.
- Eğer gelirse, ona selamlarımı iletin.
- Give them my regards.
- Onlara selamlarımı ilet.
- Give my regards to your parents.
- Ailene selamlarımı ilet.
- If by any chance you run into Celia, give her my regards.
- Eğer bir ihtimal Celia'ya rastlarsanız ona selamlarımı iletin.
Show More (35) |
| 4 | greeting | selam | n. |
| - I would like to start my additional question with the Tibetan greeting, which betokens peace and happiness.
- Ek soruma barış ve mutluluğu ifade eden Tibet selamıyla başlamak istiyorum.
Show More (-2) |
| 5 | salute | selam | n. |
| - The right fist salute subsequently spread among leftists and anti-fascists across Europe.
- Sağ yumruk selamı daha sonra Avrupa çapında solcular ve anti-faşistler arasında yayıldı.
Show More (-2) |
| 6 | hello | selam | interj. |
| - Hello world! 2018 FIFA World Cup Russia is knocking at the door.
- Selam Dünya! 2018 FIFA Dünya Kupası Rusya kapıyı çalıyor.
- Hello, world!
- Selam dünya!
- Hello, how are you?
- Selam, nasılsın?
- Even though he lives next door, he doesn't even say hello to us.
- Yan komşumuz olmasına rağmen bize selam bile vermiyor.
- Hello, girls.
- Selam kızlar.
Show More (3) |
| 7 | hello there | selam | expr. |
| - Hello there, what's new?
- Selam, ne var ne yok?
Show More (-2) |
| 8 | hi! | selam | interj. |
| - Hi, how are you?
- Selam, nasılsın?
- Hi Tom, what's up?
- Selam Tom, naber?
- I talked with him today over the phone, he says hi.
- Bugün onunla telefonda konuştum, selam söyledi.
- Hi, Tom, where are you going?
- Selam Tom, nereye gidiyorsun?
- Hi, I'm Tom.
- Selam, ben Tom.
- Tell your grandfather I say hi.
- Büyükbabana benden selam söyle.
- Tom didn't even say hi.
- Tom selam bile demedi.
- Tom wouldn't even say hi to Mary.
- Tom, Mary'ye selam bile vermedi.
- Tell Tom I said hi.
- Tom'a selam söyle.
- Hi, are you Tom?
- Selam, Tom sen misin?
- Hi Tom, what's up?
- Selam Tom, ne haber?
- Sami said hi.
- Sami selam söyledi.
- Tell her I said hi.
- Ona benden selam söyle.
- Tell him I said hi.
- Ona selamımı söyle.
- Tell her hi for me.
- Ona benden selam söyle.
- Hi, how's it going?
- Selam, nasıl gidiyor?
- Tell him hi for me.
- Ona benden selam söyle.
- Tell Tom hi for me.
- Tom'a benden selam söyle.
- Hi babe, where have you been?
- Selam bebeğim, nerelerdeydin?
- Tom didn't even say hi to me.
- Tom bana selam bile vermedi.
- Say hi to your father for me.
- Babana benden selam söyle.
- Hi Tom, what's up?
- Selam Tom, ne var ne yok?
- Tell them I said hi.
- Onlara selamımı söyle.
- Tell her that I said hi.
- Ona selamımı söyle.
- Hi, is this the Boston Public Library?
- Selam, burası Boston Halk Kütüphanesi mi?
- Tell your grandfather I say hi.
- Büyükbabana selamımı söyle.
- Tell him hi for me.
- Benim için ona selam söyle.
Show More (27) |
| 9 | howdy | selam | interj. |
| - Howdy folks.
- Selam millet.
Show More (-2) |
| 10 | salaam | selam | n. |
| - Salaam alaikum.
- Selamün aleyküm.
Show More (-2) |