Aktive - Turco Inglés Diccionario

Aktive

Significados de "Aktive" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Turco Inglés
General
aktive edici activator n.
aktive etmek activate v.
aktive olmak activate v.
aktive etmek inactuate [obsolete] v.
aktive etmek pull v.
aktive edici activating adj.
Phrasals
(bir şeyi) aktive etmek set (something) off v.
Technical
aktive edilmiş çimentolama activated cementation n.
aktive etme enerjisi activation energy n.
aktive edilmek be activated v.
(mayayı) su ve şekerle aktive etmek proof v.
hafif aktive edilmiş light-activated adj.
aktive edilebilir activatable adj.
Computer
yazılımı aktive etmek için gereken seri numarası serial n.
nasıl aktive edilir how to activate expr.
Electric
bir veya daha fazla girdiyle aktive edilen tek çıkışlı devre buffer n.
Medical
trombosit aktive edici faktör platelet activating factor n.
aktive edilmiş pıhtılaşma zamanı activated clotting time n.
aktive edilmiş pıhtılaşma zamanı ölçümü activated clotting time measurement n.
aktive protein c rezistansı activated protein c resistance n.
aktive pıhtılaşma zamanı act ( activated clotting time) n.
aktive parsiyel tromboplastin zamanı aptt (activated partial thromboplastin time) n.
klasik olarak aktive olan makrofajlar classically activated macrophages n.
aktive edilmiş pıhtılaşma zamanı activated coagulation time n.
Physiology
uyaran yoğunluğu değiştirilmeden süresi uzatıldığında daha fazla motor nöronun aktive olmasından ötürü refleks yoğunluğunun artması recruitment n.
alzheimer hastalığında aşırı uyarım sebebiyle bilişsel kusurlar oluşturan, glutamat tarafından aktive edilen bir beyin reseptörü nmda receptor n.
Biology
belirli bir genetik repsessörü aktive eden küçük molekül corepressor n.
döllenmemiş yumurtanın yapay yolla aktive edilmesi parthenogenesis n.
kimyasallarla yapay yoldan aktive edilerek bölünmesi sağlanan döllenmemiş yumurta parthenote n.
hücre reseptörünü aktive edip belirli bir yanıt oluşturan fiziksel oluşum signal n.
transkripsiyonu aktive eden gen dizisi promoter n.
(gen veya enzim sentezini) aktive etmek derepress v.
kodlandığı genin ekspresyonunu önleyen veya aktive eden bir gen ürününe dair autogenous adj.
kodlandığı genin ekspresyonunu önleyen veya aktive eden bir gen ürünü içeren autogenous adj.
floresan aktive hücre ayıracı facs (fluorescence-activated cell sorter) abrev.
Biochemistry
asetilkolin ile aktive olan cholinergic adj.
Geology
aktive edilmiş karbon activated carbon n.
Military
mayın tarama/temizleme teçhizatının bir tek ilerlemesiyle mayınların aktive olma ihtimalinin olduğu yol genişliği characteristic actuation width n.
esas infilak veya propulsiyon ünitesini istenmeden aktive etmeyi önleyip ancak uygun uyarıcıyı aldıktan sonra aktive eden iki fonksiyonlu bir cihaz safety and arming mechanism n.
aktive edildiğinde iki veya daha fazla kimyasal ya da biyolojik maddeye ayrışan mühimmat multi-agent munition n.
Engineering
cihazın kazara aktive olmasını veya verinin muğlak şekilde yorumlanmasını önleyen sinyal guard n.