Ambulance - Turco Inglés Diccionario

Ambulance

Significados de "Ambulance" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ambulance n. cankurtaran
ambulance n. ambulans
General
ambulance n. ambülans
ambulance n. cankurtaran arabası
Technical
ambulance n. ambulans
Automotive
ambulance n. ambulans
Medical
ambulance n. ambulans
ambulance n. cankurtaran arabası
Sport
ambulance n. ambulans

Significados de "Ambulance" con otros términos en diccionario inglés turco: 82 resultado(s)

Inglés Turco
General
ambulance airplane n. ambülans uçağı
ambulance coach n. hasta vagonu
ambulance driver n. ambulans şoförü
ambulance light n. ambulans ışığı
motor ambulance n. cankurtaran
motor ambulance n. ambulans
animal ambulance n. hayvan ambulansı
road ambulance n. karayolu ambulansı
ambulance siren n. ambulans sireni
road ambulance n. yol ambülansı
ambulance technician n. acil yardım/müdahale çalışanı
ambulance run n. ambulans çıkışı
flying ambulance n. hasta veya yaralı kimseleri hastaneye götürmek için kullanılan uçak
die while waiting for an ambulance v. ambulans beklerken ölmek
die waiting for an ambulance v. ambulans beklerken hayatını kaybetmek
die waiting for an ambulance v. ambulans beklerken yaşamını yitirmek
die while waiting for an ambulance v. ambulans beklerken yaşamını yitirmek
die waiting for an ambulance v. ambulans beklerken ölmek
die while waiting for an ambulance v. ambulans beklerken hayatını kaybetmek
call the ambulance v. ambulansı çağırmak
call an ambulance v. ambulans çağırmak
call for an ambulance v. ambülans çağırmak
Colloquial
call an ambulance v. ambulans çağırmak
Idioms
an ambulance at the bottom of a cliff n. iş işten geçtikten sonra gelen yardım
an ambulance at the bottom of a cliff n. her şey olup bittikten sonra yardıma gelen şey
an ambulance chaser n. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden/mağdura hukuki tavsiye vererek iş almaya çalışan avukat
an ambulance chaser n. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden/mağdura hukuki tavsiye vererek iş almaya çalışan avukat
Speaking
someone call an ambulance expr. biri ambulans çağırsın
somebody call an ambulance expr. biri ambulans çağırsın
Trade/Economic
ambulance service n. ambülans hizmetleri
ambulance stocks n. cankurtaran menkul kıymetler
Law
ambulance chasing n. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik etme
ambulance chaser n. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat
ambulance chasing lawyer n. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat
Institutes
sja (saint john's ambulance) n. ilk yardım eğitimi veren bir kuruluş
Technical
ambulance coach n. hasta vagonu
Aeronautic
air ambulance fleet n. uçak ambulans filosu
Medical
ambulance exchange point n. ambulans değişim noktası
ambulance service providers n. ambulans servisi sunanlar
london ambulance service n. londra ambülans servisi
ambulance service providers n. ambulans servisi verenler
ambulance services n. ambulans hizmetleri
ambulance travel n. ambulans yolculuğu
ambulance stretcher n. ambülans sedyesi
ambulance staff n. ambulansta çalışan sağlık personeli
ambulance staff n. ambulans personeli
patient arrive at the emergency department via the ambulance n. acile ambulansla gelen hasta
patient brought into the emergency department by ambulance n. ambulans ile acil servise getirilen hasta
patient arrive at the emergency department via the ambulance n. ambulans ile acil servise gelen hasta
patient arrive at the emergency department via the ambulance n. ambulansla acil servise gelen hasta
patient brought into the emergency department by ambulance n. acile ambulansla getirilen hasta
ground ambulance n. kara ambulansı
patient brought into the emergency department by ambulance n. ambulansla acil servise getirilen hasta
ambulance and emergency services n. ambulans ve acil servisler
ambulance worker n. ambulans işçisi
ambulance worker n. ambulans çalışanı
ambulance worker n. ambulans personeli (ambulansı süren ve tıbbi müdahalede bulunan kişi)
emergency ambulance services n. hızır acil (112)
Military
ambulance relay post n. yedek ambülans durağı
ambulance insert n. sedye tespit tertibatı
field ambulance n. sahra ambülansı
air ambulance n. hava ambülansı
aerial ambulance company n. hava ambülans bölüğü
advance ambulance loading post n. ileri ambülans bindirme yeri
ambulance sanitary orderly n. ambülans sıhhiye eri
ambulance service n. ambülans hizmeti
airplane ambulance n. ambülans uçağı
ambulance boat n. ambülans botu
ambulance basic relay post n. ana yedek ambülans durağı
ambulance vehicle n. ambulans aracı
ambulance sanitary orderly n. ambulans sıhhiye eri
ambulance loading post n. ambülans bindirme durağı
ambulance station n. ambülans istasyonu
ambulance squad n. ambülans mangası
ambulance shuttle n. ambulans mekiği (servisi)
ambulance control post n. ambülans trafik noktası
ambulance shuttle n. ambülans mekiği
ambulance loading post n. ambülans bindirme yeri
ambulance orderly n. ambülans sıhhiye eri
ambulance aircraft n. ambulans uçağı
field ambulance n. hastaneye tahliye etmeden önce hafif yaralıları tedavi eden ve ağır yaralıların durumunu stabil tutan mobil bir sağlık birimi
Modern Slang
ambulance drafting n. ambulansın peşine takılarak açılan trafikten yararlanma