Apple - Turco Inglés Diccionario

Apple

Significados de "Apple" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
apple n. elma
General
apple n. elmayı andıran nesne
apple n. elmaya benzeyen nesne
apple n. elmaya benzer obje
Gastronomy
apple n. elma
Botanic
apple n. gül familyasına mensup küçük bir yabani elma ağacının genellikle yuvarlak olan yenilebilir kırmızı veya sarı meyvesi
Slang
apple n. beyzbol topu
apple n. (hokeyde) asist
apple n. (hokeyde) takım arkadaşının gol atmasını sağlayan pas
apple n. aslında kızılderili olup beyaz gibi davranan, giyinen, konuşan kimse
apple n. amerikan yerlisi olup avrupalı gibi davranan kimse
apple n. göğüs
apple n. meme

Significados de "Apple" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
apple of the eye n. gözbebeği
forbidden apple n. yasak elma
madrona apple n. kocayemiş
gall apple n. mazı
toffee apple n. elmalı şeker
apple maggot n. elma kurdu
balsam apple n. kudretnarı
green apple aphid n. yeşil elma biti
thorn apple n. alıç
bitter apple n. ebucehilkarpuzu
apple orchard n. elmalık
custard apple n. hintayvası
apple polisher n. yağcı
cherry apple n. kirazelması
thorn apple n. tatula
apple blight n. elma küfü
apple of discord n. anlaşmazlık konusu
elephant apple n. filelması
thorn apple n. şeytanelması
apple butter n. elma marmelatı
apple growers n. elma yetiştiricileri
jamaica apple n. jamaika elması
crab apple n. yaban elması
rose apple n. gülelması
apple worm n. elma kurdu
the apple of someone's eye n. gözbebeği
apple of eye n. gözbebeği
apple polisher n. dalkavuk
candied apple n. şekerlenmiş elma
apple tree n. elma ağacı
sour apple n. ekşi elma
tart apple n. ekşi elma
sharp apple n. ekşi elma
tahitian apple n. tahiti elması
bad apple n. yozlaşmış
bad apple n. çürük elma
apple-jack n. elma şarabından damıtılmış konyak
apple-pie order n. düzenli olma
apple-jack n. elma şarabından damıtılmış sert bir konyak türü
apple-pie n. elmalı turta
sugar-coated apple n. elma şekeri
vi-apple n. tahiti elması
toffee-apple n. elma şekeri
thorn-apple n. tatula
oak apple n. yaş mazı
apple peel n. elma kabuğu
apple skin n. elma kabuğu
apple basket n. elma sepeti
red apple n. kırmızı elma
apple cider n. elmalı içecek/meşrubat
baked apple n. pişirilmiş elma
custard apple n. hint ayvası
candied apple n. elma şekeri
candy apple n. elma şekeri
taffy apple n. elma şekeri
poison apple n. zehirli elma
juicy apple n. sulu elma
apple seller n. elma satıcısı
apple core n. elma çöpü
apple sauce [obsolete] [us] [canadian] n. saçmalık
eating apple n. çiğ olarak yenilebilen elma
queen apple n. bir elma türü
crab apple n. kırmızımsı bir turuncu tonu
apple core n. elma eşeleği
eat an apple v. elma yemek
pick apple v. elma toplamak
be the apple of one's eye v. gözbebeği olmak
upset the apple-cart v. pişmiş aşa su katmak
take a bite of apple v. elmadan bir ısırık almak
take a bite from the apple v. elmadan bir ısırık almak
bob at an apple v. ipte sallanan elma, vişne veya diğer yuvarlak meyveleri ısırmaya veya yakalamaya çalışmak
apple-polish v. yağ çekmek
apple-polish v. dalkavukluk etmek
apple-polish v. yaltaklanmak
apple-faced adj. tabak gibi/yusyuvarlak yüzlü
apple-scented adj. elma kokan
apple-sized adj. elma büyüklüğünde olan
apple-shaped adj. elmaya benzeyen
in apple pie order adv. çok düzenli
in apple-pie order adv. çok düzenli bir şekilde
Phrases
an apple cleft in two n. bir elmanın iki yarısı
Proverb
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzak tutar
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzakta tutar
rotten apple spoils the barrel bir kötünün bin iyiye zararı olur
rotten apple spoils the barrel sepetteki bir çürük elma tüm sepeti çürütür
rotten apple spoils the barrel körle yatan şaşı kalkar
rotten apple spoils the barrel üzüm üzüme baka baka kararır
an apple never falls far from the tree armut dibine düşer
the apple never falls far from the tree armut dibine düşer
the apple doesn't fall far from the tree armut dibine düşer
the apple doesn't fall far from the tree armut dibine düşermiş
a bad apple spoils the (whole) barrel üzüm üzüme baka baka kararır
a rotten apple spoils the (whole) bushel üzüm üzüme baka baka kararır
a rotten apple spoils the (whole) bunch üzüm üzüme baka baka kararır
a bad apple spoils the (whole) barrel körle yatan şaşı kalkar
a bad apple spoils the (whole) barrel kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
a rotten apple spoils the (whole) bushel körle yatan şaşı kalkar
a rotten apple spoils the (whole) bunch körle yatan şaşı kalkar
a rotten apple spoils the (whole) bunch kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
a rotten apple spoils the (whole) bushel kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
a bad apple spoils the (whole) barrel itle yatan bitle kalkar
a rotten apple spoils the (whole) bunch itle yatan bitle kalkar
a rotten apple spoils the (whole) bushel itle yatan bitle kalkar
a bad apple spoils the (whole) barrel bir baş soğan bir kazanı kokutur
a rotten apple spoils the (whole) bushel bir baş soğan bir kazanı kokutur
a bad apple spoils the (whole) barrel balık baştan kokar
a rotten apple spoils the (whole) bushel balık baştan kokar
a bad apple spoils the (whole) barrel bir baş soğan tüm kazanı kokutur
a rotten apple spoils the (whole) bushel bir baş soğan tüm kazanı kokutur
a rotten apple spoils the (whole) bushel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
a bad apple spoils the (whole) barrel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
a bad apple spoils the (whole) barrel bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel bir korkak bir orduyu bozar
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel bir baş soğan tüm kazanı kokutur
a bad apple spoils the (whole) barrel isin yanına varan is misin yanına varan mis kokar
a bad apple spoils the (whole) barrel kötü arkadaştan kötü iyi arkadaştan iyi
a bad apple spoils the (whole) barrel benzeye benzeye yaz benzeye benzeye kış olur
a bad apple spoils the (whole) barrel bir baş soğan tüm kazanı kokutur
a bad apple spoils the (whole) barrel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
a bad apple spoils the (whole) barrel balık baştan kokar
a bad apple spoils the (whole) barrel itle yatan bitle kalkar
a bad apple spoils the (whole) barrel bir korkak bir orduyu bozar
a bad apple spoils the (whole) barrel karga ile gezen boka konar
a bad apple spoils the (whole) barrel üzüm üzüme baka baka kararır
a rotten apple spoils the whole barrel kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
a rotten apple spoils the barrel kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
a rotten apple spoils the whole barrel bir kötünün bin iyiye zararı olur
a rotten apple spoils the whole barrel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
a rotten apple spoils the whole barrel bir baş soğan bir/tüm kazanı kokutur
a rotten apple spoils the barrel bir baş soğan bir/tüm kazanı kokutur
a rotten apple spoils the barrel çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
a rotten apple spoils the barrel bir kötünün bin iyiye zararı olur
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch balık baştan kokar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch üzüm üzüme baka baka kararır
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel körle yatan şaşı kalkar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel bir baş soğan bir kazanı kokutur
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel üzüm üzüme baka baka kararır
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch bir baş soğan bir kazanı kokutur
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel balık baştan kokar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch körle yatan şaşı kalkar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch itle yatan bitle kalkar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch bir korkak bir orduyu bozar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel itle yatan bitle kalkar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel bir korkak bir orduyu bozar
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
one bad apple spoils the (whole) bushel bir korkak bir orduyu bozar