Commissioner - Turco Inglés Diccionario

Commissioner

Significados de "Commissioner" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
commissioner n. komisyonca atanan görevli
commissioner n. vekil
commissioner n. yetkili kimse
commissioner n. şube müdürü
commissioner n. delege
commissioner n. yargıç
commissioner n. komiser
commissioner n. şef
commissioner n. müdür
commissioner n. komisyon üyesi
commissioner n. yarkurul üyesi
commissioner n. yetkili kişi
commissioner n. hükümet temsilcisi
commissioner n. bahisçi
commissioner n. bahis toplayıcısı
commissioner n. iskoçya'daki bağımsız kasabalarda idari görevli
commissioner n. albayın üstü, generalin astı olan selamet ordusu subayı
commissioner N. yetkili
Trade/Economic
commissioner n. görevli memur
commissioner n. komisyon üyesi
commissioner n. resmi temsilci
commissioner n. şube müdürü
commissioner n. vekil
commissioner n. yabancı mubayaa görevlisi
Law
commissioner n. görevli yargıç
Politics
commissioner n. komisyon üyesi
commissioner n. komiser
commissioner n. kamu denetçisi
commissioner n. ombudsman
Tourism
commissioner n. hanutçu
Sport
commissioner n. bir spor birliği veya lig tarafından seçilen, idari veya düzenleyici yetkiye sahip görevli

Significados de "Commissioner" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Inglés Turco
General
resident commissioner n. komisyon üyesi
police commissioner n. polis komiseri
commissioner of sewers n. kanalizasyon işleri müdürlüğü
high commissioner n. yüksek temsilci
police commissioner n. komiser
commissioner of highways n. karayolları inşaat müdürlüğü
ministry commissioner n. bakanlık komiseri
commissioner for oaths n. noter
high commissioner n. ileri düzey temsilci
parks and recreation commissioner n. (abd) parklar ve bahçeler müdürü
police commissioner n. emniyet müdürü
commissioner of police n. emniyet müdürü
housing commissioner n. toplu konutlar sorumlusu
Formal
health service commissioner [uk] n. sağlık hizmetleri müdürü
Trade/Economic
high commissioner n. ülkeyi başka bir ülkede temsil eden yüksek düzeyde görevli
commissioner of audits n. sayıştay denetçisi
commissioner of patents and trademarks n. ihtira ve marka dairesi başkanı
trade commissioner n. ticaret delegesi
trade commissioner n. ticaret temsilcisi
bank commissioner n. banka denetçisi
bank commissioner n. banka müfettişi
Law
office of the united nations high commissioner for refugees n. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
high commissioner n. yüksek komiser
commissioner for oath n. şahitlere yemin ettiren görevli
commissioner for oath n. yemin ettirme görevlisi
commissioner for oaths n. yemin almaya yetkili kişi
Politics
office of the united nations high commissioner for refugees n. bm mülteciler yüksek komiserliği
persons of concern to the high commissioner n. yüksek komiserliğin ilgi alanındaki kişiler
eu enlargement commissioner n. ab komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi
high commissioner on national minorities n. ulusal azınlıklar yüksek komiseri
county commissioner n. bölge komisyon üyesi
interim commissioner n. geçici yetkili müdür
interim commissioner n. geçici komisyon görevlisi
interim commissioner n. geçici komisyon üyesi
interim commissioner n. geçici komiser
fire commissioner n. (büyükşehir belediyelerinde) itfaiyeden sorumlu genel sekreter yardımcısı
high commissioner n. yüksek komiser
office of the united nations high commissioner for human rights n. birleşmiş milletler insan hakları yüksek komiserliği
office of the united nations high commissioner for human rights n. birleşmiş milletler insan hakları yüksek komiserliği
commissioner for human rights of the council of europe n. avrupa konseyi insan hakları komiserliği
united nations high commissioner for refugees n. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
unhcr (united nations high commissioner for refugees) n. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiseri
high commissioner n. uluslararası komisyon başkanı
high commissioner n. büyükelçi
high commissioner n. ingiliz milletler topluluğu elçisi
commissioner of deeds [us] n. atandığı eyalette yeminli belgeler, tanık ifadeleri gibi verileri edinme yetkisi bulunan memur
commissioner for local administration n. (britanya'da) polis teşkilatının, su işleri müdürlüğünün veya yerel makamların kötü yönetimlerine dair yapılan bireysel şikayetleri soruşturan yerel kamu denetçisi
park commissioner n. halka açık parklardan sorumlu görevli
parliamentary commissioner n. (britanya'da) halkın yönetimle ilgili şikayetlerini soruşturan yetkili
parliamentary commissioner for administration n. (britanya'da) halkın yönetimle ilgili şikayetlerini soruşturan yetkili
resident commissioner n. abd temsilciler meclisi'ndeki porto riko temsilcisi
resident commissioner n. ingiliz hükümetinin sömürge devletlere atadığı yüksek temsilci
comr (commissioner) abrev. komisyonun atadığı yetkili
comr (commissioner) abrev. delege
Institutes
united nations high commissioner for refugees n. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
History
tithe commissioner n. aşar vergisini toplayan memur
Military
high commissioner n. yüksek temsilci
united nations high commissioner’s office for refugees n. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği