Grate - Turco Inglés Diccionario

Grate

Significados de "Grate" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
grate n. ızgara
grate v. rendelemek
General
grate n. pencere demiri
grate n. demir parmaklık
grate n. şömine
grate n. ocak
grate n. pencere kafesi
grate n. ocak ızgarası
grate n. kafes
grate n. kalbur
grate n. rende
grate n. cevheri derecelendirmek için kullanılan elek veya süzgeç
grate v. gıcırdamak
grate v. gıcık etmek
grate v. gıcırdatmak
grate v. aşındırarak parçalarına ayırmak
grate v. ızdırap vermek
grate v. aşındırarak partiküllerine ayırmak
grate v. sinirlendirmek
grate v. dişlerini gıcırdatmak
grate v. sert ve yüksek sesle söylemek
grate v. ızgara ile teçhiz etmek
grate v. parmaklıkla korumak
grate v. homurdanmak
grate v. rahatsız etmek
Technical
grate n. ızgara
grate n. kafes
grate n. kalbur
grate n. ocak ızgarası
grate v. öğütmek
Automotive
grate n. çatırtı
Railway
grate n. ızgara çubukları
Mining
grate n. kalbur
Archaic
grate v. sertçe kazımak
grate v. sertçe ovmak
grate v. aşındırmak

Significados de "Grate" con otros términos en diccionario inglés turco: 101 resultado(s)

Inglés Turco
General
grate bar n. ocak ızgarası
grate bearer n. ızgara ucunu taşıyan metal bir kısım
grate bearer n. ızgara eşiği
fire grate n. ocak ızgarası
grate rod n. ızgara çubuğu
grate surface n. ızgara yüzeyi
grate [obsolete] n. kodes
grate [obsolete] n. hapishane
grate on one's nerves v. sinirine dokunmak
grate one's teeth v. dişlerini gıcırdatmak
grate on the ear v. kulak tırmalamak
grate a tomato v. domates rendelemek
grate cheese v. peyniri rendelemek
grate [obsolete] v. hapse atmak
grate [obsolete] v. zorla almak
grate [obsolete] v. arsızlıkla elde etmek
grate [obsolete] adj. tatmin edici
grate [obsolete] adj. makbul
grate [obsolete] adj. memnun etme amaçlı
Phrasals
grate on (something) v. (bir şeyi) kazımak
grate on (something) v. (bir şeye) sürtünmek
grate on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) sinirine dokunmak
grate on something v. bir şeyi kazımak
grate on something v. bir şeyi aşındırmak
grate on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) gıcık etmek
grate on (something) v. (bir şeyi) gıcırdatmak
grate on (something) v. (bir şeyi) aşındırmak
grate on something v. bir şeyi gıcırdatmak
grate on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sinirlendirmek
grate on something v. bir şeye sürtünmek
grate on someone v. birini sinirlendirmek
grate on someone v. birinin sinirine dokunmak
grate on someone v. birini gıcık etmek
Idioms
grate on n. kulak tırmalayıcı ses
grate on someone's ears v. kulağını tırmalamak
grate on v. dayanılmaz ses çıkartmak
grate on someone's nerves v. birini uyuz etmek
grate on someone's nerves v. gına getirmek
grate on v. sinir bozucu bir ses çıkartmak
grate on someone's nerves v. sinirine dokunmak
grate on someone's nerves v. sinirlerine dokunmak
Technical
vibrating grate n. vibrasyonlu ızgara
rocking grate n. salınımlı ızgara
travelling grate n. gezer ızgara
travelling grate n. hareketli ızgara
grate loading n. ızgara yüklenmesi
vibrating grate n. titreşimli ızgara
grate bar n. ızgara çubuğu
chain grate n. zincir ızgara
step grate n. kademeli ızgara
grate area n. ızgara yüzeyi
chain grate stoker n. hareketli ızgara
furnace grate n. ocak plakası
fire grate n. ocak plakası
grate area n. ızgara alanı
boiler grate n. kazan ızgarası
chain grate n. zincir kafes
traveling-grate stoker n. hareketli ızgara besleme aleti
inclined grate n. eğik ızgara
multistage grate n. çok katlı ızgara
horizontal grate n. yatay ızgara
shaking grate n. sarsıntılı ızgara
under grate air supply n. ızgara altından hava temini
light-diffusing grate n. ışık yayıcı kafes
movable grate n. devingen ızgara
movable grate n. oynar ızgara
rotary grate n. döner ızgara
plane grate n. düz ızgara
rocking grate n. sallanır ızgara
travelling grate n. döner ızgara
grate bar n. ızgara demiri
grate charge n. ızgara yükü
grate rod n. ızgara demiri
sintering grate n. toplaşık ızgarası
cooling grate n. soğutma ızgarası
sintering grate n. sinter ızgarası
effective grate surface n. etkin ızgara yüzeyi
sieve grate n. elek ızgarası
rotary grate shaft kiln n. döner ızgaralı dikey fırın
grate room n. külhan
chain grate n. zincirli ızgara
grate opening n. ızgara açıklığı
sloping-grate mechanical stoker n. eğimli mekanik ızgara
inclined grate n. eğimli ızgara
grate area n. ızgara yüzey alanı
grate opening n. ızgara aralığı
grate rod n. ızgara çubuğu
grate speed n. ızgara hızı
grate cleaning device n. ızgara temizleme düzeneği
reciprocating grate n. ileri-geri hareketli ızgara
grate firing system n. ızgaralı yakma sistemi
grate firing n. ızgaralı yakma
steel grate n. çelik ızgara
galvanized grate n. galvaniz ızgara
rainwater grate n. yağmur suyu ızgarası
Construction
floor gully grate n. döşeme ızgarası
floor gully grate n. döşeme süzgeci
channel grate n. kanal ızgara
Railway
grate area n. ızgara sathı
Gastronomy
revolving grate n. döner ızgara
Marine Biology
pond grate n. havuz çiti