Sandwich - Turco Inglés Diccionario

Sandwich

Significados de "Sandwich" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sandwich n. sandviç
General
sandwich n. tabakalı
sandwich n. sandviçe benzeyen şey
sandwich n. tek bir şeyi sarmalayan benzer iki nesne
sandwich v. sıkıştırmak
sandwich v. arasına sıkıştırmak
Gastronomy
sandwich n. ekmek arası
Geography
sandwich n. massachusetts eyaletinde yerleşim yeri
sandwich n. new hampshire eyaletinde yerleşim yeri
sandwich n. illinois eyaletinde şehir
sandwich n. ingiltere'de yerleşim yeri
British Slang
sandwich n. üçlü seks
Metallurgy
sandwich n. dış yüzeyi ince ve yüksek mukavemetli, çekirdeği kalın ve düşük mukavemetli olan kompozit yapılı malzeme

Significados de "Sandwich" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
toasted sandwich n. tost
open face sandwich n. tek dilim sandviç
sandwich film n. sandviç film
sandwich man n. sırtında reklamla dolaşan adam
sandwich tern n. sandviç deniz kırlangıcı
sandwich plate n. sandviç tabağı
sandwich tern n. kara gagalı sumru
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich board n. ilan levhası
south georgia and the south sandwich islands n. güney georgia ve güney sandviç adaları
chain of sandwich shops n. sandviççi zinciri
club sandwich n. klüp sandviç
club sandwich n. kulüp sandviç
open sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open faced sandwich n. tek dilim/açık sandviç
ulrich sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open face sandwich n. tek dilim/açık sandviç
bacon sandwich n. beykınlı sandviç
bacon sandwich n. domuz pastırmalı sandviç
rasher sandwich n. domuz pastırmalı sandviç
rasher sandwich n. beykınlı sandviç
fried egg sandwich n. yağda yumurtalı sandviç
sandwich bag n. sandviç poşeti
mixed sandwich n. karışık sandviç
whole sandwich n. tam sandviç
tavern sandwich n. kavrulmuş kıymayla yapılan hamburger
sandwich maker n. tost makinesi
sandwich bar n. ana ürünü sandviç olan restoran veya büfe
sandwich between v. iki şeyin arasına sıkıştırmak
make a sandwich v. sandviç yapmak
eat a sandwich v. sandviç yemek
sandwich [us] adj. akşam yemeğinden daha küçük porsiyonlu (yemek)
Phrasals
sandwich (someone or something) between (someone or something else) v. (birini/bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasına sıkıştırmak
Colloquial
dagwood sandwich n. kocaman, kat kat sandviç
hero (sandwich) n. baget sandviç
barley sandwich n. öğlen birası
prawn-sandwich adj. fanatik olmayan (futbol seyircisi)
prawn-sandwich adj. davet üzerine maça giden (futbol seyircisi)
Idioms
one sandwich short of a picnic n. aptal
a sandwich shy of a picnic n. bir tahtası eksik
a sandwich shy of a picnic n. gelgit akıllı
a sandwich shy of a picnic n. kıt zekalı
a sandwich shy of a picnic n. kafadan kontak
a sandwich shy of a picnic n. ahmak/bön/mankafa
bite of the reality sandwich n. ayakları yere basma
bite of the reality sandwich n. gerçeklik sandviçini ısırma
bite of the reality sandwich n. hayal aleminden çıkma
bite of the reality sandwich n. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünme
submarine (sandwich) n. uzun sandviç
submarine (sandwich) n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
submarine (sandwich) n. bütün bir francala içine et, peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
submarine (sandwich) n. öksüz doyuran sandviç
hero sandwich n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
hero sandwich n. öksüz doyuran sandviç
hero sandwich n. peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
hero sandwich n. uzun sandviç
hero sandwich n. bütün bir francala içine et
a sandwich short of a picnic n. aptal
a sandwich short of a picnic n. aklı kıt
a sandwich short of a picnic n. deli
a sandwich short of a picnic n. mankafa
a sandwich short of a picnic n. kafadan kontak
a sandwich short of a picnic n. bir tahtası eksik
a sandwich short of a picnic n. kaçık
jam sandwich [uk] n. reçelli sandviç
jam sandwich [uk] n. ekmek arası reçel
soup sandwich n. karmakarışık şey
soup sandwich n. kaçık kimse
soup sandwich n. kontrolden çıkmış kimse
soup sandwich n. aklını kaçırmış/deli kimse
soup sandwich n. çılgın kimse
soup sandwich n. kontrol edilemez şey
soup sandwich n. çorba olmuş şey
soup sandwich n. karman çorman şey
the meat in the sandwich n. bir anlaşmazlığın arasında kalan kişi
the meat in the sandwich n. arada kalıp zor duruma düşen kişi
the meat in the sandwich n. arada kalan taraf
be one sandwich short of a picnic v. aptalın teki olmak
give someone a knuckle sandwich v. birine tokat/yumruk atmak
be the meat in the sandwich v. arada kalmak
be the meat in the sandwich v. arada zor duruma düşen olmak
take a bite of the reality sandwich v. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünmek
take a bite of the reality sandwich v. hayal aleminden çıkmak
take a bite of the reality sandwich v. gerçeklik sandviçini ısırmak
take a bite of the reality sandwich v. ayakları yere basmak
one sandwich short of a picnic expr. akılsız
Trade/Economic
sandwich man (uk) n. yürüyen reklam panosu
sandwich man (uk) n. insandan reklam panosu
sandwich man (uk) n. insan reklam panosu
Technical
sandwich compound n. sandviç bileşik
sandwich layer n. ara katman
sandwich layer n. ara tabaka
sandwich patterned insulated panel n. sandviç modelli yalıtım panel
sandwich composite n. sandviç şeklinde kompozit
sandwich coin n. kaplamalı madeni para
sandwich construction n. katlı çatkı
sandwich kiln n. katlı fırın
sandwich n. katlı karma
sandwich structures n. katlı yapılar
sandwich material n. katlı gereç
sandwich material n. sandviç gereç
sandwich structures n. sandviç yapılar
sandwich rolling n. sandviç haddeleme
sandwich composite n. sandviç karma
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich beam n. sandviç kiriş
sandwich beam n. iki kalas arasında yer alan çelik levhadan oluşan bir bileşik kiriş
Construction
sandwich system n. sandviç sistemi
sandwich construction n. sandviç inşaat
sandwich slab n. sandviç plak
sandwich panel n. sandviç pano
sandwich girder n. sandviç kiriş
sandwich wall n. sandviç duvar
sandwich plate n. sandviç levha
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich panel n. sandviç panel
vertical sandwich panels n. dikey sandviç paneller
Automotive
sandwich structure n. sandviç yapı
sandwich construction n. sandviç yapı
Aeronautic
corrugated sandwich n. ondüleli sandviç
honeycomb sandwich n. petekli sandviç yapı
Medical
sandwich elisa n. sandviç elısa
sandwich graft n. sandviç greft
Psychology
sandwich generation n. sandviç kuşak
Gastronomy
salami sandwich n. salamlı sandviç
cheese sandwich n. peynirli sandviç
chicken sandwich n. tavuklu sandviç
ham sandwich n. jambonlu sandviç
sandwich loaf n. tost ekmeği
meatball sandwich n. ekmek arası köfte
club sandwich n. üç katlı bir sandviç
grilled fish sandwich n. ekmek arası balık
fried fish sandwich n. ekmek arası balık
fish sandwich n. balıklı sandviç
tuna sandwich n. ton balıklı sandviç
tuna fish sandwich n. ton balıklı sandviç
turkey sandwich n. hindili sandviç
peanut butter and jelly sandwich n. fıstık ezmeli ve reçelli sandviç
peanut butter and jam sandwich n. fıstık ezmeli ve reçelli sandviç
sandwich toaster n. tost makinesi
bacon-lettuce-tomato sandwich n. domates, marul ve domuz pastırması dilimleriyle yapılan sandviç
submarine sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
submarine sandwich n. italyan sandviçi
cuban sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
italian sandwich n. italyan sandviçi
italian sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
hero sandwich n. italyan sandviçi
hero sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
sub sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
sub sandwich n. italyan sandviçi