Sandwich- - Turco Inglés Diccionario

Sandwich-

Significados de "Sandwich-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sandwich n. sandviç
General
sandwich film n. sandviç film
sandwich tern n. kara gagalı sumru
sandwich plate n. sandviç tabağı
sandwich tern n. sandviç deniz kırlangıcı
open face sandwich n. tek dilim sandviç
sandwich man n. sırtında reklamla dolaşan adam
toasted sandwich n. tost
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich board n. ilan levhası
sandwich n. tabakalı
south georgia and the south sandwich islands n. güney georgia ve güney sandviç adaları
chain of sandwich shops n. sandviççi zinciri
club sandwich n. klüp sandviç
club sandwich n. kulüp sandviç
ulrich sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open faced sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open face sandwich n. tek dilim/açık sandviç
bacon sandwich n. domuz pastırmalı sandviç
rasher sandwich n. domuz pastırmalı sandviç
rasher sandwich n. beykınlı sandviç
bacon sandwich n. beykınlı sandviç
fried egg sandwich n. yağda yumurtalı sandviç
sandwich bag n. sandviç poşeti
mixed sandwich n. karışık sandviç
whole sandwich n. tam sandviç
tavern sandwich n. kavrulmuş kıymayla yapılan hamburger
sandwich maker n. tost makinesi
sandwich n. tek bir şeyi sarmalayan benzer iki nesne
sandwich bar n. ana ürünü sandviç olan restoran veya büfe
sandwich n. sandviçe benzeyen şey
sandwich v. arasına sıkıştırmak
sandwich between v. iki şeyin arasına sıkıştırmak
sandwich v. sıkıştırmak
make a sandwich v. sandviç yapmak
eat a sandwich v. sandviç yemek
sandwich [us] adj. akşam yemeğinden daha küçük porsiyonlu (yemek)
Phrasals
sandwich (someone or something) between (someone or something else) v. (birini/bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasına sıkıştırmak
Colloquial
dagwood sandwich n. kocaman, kat kat sandviç
hero (sandwich) n. baget sandviç
barley sandwich n. öğlen birası
prawn-sandwich adj. fanatik olmayan (futbol seyircisi)
prawn-sandwich adj. davet üzerine maça giden (futbol seyircisi)
Idioms
one sandwich short of a picnic n. aptal
a sandwich shy of a picnic n. bir tahtası eksik
a sandwich shy of a picnic n. gelgit akıllı
a sandwich shy of a picnic n. kıt zekalı
a sandwich shy of a picnic n. kafadan kontak
a sandwich shy of a picnic n. ahmak/bön/mankafa
bite of the reality sandwich n. gerçeklik sandviçini ısırma
bite of the reality sandwich n. hayal aleminden çıkma
bite of the reality sandwich n. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünme
bite of the reality sandwich n. ayakları yere basma
submarine (sandwich) n. öksüz doyuran sandviç
submarine (sandwich) n. uzun sandviç
submarine (sandwich) n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
submarine (sandwich) n. bütün bir francala içine et, peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
hero sandwich n. bütün bir francala içine et
hero sandwich n. uzun sandviç
hero sandwich n. öksüz doyuran sandviç
hero sandwich n. peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
hero sandwich n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
a sandwich short of a picnic n. kafadan kontak
a sandwich short of a picnic n. deli
a sandwich short of a picnic n. mankafa
a sandwich short of a picnic n. bir tahtası eksik
a sandwich short of a picnic n. aptal
a sandwich short of a picnic n. kaçık
a sandwich short of a picnic n. aklı kıt
jam sandwich [uk] n. reçelli sandviç
jam sandwich [uk] n. ekmek arası reçel
soup sandwich n. kontrolden çıkmış kimse
soup sandwich n. çorba olmuş şey
soup sandwich n. karmakarışık şey
soup sandwich n. karman çorman şey
soup sandwich n. kaçık kimse
soup sandwich n. kontrol edilemez şey
soup sandwich n. çılgın kimse
soup sandwich n. aklını kaçırmış/deli kimse
the meat in the sandwich n. arada kalıp zor duruma düşen kişi
the meat in the sandwich n. arada kalan taraf
the meat in the sandwich n. bir anlaşmazlığın arasında kalan kişi
be one sandwich short of a picnic v. aptalın teki olmak
give someone a knuckle sandwich v. birine tokat/yumruk atmak
be the meat in the sandwich v. arada zor duruma düşen olmak
be the meat in the sandwich v. arada kalmak
take a bite of the reality sandwich v. gerçeklik sandviçini ısırmak
take a bite of the reality sandwich v. hayal aleminden çıkmak
take a bite of the reality sandwich v. ayakları yere basmak
take a bite of the reality sandwich v. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünmek
one sandwich short of a picnic expr. akılsız
Trade/Economic
sandwich man (uk) n. yürüyen reklam panosu
sandwich man (uk) n. insan reklam panosu
sandwich man (uk) n. insandan reklam panosu
Technical
sandwich compound n. sandviç bileşik
sandwich layer n. ara tabaka
sandwich layer n. ara katman
sandwich patterned insulated panel n. sandviç modelli yalıtım panel
sandwich composite n. sandviç şeklinde kompozit
sandwich coin n. kaplamalı madeni para
sandwich material n. katlı gereç
sandwich kiln n. katlı fırın
sandwich structures n. katlı yapılar
sandwich n. katlı karma
sandwich construction n. katlı çatkı
sandwich composite n. sandviç karma
sandwich structures n. sandviç yapılar
sandwich rolling n. sandviç haddeleme
sandwich material n. sandviç gereç
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich beam n. iki kalas arasında yer alan çelik levhadan oluşan bir bileşik kiriş
sandwich beam n. sandviç kiriş
Construction
sandwich plate n. sandviç levha
sandwich panel n. sandviç pano
sandwich system n. sandviç sistemi
sandwich girder n. sandviç kiriş
sandwich slab n. sandviç plak
sandwich construction n. sandviç inşaat
sandwich wall n. sandviç duvar
sandwich construction n. sandviç yapı
sandwich panel n. sandviç panel
vertical sandwich panels n. dikey sandviç paneller
Automotive
sandwich structure n. sandviç yapı
sandwich construction n. sandviç yapı
Aeronautic
honeycomb sandwich n. petekli sandviç yapı
corrugated sandwich n. ondüleli sandviç
Medical
sandwich elisa n. sandviç elısa
sandwich graft n. sandviç greft
Psychology
sandwich generation n. sandviç kuşak
Gastronomy
ham sandwich n. jambonlu sandviç
chicken sandwich n. tavuklu sandviç
sandwich loaf n. tost ekmeği
cheese sandwich n. peynirli sandviç
salami sandwich n. salamlı sandviç
sandwich n. ekmek arası
meatball sandwich n. ekmek arası köfte
club sandwich n. üç katlı bir sandviç
grilled fish sandwich n. ekmek arası balık
fried fish sandwich n. ekmek arası balık
tuna sandwich n. ton balıklı sandviç
fish sandwich n. balıklı sandviç
tuna fish sandwich n. ton balıklı sandviç
turkey sandwich n. hindili sandviç
peanut butter and jelly sandwich n. fıstık ezmeli ve reçelli sandviç
peanut butter and jam sandwich n. fıstık ezmeli ve reçelli sandviç
sandwich toaster n. tost makinesi
bacon-lettuce-tomato sandwich n. domates, marul ve domuz pastırması dilimleriyle yapılan sandviç
italian sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
cuban sandwich n. italyan sandviçi