Strip - Turco Inglés Diccionario

Strip

Significados de "Strip" en diccionario turco inglés : 59 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
strip n. şerit
strip v. soymak
General
strip n. çubuk
strip n. pist
strip n. bant
strip n. uzun ve dar parça
strip n. striptiz
strip n. dilim
strip n. soyunma
strip n. sınır
strip n. forma
strip n. dar arazi
strip n. sıra
strip n. bant (karikatür vb.)
strip v. tahliye etmek
strip v. dişlerini kırmak (vitesin)
strip v. burmalarını yok etmek (vidanın)
strip v. boşaltmak
strip v. açmak
strip v. giysilerini çıkarmak
strip v. soyunmak
strip v. üstünü çıkarmak
strip v. dişlerini koparmak (vitesin)
strip v. burmalarını ezmek (vidanın)
strip v. kazımak
strip v. örtüsünü kaldırmak
strip v. sütünü iyice sağmak
strip v. çıkarmak
strip v. sıyırmak
strip v. arındırmak
strip v. (motor) sökmek
strip v. örtüleri kaldırmak
strip adj. çabuk
Irregular Verb
strip v. stripped/stript - stripped/stript
Technical
strip n. bant
strip n. çerçeve çıtası
strip n. çıta
strip n. dizi
strip n. pervaz
strip n. şerit
strip n. somun
strip n. vida veya cıvata ile sıkıştırma
strip v. söküp parçalara ayırmak (motoru/tüfeği/makineyi/otomobili)
strip v. bir dişlinin dişini kırmak
strip v. çıkarmak
strip v. döleklere ayırmak
strip v. mahrum etmek
strip v. sökmek
Mechanic
strip n. band
strip n. kuşak
Automotive
strip n. bant
strip n. drag yarış pisti
strip n. diş kırılması
strip v. soymak
Marine Biology
strip v. sağmak
Agriculture
strip n. şerit
Tobacco
strip n. lamina
strip n. threshing işlemine tabi tutulmuş tütün yaprakları
Military
strip n. şerit

Significados de "Strip" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
comic strip n. çizgi roman
landing strip n. uçaklar için iniş pisti
landing strip n. acil durum iniş yolu
weather strip n. kapı pencere süngeri
metal strip n. çember
bimetallic strip n. bimetalik şerit
film strip n. film şeridi
strip cartoon n. çizgi roman
leather strip n. sırım
weather strip n. tecrit şeridi
median strip n. yolda refüj
leather strip n. şerit deri
strip mine n. açık kömür ocağı
comic strip n. resimli komik hikaye
weather strip n. pencere bandı
gaza strip n. gazze şeridi
strip transmission lines n. şerit iletim hatları
panel strip n. pasa
strip search n. elbiseleri çıkararak yapılan arama
coastal strip n. kıyı şeridi
coastal strip n. kıyı kuşağı
costal strip n. kıyı şeridi
carpet strip n. halı çıtası
edging strip n. masif
edging strip n. sertağaç kenarlık
comic strip n. bant-karikatür
strip-show n. striptiz
middle strip n. orta şerit
health protection strip n. sağlık koruma bandı
comic strip magazine n. resimli çizgiroman
security strip n. güvenlik şeridi (metro vb)
strip map n. yol haritası
caution strip n. ikaz şeridi
comic strip magazine n. komik çizgi roman dergisi
blackhead strip n. siyah nokta bandı
strip club n. striptiz kulübü
panel (in a comic strip or comic book) n. kare (çizgi romanda)
strip jack naked n. bir kağıt oyunu
taxi strip n. uçakların hızlandığı pist
tear strip n. bir kutu, kitap ya da paketi açmak için çekip atılan bant
nature strip n. bir evi yol ve diğer binalardan ayırmak için önüne çekilen çim ekilmiş şerit alan
strip bare v. yolmak
strip someone of v. birini bir şeyden mahrum etmek
strip tobacco v. kurutulmuş tütün yapraklarını saplarından koparmak
strip someone of v. birinden bir şeyi almak
strip off v. çıkarmak
strip off v. soymak
strip somebody of his job v. ekmeğini elinden almak
weather strip v. pencere yalıtımı yapmak
strip away v. soyup çıkarmak
strip the skin from (a body or carcass) v. deri yüzmek
weather-strip v. pencere bandı yapıştırmak
(screw) to strip v. boşa dönmek (vida)
strip the buff v. bütün giysilerini çıkarmak
strip the buff v. çırılçıplak soymak
strip down v. soyunmak
strip someone of his/her license v. lisansını almak
strip someone naked v. birini soymak
strip-search someone v. birinin üzerini elbiselerini çıkararak aramak
Phrasals
strip out v. çıkarmak
strip out v. sökmek
strip something away v. aşama aşama bir şeyden kurtulmak
strip someone or something down to something v. birini tamamen soymak
strip down to (something) v. '-e kadar soyunmak (üzerinde sadece iç çamaşırı kalana kadar soyunmak)
strip down to (something) v. tamamen/çırılçıplak soymak
strip down to (something) v. birini vücudunun belli bir kısmına kadar soymak
strip down v. minimum düzeye indirmek/indirgemek
strip down (to) v. striptiz yapmak
strip someone or something down to something v. birini tamamen/çırılçıplak soymak
strip down to (something) v. soymak
strip down v. soyunmak
strip down v. indirgemek
strip down v. en sade düzeye indirgemek
strip down v. soymak
strip down to (something) v. vücudunun belli bir kısmına kadar soyunmak
strip down v. birinin kıyafetlerini çıkarmak
strip down v. soymak
strip down v. sadeleştirmek
strip down v. minimalleştirmek
strip down to (something) v. tamamen/çırılçıplak soyunmak
strip down (to) v. '-e kadar soyunmak (üzerinde yalnızca bazı kıyafetleri kalana kadar soyunmak)
strip someone or something down v. birini üzerinde sadece bir veya birkaç kıyafeti (iç çamaşırı) kalana kadar soymak
strip down to (something) v. '-e kadar soymak (üzerinde sadece iç çamaşırı kalana kadar soymak)
strip down v. sadeleştirmek
strip down (to) v. -e kadar soymak (üzerinde yalnızca bazı kıyafetleri kalana kadar soymak)
strip someone or something down to something v. birini üzerinde sadece bir veya birkaç kıyafeti (iç çamaşırı) kalana kadar soymak
strip someone or something down v. birini tamamen soymak
strip down to (something) v. soyunmak
strip down (to) v. soyunmak
strip someone or something down v. birini tamamen/çırılçıplak soymak
strip something away v. adım adım bir şeyden kurtulmak
strip to (something) v. -e kadar soymak (üzerinde sadece iç çamaşırı/bazı kıyafetleri kalana kadar soymak)
strip to (something) v. vücudunun belli bir kısmına kadar soymak
strip to (something) v. çırılçıplak soymak
strip to something v. tamamen soyunmak
strip to (something) v. soymak
strip to something v. -e kadar soyunmak (üzerinde sadece iç çamaşırı/bazı kıyafetleri kalana kadar soyunmak)
strip to (something) v. tamamen soymak
strip to something v. çırılçıplak soyunmak
strip to something v. vücudunun belli bir kısmına kadar soyunmak
strip to something v. soyunmak
strip in (something) v. (bir şeyi) basmak
strip in (something) v. (bir şeyin) çıktısını almak
strip something in v. satır arasına bir şey eklemek
strip something in v. satır arasına bir şey sokmak
strip in (something) v. (bir şeyi) tab etmek
strip of v. -den mahrum bırakmak
strip someone or something of something v. birinin/bir şeyin bir şeyini elinden almak
strip someone or something of something v. birinin/bir şeyin bir şeyini zorla almak
strip of v. '-i kaybettirmek
strip (someone or something) of (something) v. (birinin/bir şeyin) üzerinden (bir şeyi) çekip çıkartmak
strip someone or something of something v. birinin/bir şeyin bir şeyini çekip almak
strip away v. soymak
strip away v. -den mahrum bırakmak
strip of v. -den yoksun bırakmak
strip someone or something of something v. birinin/bir şeyin bir şeyini çalmak
strip of v. '-i elinden almak
strip away v. -i zorla almak
strip away v. dışını soymak
strip (someone or something) of (something) v. (birinin/bir şeyin) üzerinden (bir şeyi) çıkarmak
strip away v. '-den etmek
strip someone or something of something v. birini/bir şeyi bir şeyinden etmek
strip (someone or something) of (something) v. (birinin/bir şeyin) üzerinden (bir şeyi) söküp atmak
strip away v. '-i elinden almak
strip of v. '-i alıp götürmek
strip for (someone) v. (birine/biri için) striptiz yapmak
strip for (something) v. (bir şey) için giysilerini çıkarmak
strip for (something) v. (bir şey) için soyunmak
Idioms
strip someone of immunity v. birisinin dokunulmazlığını kaldırmak
tear a strip off somebody v. birini azarlamak
tear somebody off a strip v. birini azarlamak
tear somebody off a strip v. birini fena halde haşlamak
tear a strip off somebody v. birini fena halde haşlamak
Trade/Economic
strip location n. ufak bir yerleşim alanındaki halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş mağazalar kümesi
strip-mall n. şerit tipi alışveriş merkezi
strip-mall n. şerit alışveriş merkezi
Politics
gaza strip n. gazze şeridi
death strip n. ölüm şeridi (berlin duvarının gözcü kuleleriyle korunan yüksek güvenlikli geniş bir alanı)
Advertising
strip advertising n. bant reklam
Technical
lock strip n. tesbit şeridi
tarpaulin cover strip n. kanvas örtü şeridi
cowl strip n. kaporta şeridi
key strip n. anahtar şeridi
weld with backing strip n. altlıklı kaynak dikişi
strip footing n. mütemadi temel
profile strip n. profilli çıta
felt strip n. keçe şeridi
strip boarding step n. basamak
power strip n. güç uzatma kablosu
sealing strip n. sızdırmazlık şeridi