Video - Turco Inglés Diccionario

Video

Significados de "Video" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
video n. video
General
video n. video filmi
video n. ekran
video n. video kaset
video n. video
video n. video kaydedici
video adj. video
video N. görüntü kaydı
Technical
video n. görüntü
video n. video
Telecom
video n. görüntü
Television
video n. video

Significados de "Video" en diccionario inglés turco : 16 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
video video n.
General
video videotape n.
video video player n.
video videotape recorder n.
video video tape recorder n.
video flicker n.
video flicker show n.
video video n.
video video adj.
Technical
video video cassette recorder n.
video video n.
Computer
video s-video n.
video movie n.
Electric
video video cassette recorder n.
Television
video video n.
Abbreviation
video vid n.

Significados de "Video" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
video kaydı video recording n.
video filmi video n.
video kaset videocassette n.
video kayıtları video recording n.
google'ın video paylaşım sitesi youtube n.
video kaset videotape n.
video teçhizatı video equipment n.
video kayıt endüstrisi video recording industry n.
dijital video digital video n.
video sanatı video art n.
video teyp video recorder n.
video kaset video n.
video oyunu video game n.
video kanalı video channel n.
video kaseti videocassette n.
en iyi video geri dönüşü best video return n.
sinema video ve müzik eserleri kanunu law about cinema video and music works n.
video amplifikatörü video amplifier n.
kablo şeklinde objektifi olan video kamera video probe n.
video bandı videotape n.
video oynatıcı video player n.
video klibi movie clip n.
video kamera webcam n.
video oyunu videogame n.
video kartı video card n.
video kamera video camera n.
video disk çalıcısı video disk player n.
video iletişimi video communication n.
ısmarlama video video on demand n.
video türü video attribute n.
video grafik video graphics n.
video kodlama video coding n.
video çözünürlük video resolution n.
video ekranı video monitor n.
video yolu video track n.
video detektör video detector n.
video belleği video memory n.
pencere içinde video video in a window n.
video çekimi video shoot n.
ters video inverse video n.
video kayıt cihazı video recording device n.
video kayıt cihazı video recorder n.
operalar-film ve video uyarlamalar operas-film and video adaptations n.
video filmi video production n.
interaktif video sistemleri interactive video systems n.
eğitici video instructive video n.
eğitici video educational video n.
video çalar video player n.
dijital video kayıtları digital videotape records n.
video dükkanı video store n.
video mağazası video store n.
video jokey video jockey (vj) n.
video kiralama mağazası video rental store n.
video kiralama dükkanı video rental store n.
video klip video clip n.
video dansı video dance n.
video kaydı/ görüntüsü video footage n.
video ile öykü anlatan kimse videographer n.
hızla yazılmış video dökümü rush transcript n.
giysiye takılı video bwv camera n.
giysiye takılı video kamerası body worn video camera n.
giysiye takılı video body worn video camera n.
giysiye takılı video kamerası bwv camera n.
video veya ses sinyallerinin düzenlenmemiş formatta doğrudan bir ağ veya stüdyoya genellikle uydu ile iletilmesi backhaul n.
cep tipi video kamera pocket-sized camcorder n.
video jokey jockey n.
video veya bilgisayar oyunları oynama video gaming n.
video sinyallerini manyetik bant veya videodisklere kaydetmek için kullanılan bir elektronik cihaz videorecorder n.
video dosyalarını da oynatabilen bir ipod markası video ipod® n.
(video oyunlarında) çok oyunculu bölümlerde oyuna dahil olacak uygun oyuncuların konumlandırılması matchmaking n.
evde izlemek için önceden kaydedilmiş video kasetleri kiralama veya satma işi home video n.
ailenin video kamerayla çekilmesi home video n.
bir video oyun konsolu markası playstation® n.
pornografik video porno n.
taşınabilir video kayıt cihazı portapack n.
taşınabilir video kayıt cihazı portapak n.
portatif televizyon kamerası ve video teyp kaydedici kombinasyonu portapak n.
portatif televizyon kamerası ve video teyp kaydedici kombinasyonu portapack n.
montajlanmış video hazırlama filmmaking n.
sözlü tarih röportajlarının video kaydı oral history n.
(müzik veya video oynatıcısında) karışık çal özelliği shuffle n.
video klip music video n.
bir serinin (film, kitap, video oyunu) yeni bölümü new installment n.
pusucu (video oyunlarında) camper n.
video editleme video editing n.
canlanma noktasında pusma (video oyunlarında) spawn camping n.
pusmak (çevrimiçi video oyunlarında) camping n.
bağımsız video oyunu indie game n.
kendi canlanma noktasında pusma (video oyunlarında) base camping n.
canlanma noktası (video oyunlarında) spawn point n.
yüksek bütçeli video oyunu aaa (triple-a) game n.
orta bütçeli video oyunu aa (double-a) game n.
(çevrimiçi bir video oyununda) yeteneğe dayalı eşleştirme skill-based matchmaking (sbmm) n.
video denemesi video essay n.
video hazırlama video editing n.
stok video stock video n.
hazır video stock video n.
video kaset video tape n.
video kaydedici video n.
(video oyunlarında) oyunun program desteği ile en hızlı şekilde bitirilişini kaydederken saklama modunu kullanma re-record n.
video oyunları oynamak play video games v.
video çekmek shoot a video v.
video kaydı/ görüntüsü yayınlamak feature video footage v.
video görüntüsüne yer vermek feature video footage v.
video hazırlamak make a video v.
video çekmek make a video v.
video yüklemek upload video v.
(video oyunlarında) kademe atlamak veya bir şey kazanmak için görevi tekrar yapmak grind v.
(rekabetçi bir video oyununda) eli almak clutch a round v.
atıştırmalık (miktarında), okuması/izlemesi kolay ve kısa (makale ya da video) snackable adj.
çok odalı (stereo, video) multiroom adj.
her bir görüntü için yatay çizgilerin yukarıdan aşağıya üst üste bindirildiği (video tarama yöntemi) progressive adj.
yüksek çözünürlüklü video hdv (high definition video) abrev.
Phrasals
(film, video) açmak cue up v.
(kaset, video, plak) çalmaya hazır hale getirmek cue up v.
(yazı, film, video) üzerinde düzeltme yapmak edit in v.
bir görüntüyü yavaş yavaş kaybederek diğer görüntüye geçmek (film, tv video, kitap kurgusunda) dissolve into (something) v.
yayın, film, tv, video akışını kesip araya başka bir şey sokmak cut to (someone or something) v.
(bir şeyde/yerde) kayıt yapmak (video, ses) record in (something) v.
(bir şeyde/yerde) çekmek (video, kayıt) record in (something) v.
(bir şeyde/yerde) kayıt almak (video, ses) record in (something) v.
geri almak (video, ses kaydı) run back v.
geri sarmak (video, ses kaydı) run back v.
başa sarmak (video, ses kaydı) run back v.
(video kurgusunda) görüntüyü kesmek cut away v.
Colloquial
insanların belli bir süre bir manken gibi hareketsiz durup hareketli bir kamera vasıtasyla bu anların filme alındığı bir internet video virali mannequin challenge n.
birinin aldıklarını sosyal medyada tanıttığı video haul video n.
yeni alınan şeylerin gösterilip yorumlandığı video haul video n.
alışverişte alınanların tanıtıldığı video haul video n.
video jokey olarak çalışmak video jock n.
video jokey veejay (vj) n.
video jokeylik yapmak video jock n.
video jokey video jock n.
video blog vblog n.
video günlüğü vblog n.
video blog videoblog n.
video günlüğü videoblog n.
(özellikle çizgi roman, bilim kurgu, video oyunları ve benzeri için) takıntılı kadın hayran fangirl n.
(özellikle çizgi roman, bilim kurgu, video oyunları ve benzeri için) takıntılı kadın hayran fangurl n.
(video) sondaki kapanış sahnesi outro n.
video konferanslarında çok fazla vakit geçirdikten sonra oluşan zihinsel yorgunluk zoom fatigue n.
bir müzik, video koymak pop on v.
bir müzik, video çalmaya/oynatmaya başlamak pop on v.
video jokey olarak çalışmak veejay (vj) v.
video jokeylik yapmak veejay (vj) v.
(video oyunlarında) seviye atlamak ding v.
(video oyunlarında) level atlamak ding v.
(video oyunlarında) bir sonraki tura hazır hale getirmek/hazırlamak ready up v.
(video oyunlarında) bir sonraki tura hazır olmak ready up v.
Idioms
(video oyunlarında) şiddet ve kavgadan hoşlanmayan kişi carebear n.