| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | affidavit n. | yeminli ifade | ||
|
Can you give an affidavit about the incident to the judge? Hakime olayla ilgili bir yeminli ifade verebilir misiniz? More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | affidavit n. | beyanname | ||
|
The Commission's affidavit during the appeal was strictly factual and correct. Komisyon'un temyiz başvurusu sırasındaki beyanı kesinlikle gerçeklere dayanmaktadır ve doğrudur. More Sentences |
||||
| Law | ||||
| Law | affidavit n. | beyanname | ||
|
The Commission's affidavit during the appeal was strictly factual and correct. Komisyon'un temyiz başvurusu sırasındaki beyanı kesinlikle gerçeklere dayanmaktadır ve doğrudur. More Sentences |
||||
| Law | affidavit n. | yeminli ifade | ||
|
Can you give an affidavit about the incident to the judge? Hakime olayla ilgili bir yeminli ifade verebilir misiniz? More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | affidavit n. | taahhüt | ||
| General | affidavit n. | yazılı ifade | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | affidavit n. | noter veya benzeri resmi makamlar önünde verilen yazılı ve yeminli beyan | ||
| Trade/Economic | affidavit n. | yeminli yazılı ifade | ||
| Law | ||||
| Law | affidavit n. | taahhüt | ||
| Law | affidavit n. | yeminli ve yazılı ifade | ||
| Law | affidavit n. | yeminli beyan | ||
| Law | affidavit n. | yazılı ve yeminli ifade | ||
| Law | affidavit n. | yeminli yazılı ifade | ||
| Law | affidavit n. | yemin takriri | ||
| Law | affidavit n. | yeminli belge | ||
| Law | affidavit n. | yemin varakası | ||