anemi - Turco Inglés Diccionario

anemi

Significados de "anemi" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
anemi anaemia n.
Anaemia lowers the amount of oxygen in your blood.
Anemi kanınızdaki oksijen miktarını azaltır.

More Sentences
anemi anemia n.
A deficiency can cause fatigue and anemia.
Eksikliği yorgunluk ve anemiye neden olabilir.

More Sentences
General
anemi anaemia (anemia) N.
Medical
anemi hydraemia n.

Significados de "anemi" con otros términos en diccionario inglés turco: 124 resultado(s)

Turco Inglés
General
primer anemi primary anemia n.
nutrisyonel anemi nutritional anemia n.
normositer anemi normocytic anemia n.
makrositer anemi macrocytic anemia n.
Medical
akrestik anemi achrestic anemia n.
bölgesel anemi ischemia n.
megaloblastik anemi megaloblastic anemia n.
aplastik anemi aplastic anemia n.
herediter hemolitik anemi hereditary hemolytic anemias n.
miyelofitizik anemi myelophthisic anemia n.
nütrisyonel anemi nutritional anemia n.
hemolitik anemi hemolytic anemia n.
idiopatik anemi essential anemia n.
agastrik anemi agastric anemia n.
hipokrom anemi hypochromic anemia n.
pernisiyöz anemi pernicious anemia n.
orak hücreli anemi sickle cell anemia n.
konjenital hemolitik anemi congenital hemolytic anemia n.
kanserin kemik iliğini tutması nedeniyle gelişen anemi myelophthisic anemia n.
yenidoğanda akut anemi newborn acute anemia n.
perl anemi cisimcikleri perl anameia bodies n.
pernisyöz anemi pernicious anemia n.
kronik böbrek yetersizliğine bağlı gelişen anemi anemia associated with chronic renal failure n.
hiperkrom anemi hyperchromic anemia n.
megalositer anemi megalocytic anemia n.
idiopatik anemi idiopathic anemia n.
fizyolojik anemi physiologic anemia n.
eliptositik anemi elliptocytic anemia n.
kronik hemorajik anemi chronic hemorrhagic anemia n.
neonatal anemi neonatal anemia n.
sekonder anemi secondary anemia n.
kötücül anemi malignant anaemia n.
kötücül anemi addison-biermer anaemia n.
kötücül anemi pernicious anemia n.
pernisyöz anemi pernicious anaemia n.
kötücül anemi pernicious anaemia n.
pernisyöz anemi malignant anaemia n.
pernisyöz anemi malignant anemia n.
kötücül anemi malignant anemia n.
pernisyöz anemi addison's anaemia n.
pernisyöz anemi addison-biermer anaemia n.
kötücül anemi addison's anaemia n.
kötücül anemi biermer's anaemia n.
pernisyöz anemi biermer's anaemia n.
iatrojenik anemi iatrogenic anemia n.
orak hücreli anemi sickle cell disease n.
orak hücreli anemi sickle-cell anaemia n.
orak hücreli anemi crescent-cell anemia n.
orak hücreli anemi drepanocytic anaemia n.
orak hücreli anemi drepanocytic anemia n.
orak hücreli anemi crescent-cell anaemia n.
hafif anemi mild anaemia n.
hafif anemi mild anemia n.
orta derecedeki anemi moderate anemia n.
nadir görülen herediter refrakter anemi rare hereditary refractory anemia n.
konjenital diseritropoetik anemi congenital dyserythropoetic anemia n.
derin anemi deep anemia n.
anemi gelişme riski risk of anemia n.
otoimmun hemolitik anemi autoimmune hemolytic anemia n.
orta anemi moderate anemia n.
ağır anemi severe anemia n.
bölgesel anemi ischaemia n.
stabil durumdaki orak hücreli anemi hastası steady state sickle cell anemia patient n.
bazı anemi türlerinin tedavisinde kullanılan rekombinant insan eritropoietini epoetin alfa n.
hemolitik anemi haemolytic anaemia n.
anemi ile ilgili chlorotic n.
genetik geçişli orak hücreli anemi taşıyıcılığı sickle cell trait n.
anemi belirtisi olarak anormal kırmızı kan hücresi oluşumu poikilocyte n.
Pathology
nütrisyonel anemi nutritional anaemia n.
idiyopatik aplastik anemi idiopathic aplastic anaemia n.
skorbütik anemi scorbutic anaemia n.
konjenital diseritropoetik anemi congenital dyserythropoietic anaemia n.
ilaca bağlı aplastik anemi drug-induced aplastic anaemia n.
otoimmün hemolitik anemi autoimm haemolytc anaemia n.
kalıtsal sideroblastik anemi hereditary sideroblastic anaemia n.
refrakter anemi refractory anaemia n.
refrakter anemi refractory anemia n.
homozigot talaseminin ölümcül bir formu olan, hemoglobinin hatalı olarak sentezlenmesinden kaynaklanan kalıtsal anemi hastalığı thalassaemia major n.
hemoglobinin hatalı olarak sentezlenmesinden kaynaklanan kalıtsal anemi hastalığı mediterranean anaemia n.
hemoglobinin hatalı olarak sentezlenmesinden kaynaklanan kalıtsal anemi hastalığı thalassemia n.
hemoglobinin hatalı olarak sentezlenmesinden kaynaklanan kalıtsal anemi hastalığı thalassaemia n.
kemik iliği yetmezliğinden kaynaklanan anemi aplastic anemia n.
aplastik anemi aplastic anaemia n.
kemik iliği yetmezliğinden kaynaklanan anemi aplastic anaemia n.
bakla bitkisini tüketme veya polenlerini solumanın neden olduğu akut bir anemi fabism n.
bakla bitkisini tüketme veya polenlerini solumanın neden olduğu akut bir anemi favism n.
lenf düğümlerinin, dalağın ve karaciğerin progresif büyümesi ve artan anemi ile karakterize edilen, kötü huylu bir lenfom malignant lymphoma n.
lenf düğümlerinin, dalağın ve karaciğerin progresif büyümesi ve artan anemi ile karakterize edilen, kötü huylu bir lenfom hodgkin's n.
lenf düğümlerinin, dalağın ve karaciğerin progresif büyümesi ve artan anemi ile karakterize edilen, kötü huylu bir lenfom hodgkin's lymphom n.
megaloblastik anemi megaloblastic anaemia n.
pernisyöz anemi megaloblastic anaemia n.
kötücül anemi megaloblastic anaemia n.
kanda veya kemik iliğinde megaloblast görülmesi ile karakterize edilen anemi megaloblastic anaemia n.
kandaki çeşitli şekillerdeki elementlerin değişim geçirdiği pernisiyöz anemi metaplastic anemia n.
kandaki çeşitli şekillerdeki elementlerin değişim geçirdiği pernisiyöz anemi metaplastic anaemia n.
eritrosit boyutlarının normalden küçük olduğu anemi türü microcytic anaemia n.
eritrosit boyutlarının normalden küçük olduğu anemi türü microcytic anemia n.
mikrositer anemi microcytic anemia n.
mikrositer anemi microcytic anaemia n.
hipokrom anemi hypochromic anaemia n.
hipoplastik anemi hypoplastic anaemia n.
kemik iliğinin yeteri kadar çalışmamasından kaynaklanıp aplastik anemiye dönüşebilen bir anemi türü hypoplastic anaemia n.
hipoplastik anemi hypoplastic anemia n.
kemik iliğinin yeteri kadar çalışmamasından kaynaklanıp aplastik anemiye dönüşebilen bir anemi türü hypoplastic anemia n.
eritrosit hemoglobin konsantrasyonunda azalmayla karakterize olan anemi hypochromic anaemia n.
hiperkromik anemi hyperchromic anemia n.
korpusküler hemoglobin konsantrasyonu ile karakterize bir anemi hyperchromic anemia n.
hiperkromik anemi hyperchromic anaemia n.
korpusküler hemoglobin konsantrasyonu ile karakterize bir anemi hyperchromic anaemia n.
hipokromik anemi iron-deficiency anemia n.
sideroblastik anemi siderochrestic anaemia n.
sideroblastik anemi sideroblastic anaemia n.
sideroblastik anemi siderochrestic anemia n.
sideroblastik anemi sideroblastic anemia n.
kırmızı kan hücrelerinin normalden daha küçük ve küresel formda olduğu ve genellikle konjenital hemolitik sarılığa eşlik eden ırsi bir anemi spherocytosis n.
Veterinary
atlar arasında bulaşıcı bir anemi swamp fever n.
atlar arasında bulaşıcı bir anemi american surra n.
atlar arasında bulaşıcı bir anemi equine infectious anemia n.
atlar, eşekler ve katırlarda ateş, anemi, depresyon ve kilo kaybına yol açan bir viral hastalık equine infectious anaemia n.
atlarda enfeksiyöz anemi pernicious anemia n.
Biology
kötücül anemi tedavisinde kullanılan bir b vitamini vitamin b12 n.
kötücül anemi tedavisinde kullanılan bir b vitamini antipernicious anemia factor n.
kötücül anemi tedavisinde kullanılan bir b vitamini cyanocobalamin n.
kötücül anemi tedavisinde kullanılan bir b vitamini cobalamin n.