antikor - Turco Inglés Diccionario

antikor

Significados de "antikor" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
antikor antibody n.
The antibody test is the best early warning we have.
Antikor testi elimizdeki en iyi erken uyarı.

More Sentences
Medical
antikor antibody n.
The antibody test is the best early warning we have.
Antikor testi elimizdeki en iyi erken uyarı.

More Sentences
Food Engineering
antikor antibody n.
The antibody test is the best early warning we have.
Antikor testi elimizdeki en iyi erken uyarı.

More Sentences
Medical
antikor immune body n.
Biology
antikor anticorps n.
antikor immunoglobulin n.

Significados de "antikor" con otros términos en diccionario inglés turco: 109 resultado(s)

Turco Inglés
General
antikor üreten madde antigen n.
antikor izotipine ait isotypic adj.
antikor izotipiyle ilgili isotypical adj.
antikor izotipine ait isotypical adj.
antikor izotipiyle ilgili isotypic adj.
Medical
direkt floresan antikor boyama direct fluorescent antibody staining n.
monoklonal antikor monoclonal antibody n.
otoimmünite (kendi dokularındaki antijenlere karşı antikor oluşması) autoimmunity n.
flüoresan antikor tekniği fluorescent antibody technique n.
indirek floresan antikor indirect fluorescent antibody n.
antilenfosit antikor antilymphocyte antibody n.
heterofil antikor testi heterophile anticorps test n.
bir tür antikor klonunun çoğaldığı durum/hastalık monoclonal gammopathy n.
antikor yapımı antibody formation n.
otoimmün (kendi dokularındaki antijenlere karşı antikor oluşması) autoimmune n.
antitimosit antikor antithymocyte antibody n.
tabaka antikor coating antibody n.
antikor üretilmesi için vücuda canlı virüs veya bakterilerin aşılanması active vaccination n.
antikor-toksin bağlayıcılar antibody-toxin conjugates n.
direkt floresan antikor direct fluorescent antibody n.
indirekt floresan antikor indirect fluorescent antibody n.
antinükleer antikor antinuclear antibody n.
antikor aracılı immünite antibody-mediated immunity n.
direkt floresan antikor boyaması direct fluorescent antibody staining n.
antikardiyolipin antikor pozitifliği anticardiolipin antibody positivity n.
antinötrofilik sitoplazmik antikor antineutrophil cytoplasmic antibody n.
iki renkli monoklonal antikor two-colored monoclonal antibody n.
antinötrofil sitoplazmik antikor antineutrophilic cytoplasmic antibody n.
antikor titreleri antibody titers n.
kızamık antikor titreleri measles antibody titers n.
pozitif antikor titresi positive antibody titer n.
tiroid stimüle edici antikor thyroid stimulating antibody n.
antimitokondriyal antikor antimitochondrial antibody n.
heterofil antikor testi monospot test n.
heterofil antikor testi heterofil antikor testi n.
tiroid antikor testi thyroid antibody test n.
antikor eksikliği antibody deficiency n.
antifosfolipit antikor sendromu anti-phospholipid antibody syndrome n.
antikor bağımlı geliştirme antibody dependent enhancement (ADE) n.
insanlaştırılmış antikor humanized antibody n.
edinilmiş antikor acquired antibody n.
edinsel antikor acquired antibody n.
sonradan kazanılmış antikor acquired antibody n.
belirli bir proteini tespit etmek için enzime bağlı antikor veya antijeni kullanan hassas bir bağışıklık testi elisa n.
antikor üretimini stimüle etmek için enjekte edilen immünojen vaccinum n.
tek başına antikor yapımını uyarma niteliği taşımayan, ancak bir proteine bağlandığında bu özelliği göstererek kendisine karşı oluşan antikorla birleşebilen molekül hapten n.
heterofil antikor testi heterophil test n.
heterofil antikor heterophil antibody n.
heterofil antikor heterophile antibody n.
hibrit antikor hybrid antibody n.
kimerik bir monoklonal antikor rituximab n.
(antijen ve antikor) immünfloresan tahlil yöntemi immunoflorescence n.
antijen varlığında antikor üretiminin meydana gelmemesi immunological tolerance n.
antikor kompleksi ve spesifik antijeninin çökelmesi immunoprecipitation n.
özellikle frengi teşhisinde kullanılan, kanda belirli bir antikor veya antijenin olup olmadığını tespit eden serolojik bir test complement-fixation test n.
özellikle frengi teşhisinde kullanılan, kanda belirli bir antikor veya antijenin olup olmadığını tespit eden serolojik bir test complement fixation test n.
poliklonal antikor polyclonal n.
antikor aracılı antibody-mediated adj.
dört bağlanma noktası olan (antikor veya antijen) tetravalent adj.
tek bir tutunma yeri olan (antikor) univalent adj.
heterofil antikor ile ilgili heterophile adj.
birbirine uymayan antijen ve antikor ile ilgili heterologous adj.
antijen-antikor ilişkisiyle ilgili homologous adj.
bloke edici antikor özelliği taşıyan (antikor) hyperimmune adj.
aşırı miktarda antikor içeren (serum) hyperimmune adj.
tek bir bağlanma yeri bulunan (antikor veya antijen) monovalent adj.
çok sayıda antijen bağlama alanı bulunan (antikor) multivalent adj.
birden fazla antikor türü içeren multivalent adj.
çözünmeyen bir madde ile kimyasal olarak birleştirilmiş antikor ve antijenden oluşan (substrat) immunosorbent adj.
Psychology
antikor negatif antibody negative n.
antikor pozitif antibody positive n.
Physiology
frengi hastalarının kanında oluşan, kan testlerinde tespit edilen antikor türü reagin n.
alerjene karşı oluşturulan ve doku hücrelerine bağlanan antikor türü reagin n.
bakteriyel hücrelerle birleştiğinde hücrelerin parçalanmasına neden olarak onları yok eden bir antikor bacteriolysin n.
toksini etkisiz hale getiren antikor antitoxin n.
büyük miktarda antikor üretimi ile karakterize edilen antijenik uyarılmaya verilen (yanıt) anamnestic adj.
Pathology
(antijen veya antikor) tek yönlü faaliyet gösteren specific adj.
Pharmaceutics
kanser tedavisinde kullanılan bir tür monoklonal antikor cetuximab n.
crohn hastalığı ve eklem iltihabının tedavisinde kullanılan bir monoklonal antikor infliximab n.
crohn hastalığı ve eklem iltihabının tedavisinde kullanılan bir monoklonal antikor remicade® n.
bazı meme kanseri ve mide kanseri türlerini tedavi etmekte intravenöz verilen insanlaştırılmış monoklonal antikor trastuzumab n.
immünoglobüline özgü antikor içeren serum antiglobulin n.
meme kanseri tedavisinde tümör büyümesini hızlandıran proteini inhibe etmek için kullanılan bir monoklonal antikor herceptin® n.
şiddetli astımın tedavisinde deri altına uygulanan insanlaştırılmış monoklonal bir antikor omalizumab n.
Chemistry
anafilaksi ürettiği düşünülen bir antikor anaphylactin n.
anafilaksi ürettiği düşünülen bir antikor sensibilisin n.
Biology
asetilkolin alıcı antikor acetylcholine receptor antibody n.
üremeyi durduran antikor ablastin n.
tanıyıcı antikor revelation antibody n.
belirli bir antijenden yoksun bireyin sistemine alloantijen sokulmasından sonra üretilen antikor alloantibody n.
başka bir antikoru tanıyarak ona bağlanan antikor anti-antibody n.
antijenlere özgü antikor içeren insan veya hayvan serumu antiserums n.
monoklonal antikor monoclonal n.
rh faktörü tarafından üretilen antikor rh antibody (rhesus factor antibody) n.
antikor moleküllerinde bulunan epitoplar idiotope n.
kan serumunun antikor içeren bölümü immunoglobulin n.
türün tüm bireylerinde görülen fizikokimyasal ve antijenik özelliklerin belirlediği antikor kategorisi isotype n.
(antikor üreterek) antikorun antijen molekülünün yüzeyinde bağlandığı bölgeye yanıt verebilen competent adj.
(antikor yanıtı) çok sayıda antikor içeren polytypic adj.
Biochemistry
vücuda girince antikor üretimini tetikleyen maddeler antigens n.
kanser tedavisinde kullanılan bir antikor bevacizumab n.
bloke edici antikor univalent antibody n.
inkomplet antikor incomplete antibody n.
bloke edici antikor blocking antibody n.
antijen-antikor kompleksi yoluyla gerçekleşen kompleman aktivasyonu classical pathway n.
kan serumunda bulunup istilacı mikroorganizmalara ve diğer antijenlere tutunarak onları fagositlere karşı daha savunmasız hale getiren bir antikor opsonin n.
kan serumundaki antikorlarla birlikte bakteri, yabancı kan hücreleri ve diğer antijenleri yok eden termolabil maddelerinin antijen-antikor çiftlerine bağlanması complement fixation n.
(birey) antikor üretmek seroconvert v.
çoğu insanın alyuvarında bulunan ve antikor üretimine sebep olan bir madde rh (rhesus) abrev.