be all - Turco Inglés Diccionario

be all

Significados de "be all" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
be all v. demek
be all v. söylemek

Significados de "be all" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
be left all by oneself v. ortalıkta kalmak
be all skin and bones v. kaburgaları çıkmak
be all skin and bone v. kemikleri sayılmak
be all right v. iyi olmak
be all right v. uygun olmak
be all ears v. dikkatle dinlemek
be all right v. zarara uğramamış olmak
be all ears v. dikkat kesilmek
be all keyed up v. çok heyecanlı olmak
be up all night v. sabahlamak
be all ears v. kulak kesilmek
be all square on the accounts v. alıp vereceği olmamak
be all right v. fena olmamak
be all eyes v. gözünü dört açmak
be all smiles v. ağzı dört köşe olmak
be all of a tremble v. zangır zangır titremek
be all keyed up v. endişe içinde olmak
be all ears v. can kulağı ile dinlemek
be on all fours v. domalmak
be all in a fluster v. çırpınmak
be all alone v. yapayalnız olmak
be all up v. hapı yutmak
be all up v. ayvayı yemek
be all important v. hayati önem taşımak
be all important v. hayati önemde olmak
be all at sea v. şaşırmak
be all skin and bones v. kadidi çıkmak
be all at sea v. afallamak
be all skin and bones v. bir deri bir kemik olmak
be all for v. -e taraftar olmak
be all broken up over v. -den çok üzgün olmak
be all for v. -i candan desteklemek
be all-important v. hayati önemde olmak
be all-important v. hayati önem taşımak
be all together v. bir arada bulunmak
death (be) all around v. ölüm kol gezmek
be all beat up v. bitip tükenmek
be all beat up v. çok yorulmak
be all beat up v. yorgun olmak
could not be saved despite all medical efforts v. yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamak
could not be saved despite all the efforts deployed by v. yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamak
despite all efforts can not be saved v. tüm çabalara rağmen kurtarılamamak
be at all-time high v. tüm zamanların en yüksek seviyesinde seyretmek
be all of one mind about v. aynı fikirde olmak
be all of one mind about v. hemfikir olmak
be all set to tell something v. kendini bir şey söylemeye hazırlamak
be at an all-time low v. en düşük seviyesinde olmak
be all over the news v. tüm haberlerde olmak
be on the computer all day v. bütün gün bilgisayarda olmak
be on the computer all day v. bütün gün bilgisayar/bilgisayarın başında olmak
be on the computer all day v. bütün gün bilgisayarda takılmak
be found guilty on all charges v. tüm suçlamalardan suçlu bulunmak
be known all over the world v. bütün dünyada bilinmek
Phrasals
be all in v. tükenmek
be all in v. mahvolmak
be all in v. yorgunluktan bitip tükenmek
be all in v. çok yorulmuş olmak
Colloquial
be all over v. yoğun biçimde eleştirmek
be all over v. sert biçimde azarlamak
be all over v. sözlü olarak sataşmak
be all up on someone v. üzerine atlamak
be all sweaty v. kan ter içinde olmak/kalmak
be all business v. işinde çok ciddi olmak
be all business v. işini çok ciddiye almak
be all set for v. bir şeye hazır olmak
be all riled up v. kızmak
be all riled up v. sinirlenmek
be all riled up v. heyecan yapmak
be all riled up v. sinir yapmak
be all riled up v. gıcık olmak
be all riled up v. siniri oynamak
be all for something/for doing something v. (bir şeyi) yapmak için tüm gücüyle çabalamak
be all for something/for doing something v. (bir şeyi) yapacağına canı gönülden inanmak
be as (something) as all get-out v. inanamayacağın kadar (sıcak, hızlı) olmak
be all very well v. iyi güzel olmak
be all very well v. iyi hoş olmak
be as (something) as all get-out v. son derece (sıcak, hızlı) olmak
be as (something) as all get-out v. düşünebileceğinden daha (sıcak, hızlı) olmak
be all over somebody v. birinin peşinden ayrılmamak
be (all) out for something v. bir amaç uğruna çalışmak
be all that [us] v. başarılı olmak
be all over (one) v. öpüşüp koklaşmak
be all (the) one (to someone) v. (birisi için) önemsiz olmak
not be all day v. çok sürmemek
be (all) out to do something v. bir şeyi yapmayı çok istemek
be (all) for (someone or something) v. (birini ya da bir şeyi) desteklemek
be all over (one) v. (birinin) canına okumak
be all that [us] v. çekici olmak
be all that [us] v. becerikli olmak
be all over (one) v. (birini) paylamak
be (all) for (someone or something) v. (birine veya bir şeye tam) destek vermek
be (all) out to do something v. bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
be (all) shot to hell v. (plan) suya düşmek
be (all) shot to hell v. kötü durumda olmak
be all over (one) v. (birinin) dibinden ayrılmamak
be all one to v. biri için önemli olmamak
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı çok istemek
be all over (one) v. (birinin) üstüne gitmek
be all over somebody v. birine yazıp durmak
be all over somebody v. birine yürümek
be all over (one) v. (spor) rakibe geçit vermemek
be (all) shot to hell v. (bir plan ya da fikir) ters gitmek
be all about (someone, something, or oneself) v. (birini ya da bir şeyi) yeğlemek
be all one to v. … olsun da ne olursa olsun
be all one to v. biri için hepsi bir olmak
be all over (one) v. (birini) haşlamak
be all over (one) v. (birinin) ensesinde boza pişirmek
be all about (someone, something, or oneself) v. tamamen kendisiyle ilgilenmek
be all over (one) v. (birini) azarlamak
be all over somebody v. birinin dibinden ayrılmamak
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
be all about somebody/something v. birisi ya da bir konu hakkında olmak
be all (the) one (to someone) v. (birisi için) fark yaratmamak
be (all) out to (do something) v. (bir şeyi yapmayı) istemek ya da tasarlamak
be all about (someone, something, or oneself) v. (birine, bir konuya) odaklanmak
be (all) out to (do something) v. (bir şeyi yapmayı çok) istemek
be all over (one) v. yiyişmek
be all somebody can/could do (not) to do something v. elinden bir tek bir şeyi yapmak ya da yapmamak gelmek
be all about (someone, something, or oneself) v. (biri, bir şey ya da kendi) hakkında olmak
be (all) out to do something v. bir amaç uğruna çalışmak
not be all day v. bütün günü almamak
be all about (someone, something, or oneself) v. kendiyle meşgul olmak
be all over (one) v. (spor) rakibe alan bırakmamak
be all over (one) v. (birine) yürümek
be all that [us] v. etkileyici olmak
be all (one) could do (not) to (do something) v. elinden bir tek (bir şeyi yapmak ya da yapmamak) gelmek
be all over (one) v. (birinin) peşinden ayrılmamak
not be all day v. çok sürmez
be all that [us] v. etkileyici olmak
be (all) out to (do something) v. (bir amaç) uğruna çalışmak
be all over (one) v. (birine) yazıp durmak
not be all day v. bütün gün sürmemek
be (all) shot to hell v. boku yemiş durumda olmak
be all that [us] v. üstün nitelikli olmak
be (all) shot (to pieces) v. paramparça olmak
be (all) shot (to pieces) v. bozulmak
be (all) shot (to pieces) v. harap olmak
be (all) shot (to pieces) v. mahvolmak
be (all) shot (to pieces) v. yıkılmak
be all in v. (pokerde) rest çekmek
be all dressed up with nowhere to go v. giyinip kuşanıp gidecek yeri olmamak
be all dressed up with nowhere to go v. hazırlandığı etkinlik gerçekleşmemek
be all dressed up with no place to go v. giyinip kuşanıp gidecek yeri olmamak
be all in v. tükenmek
be all dressed up with no place to go v. hazır şekilde ortada kalmak
be all in v. mahvolmak
be all in v. yorgunluktan bitip tükenmek
be all dressed up with nowhere to go v. bir şey için hazırlanıp gidememek
be all dressed up with no place to go v. hazırlandığı etkinlik gerçekleşmemek
be all dressed up with no place to go v. giyinip kuşanıp ortada kalmak