birinin gözüne girmek - Turco Inglés Diccionario

birinin gözüne girmek

Significados de "birinin gözüne girmek" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
General
birinin gözüne girmek get on someone's good side v.
birinin gözüne girmek ingratiate oneself with someone v.
Idioms
birinin gözüne girmek be in someone's good book v.
birinin gözüne girmek find favor with someone v.
birinin gözüne girmek be in the good book of someone v.
birinin gözüne girmek get on the good side of someone v.
birinin gözüne girmek get in the good graces of somebody v.
birinin gözüne girmek win one's spurs v.
birinin gözüne girmek keep in good with someone v.
birinin gözüne girmek get in someone's good graces v.
birinin gözüne girmek be in the good graces of somebody v.
birinin gözüne girmek be in someone's good graces v.
birinin gözüne girmek be in somebody’s good books v.
birinin gözüne girmek get into somebody’s good books v.
birinin gözüne girmek be in someone's good graces v.
birinin gözüne girmek be in somebody's good graces v.
birinin gözüne girmek be in somebody's good books v.
birinin gözüne girmek get into somebody's good books v.
birinin gözüne girmek get/keep on the right side of somebody v.
birinin gözüne girmek have somebody's ear v.
birinin gözüne girmek have the ear of somebody v.

Significados de "birinin gözüne girmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 17 resultado(s)

Turco Inglés
Idioms
(birinin) gözüne girmek curry favor with (one) v.
The chief clerk is not a hardworking man, but gets ahead rapidly because he knows how to curry favor with his superiors.
Başkatip çalışkan bir adam değildir, ancak üstlerinin gözüne girmeyi bildiği için hızla yükseliyor.

More Sentences
General
(birinin) yeniden gözüne girmek reingratiate v.
Phrasals
(birinin/bir şeyin) gözüne girmek/girmeye çalışmak ingratiate (oneself) into (something) v.
Idioms
(birinin) gözüne girmek make a hit with v.
(birinin) gözüne girmek be on (one's) right side v.
(birinin) gözüne girmek be in (one's) favor v.
(birinin) gözüne girmek be in (one's) good books v.
(birinin) gözüne girmek be in (one's) good graces v.
(birinin) gözüne girmek be in good odour (with somebody) v.
(birinin) gözüne girmek find favor with (one) v.
(birinin) gözüne girmek get into (one's) favor v.
(birinin) gözüne girmek get in (one's) good graces v.
(birinin) gözüne girmek get into (one's) good graces v.
(birinin) gözüne girmek keep in good with (one) v.
(birinin/bir şeyin) gözüne girmek make a hit with (someone or something) v.
(birinin) gözüne girmek make points (with someone) v.
Archaic
(birinin) gözüne girmek insinuate v.