blues - Turco Inglés Diccionario

blues

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blues — Definition

Significado:
blues müziği, hüzün
Pronunciación (IPA):
(AmE /bluːz/ – BrE /bluːz/)
Categoría gramatical:
İsim: blues (uncountable / plural-form)

Significados de "blues" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blues n. hüzün
General
blues n. blues
Blues modes have been used throughout its recorded history.
Blues modları kayıtlı tarihi boyunca kullanılmıştır.

More Sentences
blues n. caz
This is a classic blues riff.
Bu klasik bir caz akoru.

More Sentences
blues n. bunalım
blues n. efkar
blues n. keder
blues n. mavi işçi üniforması
blues n. sirk çadırının en uzak uçlarında yer alan, maviye boyanmış, rezervesiz koltuklar
blues N. blues müziği
Computer
blues n. maviler
Military
blues n. (özellikle abd ordusuna ait) mavi üniforma
blues n. abd ordusu tarafından giyilen çeşitli mavi üniformalar
Music
blues n. amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı
Slang
blues n. hapishane kıyafetleri

Significados de "blues" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
blues blues n.
Blues modes have been used throughout its recorded history.
Blues modları kayıtlı tarihi boyunca kullanılmıştır.

More Sentences

Significados de "blues" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Inglés Turco
General
the blues n. can sıkıntısı
the blues n. hüzün
rhythm and blues n. ritim ve blues
the blues n. efkar
winter blues n. kış depresyonu
sunday night blues n. pazar sendromu
sunday blues n. pazar sendromu
the blues n. depresyon
dress blues n. resmi etkinliklerde giyilen üniforma
have the blues v. hüzünlü olmak
have the blues v. kederli olmak
have the blues v. efkar basmak
Colloquial
monday blues n. pazartesi bunalımı
monday blues n. pazartesi sendromu
blues and twos [uk] n. ambulans ya da polis aracı gibi acil servis araçları
blues and twos [uk] n. maviler ve ikiler
blues and twos [uk] n. çakarlı ve sirenli acil durum aracı
Idioms
the baby blues n. doğum sonrası depresyonu
blues and twos n. acil servis araçlarının siren ve çakar ışıkları
baby blues n. bebek mavisi göz
baby blues n. doğum sonrası depresyonu
baby blues n. açık mavi renkli göz
get the blues v. morali bozulmak
have the blues v. efkar basmak
sing the blues v. şikayet etmek
cry the blues v. blues söylemek
cry the blues v. duygu sömürüsü yapmak
cry the blues v. blues müzik yapmak
cry the blues v. başkalarının ilgisini çekmek için sızlanmak
cry the blues v. mağduru oynamak
cry the blues v. ağlaşmak
cry the blues v. yakınmak
cry the blues v. blues yapmak
cry the blues v. şikayet etmek
cry the blues v. dert yanmak
cry the blues v. blues çalmak
Medical
baby blues n. annelik hüznü
maternity blues n. annelik hüznü
maternity baby blues n. annelik hüznü
baby blues n. lohusalık hüznü
maternity blues n. lohusalık hüznü
postpartum blues n. lohusalık hüznü
baby blues n. doğum sonrası lohusalık depresyonu.
maternity blues n. doğum sonrası lohusalık depresyonu.
postpartum blues n. doğum sonrası lohusalık depresyonu.
Psychology
vacation blues n. tatil sonrası bunalımı
holiday blues n. tatil sonrası bunalımı
post-vacation blues (us) n. tatil sonrası bunalımı
post-holidays blues (uk) n. tatil sonrası bunalımı
Music
the blues n. bir çeşit caz müziği
rhythm and blues (r&b) n. rnb
rhythm and blues (rnb) n. rnb
rhythm and blues (r&b) n. ritim ve blues
rhythm and blues (rnb) n. ritim ve blues
urban blues n. kentsel blues
urban blues n. genellikle bir grubun eşlik ettiği blues çeşidi
blues-rock n. blues ve rock müziğin sentezi olan bir müzik tarzı
rhythm and blues musician n. blues ve caz müzik sanatçısı
rhythm and blues musician n. r&b sanatçısı
rhythm and blues n. blues ve caz müzik kombinasyonundan oluşan bir müzik türü
classic blues n. kadın şarkıcıların icra ettiği bir blues türü
classic blues n. klasik blues
delta blues n. mississippi deltası'nda ortaya çıkan bir blues türü
city blues n. caz
country blues n. bir blues müzik türü
swamp blues n. louisiana'da ortaya çıkmış yavaş bir blues tarzı