bulutlar - Turco Inglés Diccionario

bulutlar

Significados de "bulutlar" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
bulutlar clouds n.
And I say this because dark clouds are appearing on the horizon.
Bunu söylüyorum çünkü ufukta kara bulutlar beliriyor.

More Sentences

Significados de "bulutlar" con otros términos en diccionario inglés turco: 47 resultado(s)

Turco Inglés
General
sigara dumanı gibi yükselen bulutlar billowing clouds n.
yağmur yüklü bulutlar rain-bearing clouds n.
yağmur yüklü bulutlar rain-laden clouds n.
yağmur taşıyan bulutlar rain-bearing clouds n.
yağmur taşıyan bulutlar rain-laden clouds n.
kara bulutlar brewing n.
bulutlar kaplamak cloud up v.
bulutlar kaplamak cloud over v.
bulutlar kaplamak overcloud v.
bulutlar ile çevrelenen subnuvolar adj.
bulutlar tarafından örtülen subnuvolar adj.
bulutlar ile kapanan subnuvolar adj.
Phrasals
(sis, bulutlar) dağılmak clear off v.
(bulutlar, sis) dağılmak clear up v.
Idioms
ufuktaki kara bulutlar dark clouds on the horizon n.
üzerinde kara bulutlar olma a cloud hangs over (someone or something) n.
üzerinde kara bulutlar dolaşma a cloud hangs over (someone or something) n.
birinin/bir şeyin üzerinde kara bulutlar dolaşmak a cloud hangs over somebody/something n.
birinin/bir şeyin üzerinde kara bulutlar olmak a cloud hangs over somebody/something n.
ufuktaki kara bulutlar dark cloud on the horizon n.
kara bulutlar storm clouds n.
(bir şeyin ya da birinin) üzerinde kara bulutlar dolaşmak a cloud hangs over (someone or something) v.
ufukta kara bulutlar belirmek (olumsuz bazı durumların yaşanacığını gösterir) clouds on the horizon expr.
ufukta kara bulutlar belirmek (olumsuz bazı durumların yaşanacığını gösterir) dark clouds on the horizon expr.
üstünde kara bulutlar dolaşma the black ox has trod upon (one's) foot [obsolete] expr.
üstüne kara bulutlar çökme the black ox has trod upon (one's) foot [obsolete] expr.
ufukta kara bulutlar var/görünüyor there are clouds on the horizon expr.
Aeronautic
yüksek bulutlar high clouds n.
küme bulutlar heap clouds n.
hava aracının yüksek rakımda bulutlar arasında yarattığı iz distrail n.
Astronomy
bulutlar denizi mare nubium (sea of clouds) n.
Geography
uçuşan bulutlar wrack n.
Meteorology
dalgalı bulutlar billow clouds n.
yüksek bulutlar high clouds n.
mercek bulutlar lenticular cloud n.
orta bulutlar middle clouds n.
basamak bulutlar echolon clouds n.
tabaka bulutlar layer clouds n.
alçak bulutlar low clouds n.
tepeli bulutlar heap clouds n.
sedef bulutlar nacreous clouds n.
kademeli bulutlar echelon clouds n.
alkım bulutlar iridescent clouds n.
sedef renkli bulutlar iridescent clouds n.
sedef bulutlar mother-of-pearl clouds n.
gökyüzündeki zıt iki noktayı birbirine bağlayan bulutlar ark n.
kutuplarda karın üzerini kaplayan bulutlar nedeniyle her yerin beyaz göründüğü hava durumu whiteout n.