buzul - Turco Inglés Diccionario

buzul

Significados de "buzul" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
buzul glacier n.
Melting glaciers is a severe issue for our world.
Buzulların erimesi dünyamız açısından ciddi bir sorundur.

More Sentences
General
buzul icecap n.
The polar icecaps have shrunk by 25% in the last three years.
Kutup buzulları son üç yılda %25 oranında küçülmüştür.

More Sentences
buzul ice cap n.
The Andean ice caps are in danger of disappearing altogether.
And buzulları tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

More Sentences
buzul glacial adj.
The lakes in the mountain are of glacial origin.
Dağdaki göller buzul kökenlidir.

More Sentences
Geography
buzul glacier n.
Melting glaciers is a severe issue for our world.
Buzulların erimesi dünyamız açısından ciddi bir sorundur.

More Sentences
Meteorology
buzul glacier n.
Melting glaciers is a severe issue for our world.
Buzulların erimesi dünyamız açısından ciddi bir sorundur.

More Sentences
General
buzul ice n.
Geography
buzul glacial period n.
buzul iceblink n.
Meteorology
buzul iceberg n.

Significados de "buzul" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
buzul dönemi glacial period n.
küçük buzul growler n.
iç buzul continental glacier n.
buzul çağı ice age n.
buzul tortusu till n.
buzul çakılı boulder gravel n.
buzul akışı glacier flow n.
buzul dili glacier tongue n.
buzul toprağı glacial soil n.
buzul buzu glacier ice n.
buzul taş ve toprağı moraine n.
buzul çağı pleistocene n.
buzul çağı glacial epoch n.
buzul çağı pleistocene epoch n.
(özellikle iskandinav bölgelerinde) buzul brae n.
buzul alan icescape n.
buzul alan fotoğrafı icescape n.
buzul kütlesi ice field n.
buzul oluk dorr n.
(buzul dönemde) alt dönem stadial n.
buzul sonrası post-glacial adj.
kuzey amerika buzul çağında ikinci buzul arasına ait yarmouth adj.
buzul dokusu olmayan deglaciated adj.
(su, buzul ile) akıp gitmiş scoured adj.
(su, buzul ile) temizlenmiş scoured adj.
(su, buzul ile) oyulmuş scoured adj.
buzul hızında glacially adv.
Technical
akarsu ve buzul kökenli zemin soil of fluvioglacial origin n.
buzul bilim glaciology n.
buzul kar névé n.
buzul kar firn n.
buzul buzu glacier ice n.
Anatomy
özellikle buzul aşındırması sonucu oluşmuş tepelere sahip mamillated adj.
Biology
buzlu sularda ve erimiş buzul sularında yaşayan plankton cryoplankton n.
Marine Biology
buzul balinası north atlantic right whale (eubalaena glacialis) n.
buzul balinası northern right whale (eubalaena glacialis) n.
buzul balinası northern atlantic right whale (eubalaena glacialis) n.
Astronomy
mars'ta yer alan buzul kuşağı polar cap n.
Zoology
buzul kuşu glacier bird n.
History
buzul çağı ice age n.
buzul dönemi ice age n.
buzul devri the ice age n.
buzul dönemi glacial epoch n.
buzul çağı glacial period n.
buzul çağı insanı glacial man n.
buzul devri ice age n.
buzul çağı the ice age n.
1645 ve 1715 yılları arasında yaşanan, güneş lekesi etkinliğinde olağandışı bir düşüşün meydana geldiği ve küçük buzul çağı'nın en soğuk olan orta evresine denk gelen döneme verilen ad maunder minimum n.
Environment
buzul genleşmesi icing accretion n.
günz buzul devri günz glacial stage n.
buzul çağı sonrası yaş postglacial age n.
buzul veya rüzgar aşındırması planation n.
(buzul) önceden geri çekilmiş olduğu bir bölgeye yeniden ilerlemek readvance v.
Geography
buzul kökenli zemin soil of glacial origin n.
buzul çatlağı crevice n.
buzul bilimi glaciology n.
buzul ovası outwash plain n.
buzul ovası glacial outwash n.
buzul yarığı crevasse n.
buzul çökeltileri glacial deposits n.
buzul çökelleri till n.
buzul gölü glacial lake n.
buzul devri glacial period n.
buzul artığı outwash n.
buzul sonrası göl postglacial lake n.
buzul çağı glacial epoch n.
buzul devri ice age n.
buzul eksilmesi ablation n.
buzul çizikleri glacial striae n.
buzul çağdan kalma glacial relict n.
buzul kuşağı cryal zone n.
buzul çağı glacial period n.
buzul tarfından oluşturulan erozyon izi glacial scar n.
buzul erozyonu glacial erosion n.
buzul arazi şekilleri glacial landform n.
buzul jeolojisi glacial geology n.
buzul öncesi kumu preglacial sand n.
buzul birikintisi glacial till n.
buzul alanı cryal zone n.
buzul molozlar glacial boulders n.
buzul salınım glacial oscillation n.
buzul aşındırması glacial erosion n.
buzul toprağı glacial till n.
buzul çanağı glacial basin n.
buzul çevresi periglacial n.
asılı buzul hanging glacier n.
buzul koyağı u valley n.
buzul koyağı trough valley n.
buzul sonrası çağ postglacial age n.
akarsu-buzul birikintileri fluvioglacial deposits n.
buzul-akarsu birikintileri glaciofluvial deposits n.
buzul koyağı u-shaped valley n.
buzul devri glacial n.
buzul iklimi glacial climate n.
buzul iklim glacial climate n.
buzul erimesi glacial melting n.
buzul gölü glacier lagoon n.
buzul döneminde kısa süreli daha ılıman geçen dönem interstadial n.
özellikle bir buzul tarafından oluşturulmuş, küçük dağ gölü tairn n.
özellikle bir buzul tarafından oluşturulmuş, küçük dağ gölü tarn n.
(akarsu, buzul, vb.) rejimi regimen n.
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde yer alan buzul gölü lake canandaigua n.
new york'un merkezinde, finger gölleri'nin en büyüğü olan buzul gölü lake seneca n.
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde bulunan buzul gölü lake keuka n.
new york'un merkezinde, finger göller bölgesi'nde yer alan ve bu göllerin en uzunu olan buzul gölü lake cayuga n.
buzul üzerindeki nevenin alt sınırını işaret eden çizgi veya bölge névé line n.
buzul koyağı through valley n.
denize kadar uzanan ve genellikle buzdağlarına bölünen buzul tidewater glacier n.
yüksek bir vadiden aşağı doğru hareket eden buzul alpine glacier n.
yüksek bir vadiden aşağı doğru hareket eden buzul alpine type of glacier n.
buzul moreninin önünde biriken kum ve çakılla kaplı alan apron n.
antartika'da bir buzul zephyr n.
izlanda'nın güneyinde yer alan aktif bir volkanın tepesindeki buzul eyjafjallajökull n.
yüzmeyip kıyıya bitişik olan buzul arazi land ice n.
izlanda'da büyük bir buzul vatnajökull n.
buzul ovasından yükselen uçurum headwall n.
buzul ovasından yükselen uçurum head wall n.
kuzey kutbu'nda meydana gelen buzul çarpışmalarında buzdan tepeler oluşması hummocking n.
alaska'da bir buzul muir glacier n.
bir bölgenin buzul özellikleri glaciology n.
pleistosen çağındaki dört buzul döneminin ilki günz n.
buzul kütlesi icefield n.
buzul başlığı ice cap n.
buzul erimesi ice-out n.
buzul duvarı ice foot n.
(buzul veya buzdağından) buz düşmesi icefall n.
(abd'de) buzul birikintisi içermeyen bölge driftless area n.
new york'un batı-merkezinde bulunan bir buzul göl grubu finger lakes n.
new york'un merkezinde, finger gölleri'nin en büyüğü olan buzul gölü seneca lake n.
buzul ve moren arasındaki çöküntü fosse n.
kuzey veya güney dairesi yakınlarında yer alan buzul polar glacier n.
(dalgalı buzul moreninde) sığ çöküntü swale n.
buzul sonrası sıcak ve kurak iklim dönemine ait veya ilgili xerothermic adj.
özellikle buzul aşındırması sonucu oluşmuş tepelere sahip mamillated adj.
özellikle buzul aşındırması sonucu oluşmuş tepelere sahip mamillate adj.
özellikle buzul aşındırması sonucu oluşmuş tepelere sahip mammillated adj.
özellikle buzul aşındırması sonucu oluşmuş tepelere sahip mammillate adj.
buzul kıyısında olan (bölge) periglacial adj.
buzul kıyısı bölgelere ait veya ilgili periglacial adj.
buzul yüzeyine ait superglacial adj.
buzul yüzeyinde bulunduğu düşünülen superglacial adj.
buzul yüzeyine özgü superglacial adj.
buzul yüzeyinde bulunan superglacial adj.
buzul yüzeyi ile ilgili superglacial adj.
buzul yüzeyinde geliştiği düşünülen superglacial adj.
eski buzul oluşumunu içeren palaeocrystic adj.
eski buzul oluşumunu kapsayan palaeocrystic adj.
Meteorology
buzul çağı arası interglacial phase n.
buzul rüzgarı glacier wind n.
buzul aşaması glacial phase n.