cüruf - Turco Inglés Diccionario

cüruf

Significados de "cüruf" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
cüruf clinker n.
Clean the stove from clinkers weekly.
Sobayı haftada bir kez cüruflardan temizleyin.

More Sentences
cüruf slag n.
The majority of mineral wool in the United States is actually slag wool.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mineral yünün çoğunluğu aslında cüruf yünüdür.

More Sentences
General
cüruf dross n.
The factory produced dross as a byproduct of its manufacturing process.
Fabrika, üretim sürecinin bir yan ürünü olarak cüruf üretiyordu.

More Sentences
cüruf clinker n.
Clean the stove from clinkers weekly.
Sobayı haftada bir kez cüruflardan temizleyin.

More Sentences
Technical
cüruf clinker n.
Clean the stove from clinkers weekly.
Sobayı haftada bir kez cüruflardan temizleyin.

More Sentences
cüruf slag n.
The majority of mineral wool in the United States is actually slag wool.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mineral yünün çoğunluğu aslında cüruf yünüdür.

More Sentences
Construction
cüruf slag n.
The majority of mineral wool in the United States is actually slag wool.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mineral yünün çoğunluğu aslında cüruf yünüdür.

More Sentences
Automotive
cüruf slag n.
The majority of mineral wool in the United States is actually slag wool.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mineral yünün çoğunluğu aslında cüruf yünüdür.

More Sentences
General
cüruf sprue n.
cüruf sullage n.
cüruf cinders n.
cüruf scoria n.
cüruf cinder n.
cüruf shruff n.
cüruf skun n.
cüruf srim n.
Technical
cüruf cinder n.
cüruf spatter n.
cüruf sinter n.
cüruf scoria n.
cüruf scar n.
Construction
cüruf cinder n.
cüruf flux n.
cüruf klinker n.
Railway
cüruf cinder n.
Food Engineering
cüruf cinder n.
Chemistry
cüruf scum n.
Meteorology
cüruf breeze n.
Geology
cüruf cinder n.
cüruf cinders n.
Metallurgy
cüruf skimmings n.

Significados de "cüruf" con otros términos en diccionario inglés turco: 101 resultado(s)

Turco Inglés
General
cüruf briketi cinder block n.
cüruf deliği taphole n.
cüruf torbası scum bag n.
cüruf parçası clinker n.
tuğla çöpü, cüruf, moloz gibi malzemelerle oluşturulan taban hardcore [uk] n.
tuğla çöpü, cüruf, moloz gibi malzemelerle oluşturulan taban hard-core n.
cüruf parçası dander [dialect] [uk] n.
kalsine olmuş cüruf dander [dialect] [uk] n.
ısı veya buhar oluşumunu azaltmak için (fırındaki ateşi) nemli kömür, kül veya cüruf ile kapatmak damp v.
(üzerine) cüruf saçmak cinder v.
cüruf haline getirilmiş slagged adj.
cüruf ile ilişkili drossy adj.
Industry
erimiş metal üzerinde biriken cüruf sull n.
Technical
kalkerli cüruf calcareous sinter n.
bazik cüruf basic slag n.
metal yüzünde oluşan cüruf dross n.
elektro cüruf ergitme electro slag remelting n.
cüruf kıskacı clinker tongs n.
cüruf çimentosu slag cement n.
cüruf yığını spoil bank n.
cüruf yaması cinder patch n.
cüruf keki caked slag n.
cüruf tezeği caked slag n.
cüruf yünü slag wool n.
volkanik cüruf scoria n.
tane cüruf granulated blast-furnace slag n.
granüle cüruf granulated blast-furnace slag n.
cüruf kepçesi bucket for slag n.
cüruf kepçesi slag bucket n.
yüksek fırın cüruf çimentosu blast furnace slag cement n.
camlaşmış cüruf devitrified slag n.
düşük fosforlu cüruf low-phosphorous slag n.
cüruf eritme fırını slag melting furnace n.
ızgara altı cüruf bunkeri stoker ashpit n.
katı cüruf alma dry ash removal n.
sıvı cüruf liquid slag n.
su altı cüruf çıkarıcısı submerged ash conveyor n.
sıvı cüruf alma liquid slag removal n.
cüruf bağlacılı karışımlar slag bound mixtures n.
cüruf boşaltma çukuru slag tapping hole n.
metali cüruf ve diğer yabancı maddelerden ayrılmaya yarayan bir tür fırın almond furnace n.
dökme demiri cürufundan ayıran ocakta biriken cüruf mill cinder n.
erimiş camın yüzeyinde oluşan tuzlu beyazımsı cüruf sandever n.
erimiş camın yüzeyinde oluşan tuzlu beyazımsı cüruf sandiver n.
eritme fırınında cüruf deliği floss hole n.
sert cüruf scar n.
demir yüksek fırınından çıkan bir tür bazik cüruf scouring cinder n.
kurşun cevherinin ısıtılıp cüruf haline getirildiği fırın slag furnace n.
damıtılmış katışık çelik eriyiği üzerinde yüzen koruyucu cüruf benzeri madde slag n.
cevherlere döküm sırasında kaynaşmaları için katılan cüruf slalom n.
kurşun cevherinin ısıtılıp cüruf haline getirildiği fırın slag hearth n.
cüruf şekline dönüştürmek slag v.
(cüruf yüzeyine) bakırın ateşte arıtma işlemi sırasında çubukla vurup eriyik metalin havayla temasını sağlayarak oksidasyonu hızlandırmak flap v.
(kalıptan) cüruf almak sprue v.
metal cürufuna benzeyen veya cüruf kapsayan drossy adj.
cüruf gibi cindery adj.
cüruf şeklinde scoriform adj.
cüruf özelliğinde olan scoriac adj.
cüruf içeren scorious adj.
cüruf özelliğinde olan scorious adj.
Mechanic
cüruf altı kaynağı electroslag welding n.
Construction
yüksek fırın cüruf agregası blast furnace slag aggregate n.
cüruf yaması cinder patch n.
cüruf konisi cinder cone n.
cüruf briketi breeze block n.
cüruf betonu blok cinder block n.
cüruf agrega cinder aggregate n.
cüruf kıskacı clinker tongs n.
cüruf değirmeni cinder mill n.
cüruf temizleme clinker removal n.
cüruf alma clinker removal n.
cüruf yatağı clinker bed n.
cüruf betonu cinder concrete n.
cüruf briketi cinder block n.
refrakter cüruf refractory slag n.
ateşe dayanır cüruf refractory slag n.
cüruf köpüğü agrega foam slag aggregate n.
cüruf briketi cinderblock n.
genleştirilmiş cüruf expanded blast n.
cüruf briketi cinder block n.
cüruf betonu blok cinder block n.
kalsiyum silikat bileşimli bir cüruf materyali alite n.
Automotive
maksimum cüruf derinliği maximum skimming depth n.
cüruf kalıntıları inclusions n.
cüruf kalıntıları slag residue n.
Railway
cüruf kafesi cinder frame n.
Mining
cüruf kepçesi slag ladle n.
beyaz cüruf white dross n.
maden eritme ocağında içinden erimiş cüruf akan açıklık cinder tap n.
cevherlere döküm sırasında kaynaşmaları için katılan cüruf slacken n.
cevherlere döküm sırasında kaynaşmaları için katılan cüruf slakin n.
cüruf altı slurry n.
Chemistry
(sıvı) yüzeyinde cüruf veya köpük oluşturmak despumate v.
Botanic
bazik cüruf thomas phosphate n.
gübre olarak kullanılan cüruf thomas meal n.
bazik cüruf thomas slag n.
Geology
kum, cüruf gibi malzemelerin kaynaşmasıyla oluşmuş volkanik kayaç peperine n.
cüruf özelliğinde olan lav slag n.
Engineering
yol, kaldırım tabanı oluşturmak için kullanılan tuğla çöpü, cüruf, moloz gibi malzemeler hard core n.
Slang
cüruf gibi kıymetsiz slaggy [uk] [australia/new zealand] adj.
Star Wars
cüruf çukuru the slag pit n.