cataract - Turco Inglés Diccionario

cataract

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cataract — Definition

Significado:
katarakt, şelale
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkætərækt/ – BrE /ˈkætərækt/)
Categoría gramatical:
İsim: cataract (cataracts)

Significados de "cataract" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
General
cataract n. çağlayan
The majestic cataract cascaded down the rocks.
Muhteşem çağlayan, kayalardan aşağıya doğru akıyordu.

More Sentences
cataract n. katarakt
He underwent surgery to remove the cataract in his left eye.
Adam, sol gözündeki kataraktı aldırmak için ameliyat oldu.

More Sentences
Medical
cataract n. katarakt
He underwent surgery to remove the cataract in his left eye.
Adam, sol gözündeki kataraktı aldırmak için ameliyat oldu.

More Sentences
General
cataract n. sel
cataract n. şelale
cataract n. büyük çağlayan
cataract n. çavlan
cataract n. yüksekliği az olan, büyük çağlayan
cataract n. perde
cataract n. taşkın
cataract n. cavlan
cataract n. aksu
cataract n. nehrin en akıntılı yeri
cataract n. çok şiddetli sağanak yağmur
Technical
cataract n. aksu
Medical
cataract n. akbasma
cataract n. aksu
cataract n. perde
Optics
cataract n. göz perdesi
Geography
cataract n. büyük çağlayan

Significados de "cataract" con otros términos en diccionario inglés turco: 21 resultado(s)

Inglés Turco
Medical
cataract extraction n. katarakt ekstrasyonu
glass blower's cataract n. cam üfleyici kataraktı
cataract extraction n. katarakt ekstraksiyonu
cataract surgery n. katarak ameliyatı
cataract operation n. katarakt operasyonu
posterior subcapsular cataract n. posterior subkapsüler katarakt
cataract and liver enzymes n. katarakt ve karaciğer enzimleri
cataract surgery n. katarakt cerrahisi
have a cataract v. göze perde inmek
Pathology
nuclear cataract n. göz merceğinin çekirdeğini etkileyen bir katarakt
nuclear cataract n. nükleer katarakt
congenital cataract n. konjenital katarakt
congenital cataract n. doğumdan sonra lensin opaklaştığı bir rahatsızlık
congenital cataract n. doğumsal katarakt
Optics
after-cataract n. ikincil katarakt
cortical cataract n. lens korteksini etkileyen katarakt
Marine Biology
worm cataract n. solucan kataraktı
grey cataract n. gri katarakt
worm cataract n. solucan inmesi
Geography
cataract canyon n. abd'deki büyük kanyon'un bir kolu
Ornithology
cataract bird n. kayalık dağ geçitlerinde ve su yollarında sıkça dolaşan küçük bir avustralyalı ötücü kuş