cattle - Turco Inglés Diccionario

cattle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cattle — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkætl/ – BrE /ˈkætl/)
Categoría gramatical:
İsim: cattle (plural-only)

Significados de "cattle" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cattle n. sığır
I come from the Netherlands where our cattle were prophylactically vaccinated for over 60 years.
Sığırlarımızın 60 yılı aşkın bir süredir profilaktik olarak aşılandığı Hollanda'dan geliyorum.

More Sentences
General
cattle n. sığırlar
We allow the cattle to wander freely in the wilderness.
Sığırların vahşi doğada özgürce dolaşmasına izin veriyoruz.

More Sentences
cattle n. büyükbaş hayvan
I recently visited Botswana, where, apart from diamonds, they only have a few cattle to export.
Kısa bir süre önce Botsvana'yı ziyaret ettim, elmas dışında ihraç edecekleri sadece birkaç büyükbaş hayvanları var.

More Sentences
Gastronomy
cattle n. büyükbaş
Agriculture may also be a source of contamination and cattle and livestock can pollute rivers and lakes.
Tarım da bir kirlilik kaynağı olabilir ve büyükbaş ve çiftlik hayvanları nehirleri ve gölleri kirletebilir.

More Sentences
General
cattle n. mal
Zoology
cattle n. öküz
Slang
cattle n. kaba saba güruh
cattle n. davar sürüsü gibi kalabalık

Significados de "cattle" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
dairy cattle n. sağmal inekler
cattle range n. sığır otlağı
cattle thief n. sığır hırsızı
beef cattle n. sığır
cattle egret n. sığır balıkçılı
cattle egret n. öküz balıkçılı
ayrshire cattle n. iskoç sığırı
cattle clipping n. sığır kırkımı
cattle ranch n. otlak
drove (of cattle) n. sürek
cattle dealing n. hayvancılık
dairy cattle n. süt ineği
cattle range n. otlak
australian cattle dog n. avustralya çoban köpeği
cattle herder n. sığır çobanı
cattle brander n. sığır yetiştiren kimse
cattle brander n. sığır güden kimse
sale of cattle n. hayvan satımı
cattle-dealer n. celep
small cattle n. küçükbaş hayvan
a cattle market n. sığır pazarı
cattle-shed n. sığır ahırı
cattle-shed n. ahır
black cattle n. siyah sığır
cattle leader n. burun halkası
cattle breeding n. besicilik
cattle prod n. ürende
cattle prod n. üvendere
cattle prod n. üvendire
cattle [obsolete] n. haşerat
cattle [obsolete] n. zararlı hayvanlar
drive the cattle v. davar gütmek
herd the cattle v. davar gütmek
herd the cattle v. sığır gütmek
Colloquial
cattle class n. sıkış tepiş seyahat ederek yapılan uçak yolculuğu
cattle dog [aus] n. katalog (ses benzerliğinden kaynaklı günlük kullanım)
cattle call n. tecrübesiz tiyatro oyuncularının gruplar halinde kabaca değerlendirilerek seçildiği giriş sınavı
cattle show n. halka açık yarışma
cattle show n. halka açık değerlendirme yapılan seçme
all hat, no cattle expr. ses var görüntü yok, laf var icraat yok
big hat, no cattle expr. ses var görüntü yok, laf var icraat yok
Idioms
cattle market n. genelev
cattle market n. kerhane
cattle market n. kırmızıfener
cattle market n. umumhane
cattle market n. et pazarı
cattle market n. sergi
cattle market n. podyum
be all hat and no cattle [us] v. kuru gürültü olmak
be all hat and no cattle [us] v. lafta olup icraatta olmamak
be all hat and no cattle [us] v. içi fos olmak
be all hat and no cattle [us] v. sadece kuru gürültü olmak
be all hat and no cattle [us] v. anca laf olmak
be all hat and no cattle [us] v. içi/altı boş olmak
be all hat and no cattle [us] v. lafa gelince konuşup icraatta bulunmamak
be all hat and no cattle [us] v. sırf kuru gürültü olmak
all hat and no cattle expr. görüntü var ses yok
all hat and no cattle expr. sırf kuru gürültü
all hat and no cattle expr. laf var icraat yok
all hat and no cattle [us] expr. sadece kuru gürültü
all hat and no cattle [us] expr. kuru gürültü
all hat and no cattle [us] expr. anca laf
all hat and no cattle [us] expr. içi/altı boş
all hat and no cattle [us] expr. içi fos
Trade/Economic
cattle manifest n. gemi sığır manifestosu
cattle insurance n. hayvan ölüm sigortası
cattle tax n. hayvan vergisi
cattle tax n. ağnam vergisi
Law
cattle tax n. hayvan vergisi
pledge of cattle n. hayvan rehni
hire of cattle n. hayvan kirası
cattle guard n. sığır engeli
cattle gate n. sığır engeli
cattle grid n. sığır engeli
cattle-theft n. sığır hırsızlığı
cattle-theft n. davar hırsızlığı
cattle lifter n. davar hırsızı
cattle-thief n. davar hırsızı
cattle lifter n. sığır hırsızı
cattle-thief n. sığır hırsızı
cattle lifting n. davar hırsızlığı
cattle lifting n. sığır hırsızlığı
cattle-rustler n. satmak amacıyla süpermarketlerden et çalan kimse
great cattle n. koyunlar ve bir yıllık hayvanlar dışındaki besi hayvanları
Textile
cattle processed leather n. sığır derisinden mamul deri
Transportation
(slang) cattle class n. ekonomi sınıfı
cattle boat n. canlı hayvan taşıma gemisi
Traffic
cattle-stop n. sığır engeli
Railway
cattle car n. hayvan vagonu
cattle truck n. hayvan vagonu (genellikle büyükbaş)
Marine
cattle manifest n. sığır taşıma manifestosu
Medical
foot-and-mouth disease of cattle n. şap hastalığı
Pathology
texas cattle fever n. sığır kenesi ile bulaşan bir sığır hastalığı
texas cattle fever n. teksas humması
Parasitology
cattle tick [boophilus annulatus] n. tek konaklı sığır kenesi
cattle louse n. sığır biti
cattle grub (hypoderma bovis) n. büyük nokra sineği
cattle grub (hypoderma bovis) n. büyük nokra sineği larvası
cattle louse n. sığırlara bulaşan birkaç tür bite verilen isim
cattle grub (hypoderma bovis) n. büvelek
Veterinary
cattle plague n. sığır vebası
Food Engineering
dairy cattle n. süt sığırı
Gastronomy
beef cattle n. et danası
Zoology
cattle egret n. öküz balıkçıl
cattle egret n. sığır balıkçılı
musk cattle n. grönland'e ve kuzey amerika'nın kuzeyine özgü iri yapılı ve boynuzlu bir memeli hayvan
Botanic
ant-cattle n. salgıladıkları bal özü dolayısıyla üzerine karıncaları çeken çeşitli bitki bitleri
Agriculture
cattle body separating and cutting saw n. sığır gövdesi ayırma testereleri
open cattle rearing n. açık besi yetiştiriciliği
dairy cattle n. süt ineği
dual purpose cattle n. çift verim yönlü sığır
beef cattle n. et sığırı
breeding cattle n. damızlık sığır
cattle manure n. sığır gübresi
Breeding
beef cattle n. et sığırı
salted cattle hides n. salamura sığır derileri
raw hides of cattle and horse n. büyük baş hayvan derisi
cattle farming n. büyükbaş hayvancılık
pickled cattle hide n. salamura sığır derisi
dairy cattle n. mandıra sığırı
cattle hide n. sığır derisi
cattle for slaughter n. kasaplık sığır
cattle range n. sığır otlağı
cattle clipping n. sığır kırkımı
dairy cattle n. sağmal inek
cattle-raising n. büyükbaş hayvan yetiştiriciliği
cattle breeding n. sığır yetiştiriciliği
open cattle rearing n. açıkta hayvan besleme
cattle transportation services n. sığır taşıma hizmetleri
cattle fattening feed n. sığır besi yemi
concentrated cattle feed n. konsantre sığır yemi
dairy cattle feed n. süt sığırı yemi
dairy cattle feed n. sığır süt yemi
cattle fattening n. sığır besiciliği
simmental cattle n. simental sığır
native black cattle n. yerli kara sığır
eastern anatolian red cattle n. doğu anadolu kırmızı sığırı
jersey cattle n. jersey sığırı
western anatolian red-yellow cattle n. güney anadolu sarı-kırmızı sığırı
hereford cattle n. hereford sığırı
dairy cattle n. süt sığırı
dairy cattle n. süt ineği
cattle raising n. sığırcılık
cattle raiser n. sığır yetiştiricisi
cattle truck n. (genelde büyükbaş) hayvan taşıma kamyonu
cattle prod n. büyükbaş hayvan dürtmeye yarayan ucu sivri çubuk
holstein cattle n. siyah alaca sığır
friesian cattle n. siyah alaca sığır
holstein friesian cattle n. siyah alaca sığır
feeder cattle n. besi sığırı