cherry - Turco Inglés Diccionario

cherry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cherry — Definition

Significado:
kiraz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtʃeri/ – BrE /ˈtʃeri/)
Categoría gramatical:
İsim: cherry (cherries)

Significados de "cherry" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cherry n. kiraz
In this season, cherries are fresh and mature.
Bu mevsimde kirazlar taze ve olgundur.

More Sentences
cherry n. vişne
General
cherry n. kiraz ağacı
Cherries are common in Japan.
Japonya'da kiraz ağaçlarına sık rastlanır.

More Sentences
cherry n. canlı kırmızı renk
Cherry red lipstick is better for this occasion.
Canlı kırmızı ruj bu etkinliğe daha çok gider.

More Sentences
Gastronomy
cherry n. kiraz
In this season, cherries are fresh and mature.
Bu mevsimde kirazlar taze ve olgundur.

More Sentences
General
cherry n. sigaranın ucundaki kor halindeki kül
cherry n. kiraz rengi
cherry n. çeri
cherry adj. kırmızı
cherry adj. kiraz kırmızısı
cherry adj. vişneli
Gastronomy
cherry n. çeri
Geography
cherry n. illinois eyaletinde yerleşim yeri
Sport
cherry n. (bovlingde) sadece öndeki bir lobutu devirme
Slang
cherry n. bekaret
cherry n. bekaret zarı
cherry n. kızlık
cherry n. kızlık zarı
cherry n. sabıkası olmayan suçlu
cherry n. yeni şey
cherry n. kullanılmamış şey
cherry n. çaylak
cherry n. saçmalık
cherry n. kuru gürültü
cherry n. boş laf
cherry n. aptal aptal konuşma
cherry adj. kullanılmamış
cherry adj. yeni
cherry adj. çömez

Significados de "cherry" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sour cherry n. vişne
General
maraschino cherry n. maraska
cherry plum n. kirazeriği
cornelian cherry n. kızılcık
cherry apple n. kirazelması
maraschino cherry n. marask
black cherry juice n. vişne suyu
maraschino cherry n. maraska kirazı
winter cherry n. güveyfeneri
black cherry n. vişne
mahaleb cherry n. mahlep
cherry laurel n. taflan ağacı
bird cherry n. kuşkirazı
jerusalem cherry n. salon yeşilliği
cherry coal n. yarı yağlı kömür
cherry tree n. kiraz ağacı
st lucie cherry n. kokulukiraz
mahaleb cherry n. kokulukiraz
european bird cherry n. gelinfeneri
sour cherry n. ekşi kiraz
st lucie cherry n. mahlep
cherry laurel n. taflan
west indian cherry n. batı hint kirazı
bladder cherry n. gelinotu
bing cherry n. napolyon kirazı
cherry on top n. bu da mukafatı
cherry on top n. bu da cabası
pin cherry n. kuzey amerikaya özgü yabani kiraz
cherry stone n. kiraz çekirdeği
cherry-wood lath chair n. kiraz ağacından yapılmış sandalye
cherry stalk n. kiraz sapı
cherry pie n. kirazlı turta
cherry brandy n. kiraz kanyağı
cherry pie n. kediotu
coffee cherry n. kahve kirazı
coffee cherry n. kahve meyvesi
cherry juice n. vişne suyu
cherry festival n. kiraz festivali
cherry pit n. kiraz çekirdeği
cherry pit n. misketlerle oynanan bir çocuk oyunu
cherry-red n. kiraz rengi
cherry bomb n. gürültülü şekilde patlayan kırmızı top şeklinde bir havai fişek
cherry picker n. kiraz toplayıcı
bob-cherry n. ağızla kiraz yakalama oyunu
cherry-pick v. kendine en uygun olanını seçmek
cherry-pick v. kendine uygun olan kısmını çekip almak
cherry-sized adj. kiraz boyutunda
Colloquial
cherry-pick v. cımbızlamak
pretty please with a cherry on top? expr. çok rica ediyorum
pretty please with a cherry on top? expr. zahmet olmazsa
pretty please with a cherry on top? expr. bir zahmet
pretty please with a cherry on top? expr. lütfen
Idioms
a bite at the cherry n. teşebbüs
a bite at the cherry n. fırsat
a bite at the cherry n. girişim
the cherry on the cake n. (olumlu anlamda) tuzu biberi
cherry of one's cheek n. göz bebeği
two bites at a cherry n. iki ayrı yol
two bites at a cherry n. iki ayrı deneme
a bite of the cherry n. pastadan pay
another bite of the cherry n. ikinci bir fırsat
another bite of the cherry n. ikinci bir şans
another bite of the cherry n. bir başka fırsat
another bite of the cherry n. bir başka şans
a second bite of the cherry n. bir başka fırsat
a second bite of the cherry n. ikinci bir fırsat
a second bite of the cherry n. bir başka şans
a second bite of the cherry n. ikinci bir şans
another bite at the cherry n. başka bir şans/fırsat
another bite at the cherry n. ikinci bir şans/fırsat
desert cherry n. bir savaş sırasında ilk defa çöle gelmiş asker
desert cherry n. çöl acemisi
a second/another bite of the cherry) [uk] n. ikinci bir şans/girişim
a second/another bite at the cherry) [uk] n. ikinci bir şans/girişim
a bite at the cherry n. teşebbüs
a bite at the cherry n. girişim
a second/another bite of the cherry) [uk] n. fırsat
a second/another bite at the cherry) [uk] n. girişim
a second/another bite at the cherry) [uk] n. fırsat
a second/another bite of the cherry) [uk] n. girişim
a bite of the cherry n. ikinci bir şans/girişim
a second/another bite of the cherry) [uk] n. teşebbüs
a bite at the cherry n. fırsat
a bite at the cherry n. ikinci bir şans/girişim
a bite of the cherry n. fırsat
a bite of the cherry n. teşebbüs
a second/another bite at the cherry) [uk] n. teşebbüs
a bite of the cherry n. girişim
a second bite of the cherry [uk] n. ikinci bir şans
a second bite at the cherry n. ikinci bir şans
cherry on top n. üstüne üstlük (olan şey)
cherry on top n. üstüne tuz biber olan şey
cherry on top n. bu da/hiçbiri yetmezmiş gibi (olan şey)
cherry on top n. üstüne tüy diken şey
cherry-pick v. ince eleyip sık dokumak
cherry-pick v. dikkatlice seçmek
get a second bite/ two bites at the cherry v. ikinci bir şans yakalamak
cherry-pick something v. ince eleyip sık dokumak
cherry-pick something v. dikkatlice seçmek
cherry-pick v. beleş gol için savunma yapmak yerine rakip sahada topun ayağına gelmesini beklemek
cherry-pick v. (basketbol, futbol) kolay sayı kazanmak için rakip sahada topu beklemek
cherry-pick v. bir şeyin en iyilerini toplamak
cherry red adj. kıpkırmızı
red as a cherry adj. kıpkırmızı
(as) red as a cherry adj. utançtan, sinirden, gerginlikten kıpkırmızı olmuş
cherry on the cake expr. bu da mükafatı
as red as a cherry expr. kıpkırmızı
Trade/Economic
cherry picking n. iyi müşterileri seçme
cherry picking n. kiraz toplama
cherry picking n. fiyatı artmış tahvilleri veya menkul kıymetleri satıp fiyatı düşmüş olanları elde tutma
cherry pick n. fiyatı artmış tahvilleri veya menkul kıymetleri satıp fiyatı düşmüş olanları elde tutma
cherry-picking n. nitelikli seçim
Advertising
cherry picker n. seçmece yapan müşteri
Technical
cherry picker n. çubuk forklift
cherry red n. kiraz kırmızısı
cherry picker n. sepetli vinç
cherry coal n. yarıyağlı kömür
cherry picker n. çalışma platformu
cherry picker n. personel yükseltici platform
Automotive
cherry condition n. mükemmel durumda
Mining
cherry coal n. yarı yağlı kömür
Gastronomy
cornelian cherry juice n. kızılcık suyu
wild cherry n. kuş kirazı
cocktail cherry n. kokteyl kirazı
cornelian cherry n. kiren
black cherry n. vişne kompostosu
morello cherry n. vişne
cherry tomatoes n. kiraz domatesi
bing cherry n. napolyon kirazı
canned sour cherry n. vişne konservesi
sour cherry jam n. vişne reçeli
cherry bread pudding n. vişneli ekmek tatlısı
cherry pie n. vişneli turta
sour cherry n. maraska
cherry tomato n. çeri domates
morello-cherry jam n. vişne reçeli
stewed morello-cherry compote n. vişne kompostosu
sour cherry nectar n. vişne nektarı
cornelian cherry nectar n. kızılcık nektarı
sour-cherry juice concentrate n. vişne suyu konsantresi
cherry stone remover n. vişne çekirdeği çıkarma makinesi
cherry tomato n. kiraz domates
roasted cherry tomato n. fırınlanmış kiraz domates
maraschino cherry n. bir tür kiraz şekerlemesi
cherry rum n. kirazlı rom
cherry bounce n. kirazdan yapılan bir likör
mayduke cherry n. erken olgunlaşan ve birinci kalite olan büyük ve koyu kırmızı kiraz
cherry liqueur n. vişne likörü
cherry cobbler n. kirazlı turta
Botanic
cornelian cherry n. kızılcık kirazı