cildi - Turco Inglés Diccionario

cildi

Significados de "cildi" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
cildi cutaneous adj.
cildi dermal adj.
cildi dermic adj.
Medical
cildi dermatic adj.

Significados de "cildi" con otros términos en diccionario inglés turco: 57 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bronzlaştırmak (cildi) tan v.
General
cildi soyan exfoliator n.
cildi güneş ışınlarından koruma amaçlı krem veya yağ sunblock n.
kitap cildi volume n.
kitap cildi tome n.
kitap cildi, futbol topu, ayakkabı vb. bağlayan işçi lacer n.
eskiden cildi açık renk yapmak için kullanılan bir kozmetik ürünü whitewash n.
grimsi cildi, bombeli siyah gözleri ve kocaman kafası olan dünya dışı varlık gray n.
cildi temizleyip tonunu dengeleyen krem pack n.
çatlatmak (soğuk cildi) chap v.
karartmak (cildi) tan v.
cildi güneşten yanmak sunburn v.
cildi kurumak one's skin to dry out v.
(cildi) bakterilerden arındırmak degerm v.
(cildi) kaşımak scrawp [dialect] v.
soluk cildi olan kimse tallow-face adj.
siyah saçı ve koyu renk cildi olan melanous adj.
kabuk benzeri cildi olan rindy adj.
cildi saran intimate adj.
cildi olmayan disbound adj.
cildi kopmuş disbound adj.
cildi ayrılmış disbound adj.
cildi soyulmuş skinless adj.
cildi dağlayan scalding adj.
(iç çamaşırı, peruk) cildi sararak intimately adv.
Phrasals
cildi sivilcelerden temizlemek clear up v.
cildi pürüzsüz yapmak clear up v.
Idioms
cildi kızarmak go red v.
bebek cildi gibi yumuşak (as) soft as a baby's backside adj.
bebek cildi gibi yumuşak (as) soft as a baby's bottom adj.
bebek cildi gibi yumuşak (as) smooth as a baby's bottom adj.
bebek cildi gibi yumuşak soft as a baby's backside adj.
bebek cildi gibi yumuşak soft as a baby's bottom adj.
siyahilerin cildi bozulmaz (good) black don't crack [cliché] expr.
Speaking
cildi güzelleştirir beautifies the skin expr.
Computer
cildi farklı kaydet save binder as expr.
cildi gönder send binder expr.
cildi yazdır print binder expr.
Medical
cildi ölü hücrelerden arındırma exfoliation n.
cildi delmek için tüberkülin antijeni taşıyan birkaç dişli diskin kullanıldığı tüberkülin testi tine test n.
(yara) cildi ayıran penetrating adj.
cildi ışığa karşı hassaslaştıran phototopography adj.
Anatomy
yağ bezlerinin cildi ve saçları yağlandıran ve bakterilere karşı bir parça koruma sağlayan yağlı salgısı sebum n.
Pathology
insan cildi, saçı ve tırnaklarına bulaşabilen trikofiton cinsi parazitimsi mantar trichophyton n.
cildi ve sinir sistemini etkileyen bir uçuk virüsü herpes simplex virus n.
ağzı, cildi, bağırsakları veya vajinayı enfekte eden bir parazitik mantar monilia albicans n.
Dermatology
(cildi bakıma hazırlayan) müstahzar preparation n.
saç ve cildi yağlandırmak için sebum salgılayan bez sebaceous follicle n.
(cildi) nemlendirmek hydrate v.
cildi kızartmak rubefy v.
beyaz (albino cildi) leucous adj.
Veterinary
(atlarda) eyerin cildi tahriş etmesiyle gelişen iltihaplı nasır rahatsızlığı setfast n.
(atlarda) eyerin cildi tahriş etmesiyle gelişen iltihaplı nasır rahatsızlığı sitfast n.
Zoology
kemikleşmiş cildi olan osteodermous adj.
kemikleşmiş cildi olan osteodermatous adj.
Bookbindery
sert ve dayanıklı kumaştan yapılmış kitap cildi library binding n.
Printery
tamamen deriden yapılmış kitap cildi full binding n.