dairesel - Turco Inglés Diccionario

dairesel

Significados de "dairesel" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dairesel circular adj.
Most of the subways in the city have a circular route.
Şehirdeki metroların çoğu dairesel bir rotaya sahiptir.

More Sentences
General
dairesel circular adj.
Most of the subways in the city have a circular route.
Şehirdeki metroların çoğu dairesel bir rotaya sahiptir.

More Sentences
Automotive
dairesel circular adj.
Most of the subways in the city have a circular route.
Şehirdeki metroların çoğu dairesel bir rotaya sahiptir.

More Sentences
General
dairesel orbicular adj.
dairesel annular adj.
dairesel radial adj.
dairesel cyclical adj.
dairesel wheely adj.
dairesel roundy adj.
dairesel rundled [obsolete] adj.
dairesel inglobate adj.
dairesel circuline adj.
dairesel orbical adj.
dairesel orbiculated adj.
dairesel orby adj.
dairesel circumferentially adv.
Technical
dairesel cyclical adj.
dairesel cyclic adj.
dairesel round adj.
dairesel cycloid adj.
Automotive
dairesel annular adj.
Medical
dairesel circannual adj.
dairesel circulary adj.
Geometry
dairesel orbic adj.
Archaic
dairesel annulary adj.
dairesel orby adj.

Significados de "dairesel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
dairesel hoparlör circular loudspeaker n.
bir yüksek basınç alanından dışa doğru dairesel esen ve genellikle güzel hava getiren rüzgar sistemi anticyclone n.
nispeten sakin bir merkez etrafında dönen dairesel fırtına cyclone n.
dairesel şekil disk shape n.
dairesel dizilim circular array n.
dairesel dizilim circular arrangement n.
dairesel delik bore n.
dairesel plaka annular plate n.
dairesel yollar circular paths n.
genelde dairesel veya elips şeklindeki bir yarışın düzenlendiği yol race course n.
dairesel bir dans figürü chassé n.
yüksek uçan kuşların dairesel yukarı yönlü hava akımından faydalanmak için bir araya gelmesi kettle n.
saçın dairesel uzayan kısmı whorl n.
süsleme olarak kullanılan oval veya dairesel desen medallion n.
oval veya dairesel bir çerçeveye konmuş tablo veya gravür medallion n.
insanların vücutlarını sallayarak hareket ettikleri dairesel bir grup dansı hokey cokey [uk] n.
dalgalı yüzeydeki dairesel çıkıntı ripple mark n.
çember dansında yapılan dairesel bir hareket grand right and left n.
çember dansında yapılan dairesel bir hareket grand chain n.
dairesel şekil gyral n.
dairesel hareket gyral n.
dairesel insan grubu roundel n.
birden fazla sur veya siper benzeri set ile çevrili antik doneme ait dairesel askeri yapı multivallate hillfort n.
dairesel hareket compass n.
dairesel hareket yapan kimse circler n.
nokta veya eksen etrafındaki dairesel hareket circulation n.
dairesel olarak akıl yürütme veya tartışma circularity n.
küçük ve dairesel park circle n.
dairesel olarak akıl yürütme veya tartışma circularism n.
dairesel hareket etme circumgyration n.
dairesel hareket cycling n.
dairesel açıklığının çapı değiştirilebilen maskeleme cihazı iris n.
düz ve genellikle dairesel şişe pilgrim bottle n.
düz ve genellikle dairesel şişe pilgrim's bottle n.
dikey kısmı oval, yatay kısmı dairesel olan bir cisim orbiculate n.
antik yunan tiyatrosunda prosenyumun önünde koronun kullandığı dairesel boş alan orchestra n.
(körling) merkezinde geniş yuvarlak bir taşın bulunduğu dairesel alan parish n.
dairesel rota sweep n.
(bir şeyi) dairesel şekilde hareket ettirmek circumgyrate v.
dairesel kaynak yapmak spotweld v.
dairesel hareket ettirmek roll v.
yarım dairesel semicircular adj.
yarı dairesel semicircular adj.
dairesel biçimden yoksun noncircular adj.
merkezinde dairesel veya yarı dairesel, küçük bir çıkıntı bulunan (arma, haç vb.) nowy adj.
dairesel hareket eden gyrant adj.
dairesel şekille ilgili gyrational adj.
dairesel hareketle ilgili gyrational adj.
yarım dairesel bölümlü roundheaded adj.
(kıyafet) sade dairesel kesimli roundabout adj.
yarım dairesel başlı roundheaded adj.
dairesel akıl yürütme içeren circular adj.
dairesel hareket eden orbitual adj.
yarım dairesel semicircled adj.
yarı dairesel semicircled adj.
yarı dairesel semiradial adj.
neredeyse dairesel suborbicular adj.
neredeyse dairesel suborbiculate adj.
neredeyse dairesel suborbiculated adj.
dairesel bir noktadan yayılan çizgiler halinde tasarlanmış sunray adj.
dairesel bir noktadan yayılan çizgiler halinde tasarlanmış sunburst adj.
dairesel bir yörünge üzerinde hareket ederek gyrally adv.
dairesel olarak cyclically adv.
dairesel olarak circularly adv.
dairesel harekete sahip anlamını veren bir ön ek dino- pref.
havaalanına iniş izni beklerken yapılan dairesel uçuş paterninde in a holding pattern expr.
havada dairesel uçuşlarla iniş sırası bekleme sürecinde in a holding pattern expr.
Colloquial
yarı dairesel hareketle atılan yumruk roundhouse punch n.
Idioms
uçağın havada iniş sırası beklerken yaptığı dairesel uçuş holding pattern n.
Trade/Economic
gelirin dairesel akımı circular flow of income n.
dairesel akım diyagramı circular flow diagram n.
milli gelir pastası (dairesel grafik) economic pie n.
dairesel ve birikimli nedensellik circular and cumulative causation n.
Technical
dairesel kemer circular arch n.
dairesel denetim round robin n.
dairesel ağaç bıçkısı chisel tooth saw n.
dairesel kesme testi ring shear test n.
dairesel kuyu circular pit n.
dairesel halka circular ring n.
dairesel hareket circular motion n.
dairesel merdiven winding stairs n.
dairesel yay coil spring n.
dairesel ölçüm savağı circular measuring weir n.
dairesel tutulma annular eclipse n.
takım tezgahında dairesel diş açıklığı circular pitch n.
dairesel testere circular saw n.
dairesel bölme circular chamber n.
dairesel temel circular foundation n.
dairesel mıknatıslanma circular magnetization n.
dairesel sayaç ring counter n.
dairesel elektrostatik güç hatlı dalga circular electric wave n.
dairesel hareket rotational movement n.
dairesel hizmet bağımlılığı circular service dependency n.
dairesel çizge pie chart n.
küçük bir dairesel leke dot n.
dairesel plaka circular plate n.
dairesel kaydırma circular shift n.
dairesel merdiven circular stair n.
dairesel vana rotary valve n.
dairesel halka annulus n.
dairesel dönüş revolution n.
dairesel polarize dalga circular polarized wave n.
dairesel dış açıklığı circular pitch n.
dairesel permütasyon circular permutation n.
dairesel kayma analizi circular failure analysis n.
dairesel akış annular flow n.
dairesel anten circular antenna n.
kaplamalı dairesel tünel lined circular tunnel n.
dairesel bağımlılık circular dependency n.
dairesel biçim circular form n.
dairesel çıkıntı ridge n.
dairesel kemer segmental vault n.
dairesel bir deliğin iç çapı inside bore n.
dairesel plak circular plate n.
dairesel döşeme circular slab n.
dairesel koni circular cone n.
dairesel zaman tabanı circular time base n.
dairesel biçim gyre n.
dairesel kayma rotational slip n.
dairesel kesme aleti ring shear apparatus n.
dairesel savak circular weir n.
dairesel kayma yüzeyi circular sliding surface n.
dairesel yük circular load n.
dairesel yüzey circular surface n.
dairesel fonksiyon circular function n.
dairesel ölçü circular measure n.
dairesel düzlem circular plane n.
dairesel dalga kılavuzu circular waveguide n.
dairesel plaklar circular plates n.
dairesel diş açma tezgahı circular chaser n.
dairesel duvar tuğlası compass brick n.
enjektör memelerinin dairesel kesitli delikleri nozzle orifices n.
dairesel supap annular valve n.
görünen dairesel hatve apparent circumferential pitch n.
dairesel diş açıklığı circular pitch n.
dairesel tonoz kabuk circular cylindrical shell n.
dairesel kutuplanma circular polarization n.
dairesel ucaylanmış dalga circularly polarized wave n.
dairesel profil circular section n.
dairesel yörünge circular orbit n.
dairesel tünel circular tunnel n.
dairesel ışıma circular radiation n.
dairesel kabuk barrel-vault shell n.
dairesel enine kesme testeresi circular cross-cut saw n.
dairesel ağaç bıçkısı chisel-tooth saw n.
dairesel polarize dalga circular-polarized wave n.
yarı dairesel ters jet semi-circular reverse jet n.
hoffman dairesel fırını hoffman ring kiln n.
dairesel dış kenar limb n.
dairesel yuvarlık circular n.