davalı - Turco Inglés Diccionario

davalı

Significados de "davalı" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
davalı defendant n.
The defendant admitted her guilt.
Davalı suçunu itiraf etti.

More Sentences
General
davalı defendant n.
The defendant admitted her guilt.
Davalı suçunu itiraf etti.

More Sentences
davalı respondent n.
Respondents expressed their regret.
Davalılar pişmanlıklarını ifade etmişlerdir.

More Sentences
Law
davalı respondent n.
Respondents expressed their regret.
Davalılar pişmanlıklarını ifade etmişlerdir.

More Sentences
davalı defendant n.
The defendant admitted her guilt.
Davalı suçunu itiraf etti.

More Sentences
General
davalı defense n.
davalı libellee n.
davalı defence n.
davalı libelee n.
davalı contested adj.
davalı in dispute adj.
davalı litigious adj.
davalı resp (respondent) abrev.
Law
davalı defender n.
davalı libellee n.
davalı libelee n.
davalı conisor [obsolete] n.
davalı connusor [obsolete] n.
davalı cognisor n.
davalı cognizor n.
davalı conusor n.
davalı litigious adj.
davalı litiginous adj.
davalı litigatious adj.
Latin
davalı reus n.

Significados de "davalı" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Turco Inglés
General
temyizde davalı taraf appellee n.
davalı ya da tutuklunun teşhis için tanığa gösterilmesi showup n.
mumaileyh davalı aforementioned defendant n.
davalı avukatı counsel for the defense n.
kan davalı kimse feudist n.
davalı olmak be engaged in a lawsuit v.
davacı veya davalı taraf litigant N.
Law
davalı malların idaresi receiver ship n.
temyiz mahkemesinde davalı olma defendant in court of appeal n.
davacının davaya devam etmeyeceğini bildirmesi üzerine davalı lehine verilen karar judgment of nolle prosequi n.
davacının davaya devam etmeyeceğini bildirmesi üzerine davalı lehine verilen karar nol pros n.
müşterek davalı codefendant n.
müşterek davalı co-defendant n.
müşterek davalı joint defendant n.
ihzar kararı (davalı için) writ of mandate n.
mutlak ihzar kararı (davalı için) peremptory writ of mandate n.
mutlak ihzar kararı (davalı için) peremptory writ n.
temyiz davasında davalı appellee n.
temyizde davalı taraf appellee n.
davalı koltuğu defendant's seat n.
bir istirdat davasında haklı olduğunu iddia eden davalı avowant n.
istirdat davasında davalı defendant in replevin n.
davalı lehine yemin ile doğrulanan beyan affidavit of merits n.
davalı yeminli beyanı affidavit of defense n.
hem davalı hem de davacıdan rüşvet alan jüri üyesi ambidexter n.
davalı vekili defendant's counsel n.
davalı vekili defendant's attorney n.
davalı konu object at issue n.
(davalı tarafından) suçlamaya ilişkin beyan ve dava idaresi oturumu plea and case management hearing n.
davalı ve karşı davacı defendant and counter-plaintiff n.
karşı davalı counter-defendant n.
davacı ve karşı davalı plaintiff and counter-defendant n.
dahili davalı added defendant n.
iki veya daha fazla kişinin müşterek davalı/davacı olarak birleştirilmesi joinder n.
hakimin karar sonrası davalı huzuruna geri dönmesi postea n.
zina ile suçlanan müşterek davalı corespondent n.
zina ile suçlanan müşterek davalı co-respondent n.
aldatma ile itham edilen müşterek davalı co-respondent n.
aldatma ile itham edilen müşterek davalı corespondent n.
ortak davalı corespondent n.
duruşmaya gelmeyen davalı fugitive from justice n.
hem davacı ve hem de davalı sıfatıyla mahkeme önüne çıkmak enter an appearance v.
hem davacı ve hem de davalı sıfatıyla mahkeme önüne çıkmak ester in judgment v.
davalı lehine şahitlik yapmak testify for the defense v.
(mübaşir aracılığıyla davalı ve davacıları) çağırmak call a party v.
Latin
davanın her iki tarafının hem davacı hem de davalı olduğu dava actiones duplices n.
davalı veya davacı causator n.
Slang
müşterek davalı crimey n.
Star Wars
davalı vadi contested valley n.