defined - Turco Inglés Diccionario

defined

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "defined" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
defined adj. tanımlanmış
The assets and information security processes should be identified and defined.
Varlıklar ve bilgi güvenliği süreçleri belirlenmeli ve tanımlanmalıdır.

More Sentences
Computer
defined adj. tanımlı
Ask only those questions that would help you to reach your one or two defined goals.
Yalnızca bir veya iki tanımlı hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacak soruları sorun.

More Sentences
General
defined adj. tamlanan
defined adj. belirtili

Significados de "defined" con otros términos en diccionario inglés turco: 108 resultado(s)

Inglés Turco
General
defined function n. tanımlanmış işlev
defined environment n. tanımlı ortam
be defined v. belirlenmek
be defined v. tanımlanmak
well defined adj. iyi tanımlanmış
ill defined adj. tam tanımlanmamış
properly defined adj. doğru olarak tanımlanmış
ill-defined adj. iyi tanımlanmamış
ill-defined adj. eğreti tanımlanmış
ill-defined adj. tam olarak açıklanmamış
ill-defined adj. eksik tanımlanmış
ill-defined adj. tam tanımlanmamış
post-defined adj. sonradan tanımlı
well-defined adj. iyi tanımlanmış
well-defined adj. çizgileri/sınırları belli
precisely defined adj. kesin olarak tanımlanmış
clearly defined adj. net biçimde tanımlanmış
ill-defined adj. belli belirsiz
ill-defined adj. net tanımlanmamış
well-defined adj. sınırları belli
ill-defined adj. belirsiz
Phrases
is defined as expr. olarak tanımlanır
the action plans to be taken will be defined expr. alınacak aksiyon planları tanımlanacak
if not defined otherwise expr. aksi belirtilmedikçe
defined by expr. tarafından tanımlanan
Trade/Economic
defined benefit plans n. belirlenmiş fayda esaslı planlar
defined benefit obligation n. belirlenmiş tazminat yükümlülüğü
defined benefit obligation based on present value n. belirlenmiş tazminat yükümlülüğünün bugünkü değeri
present value of defined benefit obligation n. kesinleşmiş tazminat yükümlülüğü bugünkü değeri
defined benefit plans n. işverence prim ödenerek oluşturulan tazminat planları
defined contribution plans n. işverenin tazminata katkı paylı planları
defined benefit liability n. kesinleşmiş tazminat borcu
defined benefit model n. belirlenmiş fayda modeli
defined contribution plans n. işverenin tazminata prim ödemeli planları
defined contribution model n. belirlenmiş katkı modeli
defined contribution plan n. belirlenmiş katkı planı
defined benefit obligation n. kesinleşmiş tazminat yükümlülüğü
defined benefit liability n. kesinleşmiş tazminat kesintisi
defined benefit pension plan n. belirlenmiş emeklilik planı
defined benefit liability n. belirlenmiş tazminat borcu
present value of a defined benefit obligation n. tanımlanmış sosyal yardım yükümlülüğünün bugünkü değeri
defined-benefit plan n. belirli yararlar planı
defined-contribution plan n. belirli katkı planı
eu defined debt stock n. avrupa birliği tanımlı borç stoku
narrow-defined monetary supply n. dar tanımlı para arzı
narrow-defined money supply n. dar tanımlı para arzı
defined contribution plans n. prim ödemeli planları
present value of defined benefit obligation n. belirlenmiş tazminat yükümlülüğünün bugünkü değeri
defined benefit pension plan n. maaş esaslı emeklilik planı
broad-defined unemployment n. geniş tanımlı işsizlik
Law
crime defined in special law n. hususi kanunda tanımlanan suç
Insurance
defined contribution model n. belirlenmiş katkı modeli
defined benefit model n. belirlenmiş fayda modeli
defined benefit pension plan n. tanımlanmış fayda planı
Technical
user defined key n. programlanır işlev tuşu
well defined frequency n. iyi tanımlanmış frekans
polyimide woven glass fabric copper-clad laminated sheet of defined flammability n. aleve dayanıklılığı tanımlanmış cam elyafı örgülü bakır kaplı poliimid tabaka
defined temperature coefficient n. tarif edilmiş sıcaklık katsayısı
modified woven glass fabric copper-clad laminated sheet of defined flammability n. alevlenebilirliği tanımlanmış bakır kaplı örülmüş cam kumaş modifiyeli epoksi tabaka
epoxide glass copper-clad laminated sheet of defined flammability n. aleve dayanıklılığı tanımlanmış bakır kaplı epoksi cam elyaf bulunan tabakalar
phenolic cellulose paper copper-clad laminated sheet of defined flammability n. aleve dayanıklılığı tanımlanmış bakır kaplı fenolik selüloz kağıt tabakalar
measurement of smoke density of electric cables burning under defined conditions n. belirtilen şartlar altında yanan elektrik kablolarında duman yoğunluğunun ölçülmesi
edge-defined film-fed growth n. kenarı belirlenmiş film beslemeli büyüme
application defined parameters n. uygulama tanımlı parametreler
determination of composition with defined uncertainty n. bileşimin verilen bir belirsizlikle tayini
defined composting conditions n. tanımlanmış kompostlama şartları
non-halogenated epoxide woven e-glass reinforced laminated sheets of defined flammability n. tutuşabilirliği tanımlanmış halojen olmayan epoksit yünlü e-cam güçlendirilmiş laminant yapraklar
defined functional areas n. tanımlı fonksiyonel alanlar
system-defined adj. sistem tanımlı
system-defined adj. sisteme tanımlanmış
voice-defined adj. ses tanımlamalı
of defined flammability adj. alevlenebilirliği tanımlanmış
operating under defined conditions adj. belirlenmiş şartlar altında çalışan
of defined flammability adj. yanabilirliği belirlenmiş
of defined flammability adj. tutuşabilirliği tanımlanmış
Computer
user defined size n. kullanıcı tanımlı boyut
user defined key n. programlanır tuş
defined names n. tanımlı adlar
defined term n. tanımlanmış terim
defined term n. tanımlı terim
interactive data defined utility n. etkileşimli veri tanımlama hizmet programı
custom-defined size n. özel tanımlı boyut
user-defined styles n. kullanıcı biçemleri
user-defined format n. kullanıcı tanımlı biçim
user-defined autoformats n. kullanıcı tanımlı otomatik biçimler
user-defined collating sequence n. kullanıcı tanımlı birleştirme sırası
user-defined size n. kullanıcı tanımlı boyut
user-defined builder n. kullanıcı tanımlı oluşturucu
user-defined key n. programlanır tuş
user defined key n. programlanır işlev tuşu
software defined network n. yazılım tanımlı ağ
user defined adj. kullanıcı tanımlı
user-defined adj. kullanıcı-tanımlı
user-defined adj. kullanıcı tanımlı
autotext entry not defined expr. otomatik metin girdisi tanımlanmamış
not defined expr. tanımsız
print server not defined expr. yazdırma sunucusu tanımlanmamış
Informatics
user-defined key n. programlanır tuş
recursively defined sequence n. özyineli veri dizisi
software-defined data center (sddc) n. yazılım tanımlı veri merkezi
Telecom
software defined network n. yazılım tanımlı şebeke
software defined radio n. yazılım tanımlı telsiz
Medical
genetically defined factors n. tanımlı genetik faktörler
an uncommon well-defined neurovascular syndrome n. olan iyi tanımlanmış yaygın olmayan bir nörovasküler sendrom
an uncommon well-defined neurovascular syndrome n. iyi tanımlanmış yaygın olmayan bir nörovasküler sendrom
newly defined criteria n. yeni tanımlanan kriterler
well-defined immunodeficiency syndrome n. iyi tanımlanmış immün yetersizlik sendromu
Math
well-defined set n. iyi tanımlanmış küme