delikler - Turco Inglés Diccionario

delikler

Significados de "delikler" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Colloquial
delikler ossa n.

Significados de "delikler" con otros términos en diccionario inglés turco: 67 resultado(s)

Turco Inglés
General
kara delikler black holes n.
delikler açan piercer n.
üzerinde delikler bulunan bir ayakkabı çeşidi wingtip n.
üzerinde delikler bulunan bir ayakkabı çeşidi wing tip n.
toprak solucanı veya kumkurdunun toprakta açtığı delikler wormcast n.
üzerinde delikler açmak loophole v.
(aşındırarak) delikler oluşturmak gut v.
(tozu) delikler üzerinden zorlamak pounce v.
(tahtayı vb.) kemirerek delikler açmak tunnel v.
sıralı delikler açılmış perforated adj.
delikler açılmış perforated adj.
Idioms
bir şeyde küçük delikler açmak pick something to pieces v.
bir şeyde delikler açmak pick something to pieces v.
bir şeyde delikler açmak pick holes in something v.
bir şeyde küçük delikler açmak pick holes in something v.
Industry
çatı kaplamada kullanmak üzere arduvaz levhaları şekillendirmeye ve çiviler için üzerlerinde delikler açmaya yarayan balta uçlu bir alet slate ax n.
Technical
delikler ve miller için esas tolerans nitelikleri ve sınır sapmalarına ait çizelgeler tables of standard tolerance grades and limit deviations for holes and shafts n.
tek parça delikler monolithic ports n.
biriminin delikler arasındaki mesafe veya uzunluk başına düşen delik sayısı olduğu, ağ veya ızgara açıklıklarını ölçme yöntemi mesh n.
küçük delikler için kullanılan biz pricker n.
kağıda bastırıldığında gizli bir mesajın delikler sayesinde yazılabileceği, düzensiz delikleri olan bir maske grill n.
kağıda bastırıldığında gizli bir mesajın delikler sayesinde yazılabileceği, düzensiz delikleri olan bir maske grille n.
fitili erimiş balmumu ve giderek büyüyen delikler içinden geçirerek (mum) yapmak draw v.
kolay ayrılması için pul, kupon gibi arasına delikler basmak perforate v.
(damga) kenarları boyunca birbirine yakın delikler olan perforated adj.
Computer
üzerine delikler şeklinde bilgi depolanabilen kağıt şeridin üzerindeki boylamasına çizgiler channel n.
verilerin delikler halinde saklanabileceği kart hollerith card n.
Construction
betonda delikler blockouts n.
geniş ve derin delikler açmak için kullanılan burgu rafting auger n.
geniş ve derin delikler açmak için kullanılan matkap ucu rafting auger n.
Woodworking
ahşapta küçük delikler açmak için kullanılan el aleti gimblet n.
Marine
gemi üzerinde bulunan, gemiyi bağlamak için kullanılan halatların geçtiği delikler cat hole n.
Medical
kafatası ameliyatı sırasında kafatasında açılan delikler burrholes n.
Parasitology
kuşların trake ve bronşlarını istila ederek delikler açan bir ipliksi solucan redworm (syngamus trachea) n.
ağaçta delikler açan çift kabuklu yumuşakça wood borer n.
ağaçlarda delikler açan çeşitli böcek türlerinin larvası wood borer n.
Marine Biology
ahşapta delikler açan bir deniz kabuklusu cinsi xylophaga n.
Astronomy
kara delikler  black holes  n.
eş yörüngede olduğu yıldızdan madde sömürerek parlak bir yığılma diski oluşturan yıldız kütleli kara delikler microquasar n.
süpernova patlaması sonrası değil doğrudan gaz bulutlarının kütleçekimi altında çökmesiyle oluşan kara delikler direct collapse black hole (dcbh) n.
galaksiler arası uzayda bulunan süper kütleli kara delikler rogue supermassive black hole n.
galaksilerin merkezlerinde bulunan süper kütleli kara delikler central black hole n.
Zoology
içinde yaşamak için kireçtaşından delikler oluşturan uzun bir çift kabuklu yumuşakça cinsi lithophagus n.
içinde yaşamak için kireçtaşından delikler oluşturan uzun bir çift kabuklu yumuşakça cinsi lithodomus n.
içinde yaşamak için kireçtaşından delikler oluşturan çift kabuklu yumuşakça lithodome n.
Agriculture
ekin sıraları veya delikler arasındaki toprağı karıştırmak için kullanılan tırmık drill harrow n.
Tobacco
sigara ve uç kağıtlarında dumanda bulunan zararlı maddeleri azaltmak amacıyla suni olarak açılan küçük delikler perforation n.
Geology
delikler arası tarama crosshole scan n.
Music
üzerinde parmak koymak için delikler bulunan kamış düdük melody pipe n.
Bookbindery
kenarında bulunan delikler sayesinde dikişsiz cilt kabına takılıp çıkarılabilen yazı kağıdı looseleaf paper n.
Entomology
larvaları ağaç kabuklarının altında delikler açarak ağaca zarar veren güve türü carpenter moth (cossidae) n.
abd'nin güneydoğusundaki çamlarda bulunup çamlara delikler açan bir böcek turpentine borer (buprestis apricans) n.
ağaçlara dairesel delikler açarak larva bırakan bir böcek twig girdler (oncideres cingulata) n.
ağaçlara dairesel delikler açarak larva bırakan bir böcek girdler n.
ağaçlara delikler açan küçük böcekler twig beetle n.
masif ahşap üzerine delikler açan küçük böcekler ambrosia beetle n.
larvaları odunlarda veya ağaçların kabuğunun altında delikler açan böcek türleri wood fretter n.
larva halindeyken akasya ağacı odununda delikler açan bir teke böceği locust beetle (cyllene robiniæ) n.
larva halindeyken akasya ağacı odununda delikler açan bir teke böceği locust borer (cyllene robiniæ) n.
ladin ağaçlarının kabuklarında delikler açarak kambiyumla beslenen küçük bir böcek spruce bark beetle n.
ladin ağaçlarının kabuklarında delikler açarak kambiyumla beslenen küçük bir böcek dendroctonus rufipennis n.
ağaç kabuğu veya gövdelerinde delikler açan kısa ağızlı büyük bir böcek familyası family ipidae n.
ağaç kabuğu veya gövdelerinde delikler açan kısa ağızlı büyük bir böcek familyası family scolytidae n.
ağaç kabuğu veya gövdelerinde delikler açan kısa ağızlı büyük bir böcek familyası ipidae n.
larvaları ölü veya ölmek üzere olan çam ağaçlarının gövdesine delikler açan monochamus cinsi çeşitli büyük böceklere verilen ad pine oil n.
ahşap üzerinde büyük delikler açan uzun antenli bir böcek sawyer n.
ahşap üzerinde büyük delikler açan uzun antenli bir böcek sawyer beetle n.