designated - Turco Inglés Diccionario

designated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "designated" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
designated adj. belirlenmiş
Since 2000, 123 products have been designated as orphan medicinal products and placed on the Community register.
2000 yılından bu yana 123 ürün yetim tıbbi ürün olarak belirlenmiş ve Topluluk kayıtlarına alınmıştır.

More Sentences
General
designated adj. belirtilen
When booking, you must fill in the information in the designated fields.
Rezervasyon yaparken, belirtilen alanlardaki bilgileri doldurmanız gerekmektedir.

More Sentences
designated adj. gösterilen
The independent variable is often designated by x.
Bağımsız değişken genellikle x ile gösterilir.

More Sentences
designated adj. belirli
Each street in the grid was designated for a specific trade.
Şebekedeki her cadde belirli bir ticaret alanına ayrılmıştı.

More Sentences
designated adj. atanmış
designated adj. tayin edilmiş
designated adj. seçilmiş
Aeronautic
designated adj. ayarlanmış

Significados de "designated" con otros términos en diccionario inglés turco: 55 resultado(s)

Inglés Turco
General
designated area n. tayin edilen bölge
designated authority to apply n. başvuru mercii
designated contracting states n. belirtilen sözleşme ülkeleri
designated area n. belirlenmiş/belirlenen alan
designated hitter n. yedek oyuncu
designated hitter n. temsilci
designated hitter n. başkasına vekalet eden kimse
be designated by law v. yasalarla belirlenmek
code-designated adj. kod verilmiş
code-designated adj. kodlanmış
Colloquial
a designated driver n. (alkollü bir mekana gidildiğinde) dönüşte arabayı kullanacak olan dolayısıyla o gece içmeyen kişi
designated places n. belirlenmiş yerler
a designated driver n. alkollü kişiyi götüren ayık şoför
designated driver n. içkili bir ortamda ayık kalıp alkollü kişileri arabayla bırakacak olan kişi
designated driver n. herkesin içtiği bir ortamda şoför olarak atanan kişi
designated driver n. içkili bir ortamda içki içmeyip arabayı kullanması kararlaştırılan kişi
designated driver n. içkili bir ortamda ayık kalıp arabayı kullanması kararlaştırılan kişi
Trade/Economic
designated date n. belirlenmiş tarih
designated executives n. atanan yöneticiler
designated national laboratories n. yetkilendirilmiş ulusal laboratuvarlar
designated body n. görevlendirilmiş kuruluş
designated body to assign notified bodies n. onaylanmış kuruluşları atamaya haiz görevlendirilmiş kuruluş
designated date n. kararlaştırılmış tarih
Politics
census designated place n. sayım yeri
census designated place n. sayımı yapılacak yer
designated successor n. abd başkanı, başkan yardımcısı veya başkanın olmadığı anlarda o görevi üstlenen üst düzeylinin aynı yerde toplandığında, başkanın başına bir aksilik gelmesi durumunda, birleşik devletler başkanı olsun diye gizli bir yere saklanıp korunan kabine üyesi
designated survivor n. (abd'de savaş/iç karışıklık gibi durumlarda başkanı korumak amacıyla) başkanın yerine vekalet eden kişi
designated successor n. (abd'de savaş/iç karışıklık gibi durumlarda başkanı korumak amacıyla) başkanın yerine vekalet eden kişi
cdp (census-designated place) n. sayım yeri
cdp (census-designated place) n. sayımı yapılacak yer
Technical
code-designated series n. kodlanmış seriler
class-designated valve n. sınıf sembollü vana
designated substance n. belirlenmiş madde
Construction
designated concrete n. belirlenmiş beton
Automotive
outboard designated seating positions n. dış taraf oturma pozisyonları
designated bicycle lane n. özel bisiklet şeridi
designated seating position n. belirlenmiş oturma pozisyonu
designated seating capacity n. belirlenmiş oturma kapasitesi
Aeronautic
designated rnav route n. rnav rota belirlenmesi
designated rnav route n. belirlenmiş rnav rotası
designated supplier quality representative (dsqr) n. tayin edilmiş tedarikçi kalite temsilcisi
designated supplier quality representative (dsqr) n. belirlenmiş tedarikçi kalite temsilcisi
Marine
specially designated major port n. özel düzenlenmiş ana liman
specially designated the third-class fishing port n. özel olarak düzenlenmiş üçüncü sınıf balıkçı limanı
Chemistry
designated laboratory n. ihtisas laboratuvarı
Forestry
primary designated function n. birincil belirlenmiş fonksiyon
Social Sciences
designated employment [uk] n. (britanya'da) 1944'te çıkarılan istihdam yasası ile engelli kişilere ayrılan işler
Military
designated bed capacity n. yatak kadrosu
designated bed capacity n. yatak kapasitesi
person designated with special status n. özel statülü kişi
place designated with special status n. özel statülü yer
designated country representative n. görevli ülke temsilcisi
designated permanent storage site n. belirlenmiş daimi depolama mevkii
designated marksman rifle (dmr) n. keskin nişancı tüfeği
Baseball
designated hitter n. vurucunun oyundan atılmasına sebep olmadan, maçın başında topa vurması için vurucunun yerine atanan oyuncu