detainee - Turco Inglés Diccionario

detainee

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "detainee" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
detainee n. tutuklu
The detainee and his lawyer dispute these.
Tutuklu ve avukatı bunlara itiraz ediyor.

More Sentences
Law
detainee n. mahpus
Ill-treatment of detainees notably during transfer between prisons is also reported.
Özellikle cezaevleri arasında nakil esnasında mahpuslara kötü muamele edildiği de bildirilmektedir.

More Sentences
detainee n. tutuklu
The detainee and his lawyer dispute these.
Tutuklu ve avukatı bunlara itiraz ediyor.

More Sentences
detainee n. tutuklu
The detainee and his lawyer dispute these.
Tutuklu ve avukatı bunlara itiraz ediyor.

More Sentences
Politics
detainee n. gözaltına alınan
The detainees are often held in inhuman conditions.
Gözaltına alınanlar genellikle insanlık dışı koşullarda tutuluyor.

More Sentences
Law
detainee n. gözaltına alınan kimse
detainee n. mevkuf
Military
detainee n. alıkonulan
detainee n. tutsak

Significados de "detainee" con otros términos en diccionario inglés turco: 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
detainee collecting point n. tutsak toplama noktası
detainee collecting point n. tutsakların işlem istasyonuna götürülene kadar toplandığı yer
Law
political detainee n. siyasi tutuklu
Politics
immigration detainee n. gözaltında tutulan göçmen
Military
detainee collection point n. tutsak toplama noktası
detainee processing station n. tutsak işlem istasyonu
other detainee n. abd ordusunun gözetiminde olup düşman harp esiri olarak sınıflandırılmayan kimse