disruptive - Turco Inglés Diccionario

disruptive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disruptive — Definition

Significado:
bozucu, yıkıcı, sarsıcı
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪsˈrʌptɪv/ – BrE /dɪsˈrʌptɪv/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Antónimos:
stabilizing, sustaining

Significados de "disruptive" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
disruptive adj. yıkıcı
Adapting to the new trade law can be very disruptive to a small company.
Yeni ticaret yasasına uyum sağlamak küçük ölçekli bir şirket açısından çok yıkıcı olabilir.

More Sentences
disruptive adj. bozucu
It is clear that phones may be disruptive to the ability to sleep.
Telefonların uyku yeteneğini bozabileceği açıktır.

More Sentences
General
disruptive adj. rahatsız edici
That will be more disruptive than receiving such messages on your PC.
Bu, bilgisayarınızda bu tür mesajları almaktan daha rahatsız edici olacaktır.

More Sentences
disruptive adj. bölücü
disruptive adj. kargaşaya yol açan
disruptive adj. aksatan
disruptive adj. karışıklığa sebebiyet veren
disruptive adj. birliği bozan
disruptive adj. işleri aksatan
disruptive adj. parçalayıcı
disruptive adj. ezber bozan
disruptive adj. yenilikçi
disruptive adj. ezber bozan
disruptive adj. yenilikçi
disruptive adj. sarsıcı
Industry
disruptive adj. yeni ürün ile ilgili
disruptive adj. yeni hizmete ilişkin
disruptive adj. yeni fikre dair
disruptive adj. radikal değişiklik ile ilgili
disruptive adj. köklü değişiklik getiren husus ile ilgili
disruptive adj. köklü değişiklik gerçekleştiren yönetici ile ilgili
disruptive adj. radikal değişiklik yapan firma ile ilgili
Military
disruptive n. güçlü patlayıcı
disruptive n. yüksek hızlı patlayıcı

Significados de "disruptive" con otros términos en diccionario inglés turco: 20 resultado(s)

Inglés Turco
General
disruptive explosive n. güçlü patlayıcı
disruptive discharge n. bozulma boşalması
disruptive technology n. kendinden önceki teknolojilerin yerini hızlı bir şekilde alan teknoloji
disruptive event n. aksatıcı/akamete uğratıcı olay
disruptive technology n. yıkıcı teknoloji
disruptive innovation n. yıkıcı inovasyon
Trade/Economic
disruptive industry n. bozguncu endüstri
Technical
disruptive voltage n. delinme gerilimi
disruptive voltage n. bozulma gerilimi
disruptive discharge n. bozulma boşalması
disruptive strength n. atlama dayanımı
disruptive voltage n. atlama gerilimi
Electric
disruptive tension n. bozucu gerilim
disruptive voltage n. delinme gerilimi
disruptive voltage n. bozulma gerilimi
Automotive
disruptive discharge n. geçici boşalma
Aeronautic
disruptive passengers n. kural tanımaz yolcular
Psychology
disruptive behavior disorder n. yıkıcı davranış bozukluğu
disruptive mood dysregulation disorder n. yıkıcı duygudurum düzenleyememe bozukluğu
Military
disruptive patterns n. engelleyici düzenlemeler