distressing - Turco Inglés Diccionario

distressing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

distressing — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈstrɛsɪŋ/ – BrE /dɪˈstrɛsɪŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
upsetting, troubling
Antónimos:
comforting, reassuring

Significados de "distressing" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
distressing adj. üzücü
It is a very serious and distressing situation which does nobody any great credit.
Bu çok ciddi ve üzücü bir durumdur ve hiç kimseye büyük bir itibar kazandırmaz.

More Sentences
distressing adj. acıklı
That is a distressing story.
Bu acıklı bir hikaye.

More Sentences
distressing adj. üzüntü verici
Mr President-in-Office of the Council, your distressing verbal statement proved the Union's failure and powerlessness.
Sayın Konsey Dönem Başkanı, üzüntü verici sözlü açıklamanız Birliğin başarısızlığını ve güçsüzlüğünü kanıtlamıştır.

More Sentences
distressing adj. ızdıraplı
I never knew how distressing it was for Bodhi to keep up with the rest.
Bodhi için diğerlerine ayak uydurmanın ne kadar ızdıraplı olduğunu hiç bilmiyordum.

More Sentences
distressing adj. üzüntülü
distressing adj. acı veren
distressing adj. ıstırap verici
distressing adj. tedirgin edici
distressing adj. kötü
distressing adj. talihsiz
distressing adj. şanssız
distressing adj. bahtsız
distressing adj. kaygı verici
distressing adj. yıpratıcı

Significados de "distressing" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
be distressing v. üzücü olmak