do more - Turco Inglés Diccionario

do more

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "do more" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
do more v. daha fazlasını yapmak
However, we need to do more.
Bununla birlikte, daha fazlasını yapmalıyız.

More Sentences

Significados de "do more" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Inglés Turco
General
do more harm than good v. faydadan çok zararı olmak
do more harm than good v. ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
do more exercise v. daha fazla egzersiz yapmak
do more exercises v. daha fazla egzersiz yapmak
Phrases
what more do you want - jam on it? expr. buldun da bunama
Colloquial
have more interesting things to do v. yapacak daha ilginç şeyleri olmak
be more than glad (to do something) v. (bir şeyi yapmaktan) mutluluk duymak
be more than glad (to do something) v. (bir şeyi yapmaya) hazır olmak
be more than glad (to do something) v. (bir şeyi) seve seve yapmak
be more than ready (to do something) v. (bir şeyi yapmaya) hazır olmak
be more than glad (to do something) v. (bir şeyi yapmaktan) çok memnun olmak
all the more reason to do something expr. bir şeyi yapmak için (daha) iyi bir sebep
all the more reason to (do something) expr. daha iyi ya
all the more reason to (do something) expr. bundan daha iyi bir neden mi olur
what (more) do you want me to say? expr. daha fazla ne diyebilirim ki?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne söylememi istiyorsun?
what more can (one) do? expr. (biri) başka ne yapabilir?
what more can (one) do? expr. (biri) daha ne yapabilir?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne söylememi bekliyorsun?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne dememi istiyorsun?
Idioms
do more harm than good v. yarardan çok zarar vermek/getirmek
do more harm than good v. iyilikten çok kötülük yapmak
do more harm than good v. attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
do something more in sorrow than in anger v. öfkeyle değil üzülerek yapmak
do something more in sorrow than in anger v. kızgınlıktan ziyade hayal kırıklığından dolayı yapmak
do something more in sorrow than in anger v. kızgınlıkla değil de üzüntüden yapmak
Speaking
I know more than you do expr. sizin bildiğinizden daha fazlasını biliyorum
what more can I do? expr. başka ne yapabilirim?
you need this more than i do expr. buna benden daha çok ihtiyacın var
I want to do this one more time expr. bunu bir daha yapmak istiyorum
what more do you want me to do? expr. daha ne yapmamı istiyorsun?
what more do you want-jam on it expr. bulmuş da bunuyorsun
what more do you want-jam on it expr. buldun bunama
what more do you want-jam on it expr. sen de bulmuşsun bulandırıyorsun
what more do you want-jam on it expr. buldun da bunuyorsun
you have to do more than this shit expr. bu boktan daha fazlasını yapmalısın
I know more than you do expr. senin bildiğinden daha fazlasını biliyorum
what more do you want? expr. daha ne olsun?
Computer
timtowtdi (there is more than one way to do it) expr. bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır
tmtowtdi (there's more than one way to do it) expr. bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır